Trabzonspor ve Manchester United’ın ahı tuttu diyebiliriz. Çünkü bu yıl seyrettiğim iyi Beşiktaş’tı..

Trabzonspor ve Manchester United’ın ahı tuttu diyebiliriz. Çünkü hiç kuşku duymadan bu yıl seyrettiğim en tam ve en iyi Beşiktaş’tı. Gol vuruşu kalitesi hariç tabii...
Sürekli ceza sahası içindeydiler. İsmail ve İbrahim forvetin bir parçası gibiydi. Ferrari ve Sivok da neredeyse hep rakip yarı sahada... Tüm bu hücum önceliğine rağmen Rüştü’ye ilk top 48’de geldi. Güvenli, disiplinli ve çok şey arayan taraf onlardı.
Tabii bir kontratak üstadı olan Ziya Doğan’ın takımından beklenmeyecek bir plansızlığın da buna katkısı büyüktü. Tazemeta’ya uzun ve yüksekten top atarak, Ferrari ve Sivok’un onu çiğ çiğ yemesine yol açmak dışında bir şey yapamadılar. Dolayısıyla kaptıkları her top 2 saniye sonra yine Diyarbakır ceza sahası çevresine geldi. Beşiktaşlılar neredeyse hiç geri koşmak zorunda kalmadı. Ve dolayısıyla Beşiktaşlıların ne aralarındaki mesafe açıldı ne de yoruldular.
Bu baskının karşılığında Ferrari, Nobre, Nihat sonra Bobo’yla çok net pozisyonlar yakaladılar. Ama hem onlar kötü vurdu, hem Gökhan, Gençler formasıyla büyük takımları deli ettiği günlerdeki gibiydi. Bir nevi Trabzon’da Hakan, Manchester’da Rüştü kıvamındaydı.
Sonra Denizli, Beşiktaş’ın baskı oyununu daha da kuvvetlendirmeye ve garanti golcüsü Bobo’yu oyuna almaya karar verdi. Ama bu 2 değişiklikten özellikle Fink’in yerini Ekrem’e bırakışı Diyarbakır’ı biraz daha başka bir takım yaptı. Ortas ahada Fink’ten boşalan alanları iyi kullandılar. Uzun ve yüksek toplardan çok, pasla çıkmaya yeltendiler ve böylece Beşiktaş için oyunun boyu uzadı, geri dönme zorunluluğu çıktı. Denizli’nin hedefinin tersine baskının yoğunluğu azaldı. Erhan’ın, Rüştü ve direğe takılan serbest vuruşu Tazemeta’nın ofsayt bayrağına takılan golü hep kılpayıydı. Beşiktaş için çok iyi oynadıkları bir maç kılpayı büyük bir kâbus olmaktan, orta boy bir hayal kırıklığına dönüştü.
Dün Beşiktaşlı için liderliğin kaçtığı kötü bir akşamdı, ama sporsever için golsüz bir maçın da çok güzel olabileceğini gösteren bir örnekti. İki takımdan emeği geçen herkesi kutlamak lazım Ama özellikle yıllardır her daim elinden gelen her şeyi yapan Şener’i. Dün gerçekten çok iyiydi.