Ne olursa olsun evinizde kaybettiğiniz Hollanda lig liderini deplasmanda yenmek önemli bir iştir

Türk takımlarının, Avrupa’nın başaltı liglerinin standart, ama başarılı sistem takımlarıyla baş edebilmesi, ancak daha özellikli ve daha pahalı oyuncularla mümkün oluyor.
Bir üst sınıf takımlar ise standart sistemi pahalı ve iyi oyuncularla yapanlar.
Yani, biz arada kalmış karma bir haldeyiz.
Dün bu durumun bir gösterisiydi sanki. Fizik, sahaya yayılma, garanti pas ve sürat olarak daha iyi bir rakip. Ama maç denk geçiyor. Karşılıklı net pozisyonlarla...
Fenerbahçe açısından ilginç olan ise şu: senelerce, ligde fırtına gibi estiği dönemlerde dahi, böyle başaltı Avrupa takımları karşısında rahatça çözülen bir takımdılar. Son 3 yılda bu durum 180 derece değişti. Şimdi ligde en sıkıntılı döneminde dahi olsa, -en azından bu seviyede Avrupa’da belli bir standardı ortaya koyabiliyor. Rakip Hollanda’da geçen yılın ikincisi ve bu yılın flaş lideri de olsa. Çok iyi biliyoruz ki 10 yıl önce böyle bir maç 3-0’dan aşağı bir skorla bitmezdi.
Lig - Avrupa standartlarının farklı olmasının futbol açısından temel bir açıklaması var. Avrupa kupalarında kimse başı sıkışmadıkça risk alıp önde basıp, tempoyu yükseltmeye çalışmıyor. Böyle olunca Fenerbahçe savunması ve orta sahası için top yapmada var olan riskler otomatikman ortadan kalkıyor. Top rakibe geçtiğinde çok daha rahat yerleşebiliyor ve tek ayak üzerinde yakalanmıyorlar.
Durum böyle olunca Fenerbahçeli oyuncular için Avrupa her anlamda daha çekici oluyor. Dün birbirlerine yakın oynayarak savunma yapmayı ve hızla açılarak rakibi dağınık yakalamayı bu rahatlıkla ve disiplinle başardılar. Ancak yakalanan şanslarda genel olarak göze çarpan fizik olarak eksik kalarak rakibe özellikle de Brezilyalı müstakbel Hollandalı Douglas’a yakalanmaları, ezberlerinde bir hücum planı olmadığı izlenimi ve Alex’in fizik ve mantal olarak rahat olmayışıydı (Bu arada Douglas ve Çek Stoch’un adını önümüzdeki transfer döneminde gazetelerimizde fazlasıyla göreceğimize eminim. ama şimdiden söyleyeyim. Zor değil de sanki imkânsız).
Dün Twente’nin iki topunun direkten döndüğü bir maçtı, ama Fenerbahçe istediği gibi oynayan en azından hiçbir an aciz duruma düşmeyen bir takımdı. Ne olursa olsun evinizde kaybettiğiniz Hollanda lig liderini deplasmanda yenmek önemli bir iştir. Liderlik için tebrikler!