"Mucizeler zaman alır"

Yazarımız Şansal Büyüka, Ersun Yanal'ın Fenerbahçe'deki 2. dönemini masaya yatırdı, çarpıcı tespitler yaptı.

"Mucizeler zaman alır"

ŞANSAL BÜYÜKA

Sanki Ersun Hoca gelecek, sıkıntılar bitecek gibi... Ersun Hoca, Fenerbahçe tarihinin en parlak şampiyonluğunu kazanırken, kadrosunun bekleri Gökhan Gönül ile Caner’di. Orta sahasında Emre gibi bir usta, hücumunda “mahşerin dört atlısı “Kuyt, Webo, Sow ve Emenike vardı. Ama bu kadro, o kadro değil.

Üstelik Ersun Yanal takımı sezon başında değil, ligin ortasında ve perişan bir halde aldı. Unutmayalım, sıfırdan yapmak, mevcudu onarmaktan çok daha kolaydır. Hoca bu kadroyu onarır, eskisinden çok daha iyi duruma getirir... Ama mucize istiyorsanız, bunu en azından bu sezon için beklemeyin.

Ersun Yanal uzun bir süredir hem gündemde, hem de manşetlerde... Bu süreçte Yanal ile ilgili tek kelime yazmadım, konuşmadım... Zaten yazamazdım, sağ elimi kullanamıyordum. Ama televizyon programlarında da tek kelime söylemedim.

Oysa Yanal’ın hocalığını çok beğenirim, bunu yıllardır her platformda söylerim... Bu defa resmen açıklama yapılana kadar suskun kalmanın doğru olacağını düşündüm. Çünkü Fenerbahçe Başkanı ve yönetimi çok uzunca bir süredir “Ersun Yanal’ın medya kulisi ve desteği ile göreve gelmeyi düşündüğü” gibi temelden yanlış bir fikre kapıldı. Keşke Ersun Yanal’ın medya kulisi ve desteği olabilse...

Üstelik Ersun Hoca, medya ilişkileri son derece kısıtlı olan hocalardan biridir. Kaldı ki Fenerbahçeli onbinleri medya kulisi ve desteği ile bağırtabilir misiniz? Fenerbahçe taraftarı çok uzun süre “Ali Koç Başkan” diye nasıl bağırdıysa Ersun Yanal için de öyle bağırdı... Ali Koç’a da inandığı için bağırdı, Ersun Yanal’a da. Bırakın medya kulisini, Fenerbahçe taraftarının kafasına silah dayasanız, inanmadığı biri için asla bağırtamazsınız... Olanlar oldu, sezon başından beri yanlışlar yapıldı... Yanlışlardan ders çıkarmak işe yarar da, takılıp kalmak tepeden tırnağa zarar yazar... Biz zararı bırakalım, Fenerbahçe’nin düzelmesi için “yarar”a bakalım... Ersun Yanal ne yapmalı, neler düzelmeli? Kendimizce sıralayalım:

1) Eğer varsa, Comolli etkisinden ve çevresinden hızla uzaklaşmalı. Zaten devre arası kısıtlı bir transfer imkanı varken, Comolli’nin önereceği hiçbir oyuncuya gözü kapalı itibar etmemeli. Kendi scout ekibine inceletmeli. Daha doğrusu kimseyi karıştırmadan, imkanlar ölçüsünde transferi kendisi yapmalı.

2) “Ben Slimani’yi, Frey’i, Soldado’yu adam ederim” diye asla bir hayale kapılmamalı. Devre arası nasıl olacak bilmiyorum ama, çok önemli bir golcü almalı, bu golcüyü mutlaka bulmalı.

3) Ozan Tufan, Bursaspor’da Şenol Güneş’in elinde parladı, milli takımda Fatih Terim’in elinde vazgeçilmez adam oldu. Bugün bıraksanız, büyük ihtimal Şenol Hoca da, Fatih Hoca da, Ozan’ı bir dakikada kaparlar ve adam ederler... Nedir bu Ozan’ın suçu. Hangi affedilmez hatayı işledi... Sorunsuz adamı herkes idare eder. Adınız üstünüzde, yöneticisiniz; yöneteceksiniz, düzelteceksiniz, kazanacaksınız. Bu kadar kısıtlı, kaliteden bu kadar uzak kadronuz varken, üstelik maliyeti milyonlarca euro ile eşdeğer olan bir oyuncuyu kazanmak yerine neden ısrarla kaybetmeye çalışıyorsunuz. Bu mudur yöneticilik?

4) Kaliteli ve geniş bir kadronuz olsa birşey demem. Ama onbir kurmakta zorlandığınız bir ortamda mevcudu en verimli şekilde kullanmak zorundasınız. Aykut Hoca dönemini hatırlayın... Sağ kanatta Dirar, solda Aatif, savunmadan hücuma 70 metreyi kontrol ederlerdi... Bugün beğenmediğiniz Dirar ile Aatif gibi sağda ve solda 70 metrelik bir koridoru kontrol edecek oyuncunuz var mı?

5) Eğer bu oyuncular kulis yapıyorsa takımın menajeri nerede? Neden bu kulislere, gruplaşmalara izin veriyor. Ersun Yanal, insan ilişkileri iyi olan, futbolculara dokunabilen, onların dilinden ve ruhundan anlayan, adına ister menajer deyin, ister eskiden kalma tanımlama ile bir “Abi“ bulmalı, Samandıra’da, hatta dış dünyada futbolcuların içine sokmalı...

6) Fenerbahçe’nin gece kuşları var. Çok gezdikleri, kendilerini ihmal ettikleri, antrenmanları gevşettikleri söylenen gece kuşları. Asla günahını almak istemem ama bunlardan birinin Alper olduğu söyleniyor. Alper bu takımın dikine oynayan, belki de kalitesi en yüksek tek oyuncusu. Alper en parlak dönemini Eskişehir’de Ersun Yanal döneminde yaşadı. Ersun Hoca, Alper’i kısa sürede kazanmalı. Hayatını yeniden düzenlemesine, sıkça sakatlanmaktan kurtulmasına, yeterli fizik gücünü kazanmasına mutlaka yardımcı olmalı.

7) Ersun Hoca takımları oyun olarak sahada rakibin gerisinde kalabilir. Ama fizik gