Aldatmadan dolayı gösterilen kartlar!

Metin Tokat geçtiğimiz hafta ligde gösterilen, "Aldatmaya yönelik hareketler" için gösterilen kartları değerlendirdi

DENİZLİSPOR-TRABZON 
(Özgüç TÜRKALP)
Az düdük çalarak topu oyunda tutma gayreti oyunu sertleştirdi. Kart standardı yoktu. Egemen’e sarı kart gösterdiği pozisyonun daha barizlerini yapan, Hüseyin, Douglas ve İvan kart görmedi. Oyuncu sağlığını gözeterek Egemen’in sakatlanmasında oyunu durdurmalıydı. Tomas’ın, Isaac’ın bileğine kasıtlı basmasını değerlendiremedi. Ceza alanında Süleyman-Ferhat mücadelesinde yardımcı hakeminin devam işareti ile beraber pozisyondan kendisi de emin olamadığından oyunu devam ettirdi. Ancak aldatmadan gösterdiği sarı kart gereksizdi.


FENERBAHÇE-G.BİRLİĞİ

(Fırat AYDINUS)
Tecrübesi ve oyunculara kendini kabul ettirmesiyle rahattı. 12.kural uygulamalarında iki takıma da genelde objektif kararlar verdi. Ancak, disiplin uygulamalarında çelişkiliydi. El Saka’ya ilk gösterdiği sarı kart doğru olmakla beraber Alex’e arkadan yaptığı kontrolsüz hareketin karşılığı 2. sarı karttan değil, bariz gol şansını engellemeden direkt kırmızı kart olmalıydı. Sarı kartı bulunan Emre ve Kerem’e, ilk yarı içinde rakiplerine arkadan yaptıkları kart gerektiren faullü hareketleri neticesinde 2.sarıdan kırmızı kart göstermeliydi. Engin ve Burak’ın müsabaka boyu faullü oynamalarına rağmen kart görmeden maçı bitirmeleri kart uygulamasındaki standartsızlığının göstergesiydi. Güiza’nın attığı ve ofsayt gerekçesiyle iptal edilen gol ile Alex’in, Periç’i itekleyerek sahip olduğu topta attığı golü iptal etmesi doğruydu.


ESKİŞEHİR-SİVASSPOR
(İlker MERAL)
Penaltı kararı öncesi verdiği faulde yanıldı. Balili kayarak topu rakibinin önünden uzaklaştırmıştı. M.Yıldız’ın kolu ile düzelttiği gerekçesiyle verdiği penaltıda pozisyonu cepheden görüyor. Topun yerden sekmesi sonucu koluna mı çarptığını, yoksa kolu ile mi düzelttiğini en iyi görecek yerdeydi. Abdurrahman’ın yardımcı hakemine yaptığı itiraz kol ile değil söz ile olduğundan kırmızı kart kararı doğru.


ANKARAGÜCÜ-B.BELEDİYE 
(Yunus YILDIRIM)

Deneyimi ve oyuncuların kendisine olan güveni sayesinde zorlu maçı kartsız bitirdi. Her iki takımında penaltı beklediği pozisyonları devam ettirmesi doğruydu.


KOCAELİ-GALATASARAY

(Selçuk DERELİ)
Yağışlı hava ve kaygan zemine rağmen ikili mücadelelere müsaade ederek oyuna tempo kazandırmaya gayret etti. Maçta tartışılacak tek kararı Galatasaray’ın attığı beraberlik golü öncesi verdiği devam kararıydı. Kale alanı içine havadan gelen topa yükselen kaleci Serdar’a, Nonda’nın arkadan temasına faul vermeliydi. Kale alanı içinde bilhassa kolları yukarı kalkan ve şarj bölgesi kaybolan kaleciye dokunmak fauldür. Kale alanı içinde olmayıp ceza alanı içinde olsa aynı pozisyonu devam ettirebilirdi. İyi yer alamadığından pozisyonun yerini tespit edemedi.


BURSASPOR-KAYSERİSPOR 
(Süleyman ABAY)

Pozisyonu bol müsabakada ağır hava ve saha şartlarına rağmen çok koşarak pozisyonları yakından izledi. Toledo’nun üzerine doğru tükürmesindeki kırmızı kart kararı doğruydu.


ANKARASPOR-HACETTEPE

(Kuddusi MÜFTÜOĞLU)

İkili mücadelelere müsaade ederek oyuna tempo kazandırdı. Tecrübesi ve verdiği objektif kararlar ile oyunculara kendini kabul ettirdi. Gollü maçta tartışmalı kararlardan uzaktı.


ANTALYASPOR-KONYA
(Tolga ÖZKALFA)
Maçın son dakikası öncesi Theoe’ye arkadan kayarak yapılan sert hareket sonrası oyunu bitirmeden önce sarı kart göstermeli ardından oyunu bitirmeliydi. 


BEŞİKTAŞ-GAZİANTEPSPOR 
(M.Kamil ABİTOĞLU)

Maçın henüz başında yardımcı hakeminin 1 m. önünde olan pozisyonda taç atışını BJK lehine  değiştirmesi iyi bir yöneticilik örneği değildi. Kart uygulamalarında hatalar yaptı. Sarı kartlı M.Ceylan’a karşı hoşgörülüydü. İ.Toroman elle kolla itiraz etti. Sadece uyarıda bulundu. Sonra kararına itirazdan sarı kart gördü. Eduardo’ya ilk aldatmadan gösterdiği ilk sarı kartta yanıldı. Düşerken arkadan rakibinin teması vardı. Temaslı pozisyonlarda aldatma olmaz. Aynı oyuncunun, ceza alanı içinde Hakan’dan topu kurtardığı anda penaltı beklentisi içinde kendini yere atmasında gösterdiği 2. sarı kart doğruydu. Gösterdiği kartların çoğunun oyun gereği değil de kararına itirazdan olması tecrübe ve deneyimine uygun değildi.

Balayı bitti, tepkiler başladı!
Sezon öncesi Kulüpler Birliği, müsabaka sonrası oyuncuların, teknik kadronun ve yöneticilerin hakemlerle ilgili açıklama yapmayacağını, gerekli görüldüğü takdirde sorumlu kurullarla görüşerek sıkıntıların iletileceğini söylemişti. Çok inandırıcı gelmese de, Türk Futbolu için olumlu bir başlangıçtı.
4. hafta sonunda bu prensibin gerçekleşmeyeceği ortaya çıktı. Önce, G.Antepspor Başkanı İbrahim Kızıl, sonra Denizlispor Teknik Direktörü Ali Yalçın ve  Kocaelispor Teknik Direktörü Engin İpekoğlu müsabaka sonrası maçın hakemlerini suçlayıcı beyanatlarda bulunarak alışık olduğumuz tavrı sergilediler.  Galatasaray Başkanı Adnan Polat ise yaptığı açıklama ile rakip oyuncuların sertliğinden yakınarak hakemlerin buna tolerans gösterdiğini ve bunun hakemler tarafından önlenmesini istedi. Sayın Başkan sakat oyuncularının nasıl sakatlandığını bir hatırlamaya çalışsın. Geçen hafta oynanan ve Korhan’ın, Hasan’a yaptığı sakatlayıcı hareketin dışında diğer oyuncular pozisyon gereği, ikili mücadele sonrası, milli maçlarda veya sahanın azizliğine uğrayan oyuncular.  Sabri, M.Topal, Barış, Serkan, Linderoth, Emre Güngör, Hakan Balta, Ümit Karan ve bu hafta Nonda aklıma gelenler. Bu oyuncuların maçta rakiplerinin kasıtlı sert müdahaleleri sonucu sakatlandığını ben hatırlayamadım! Daha sezonun başındayız. Teknik kadronun yeteneği, kadrodaki oyuncu kalitesinin seçimi, oyuncuların amatörce gördüğü kartların tek suçlusu HAKEMLER OLMAMALI.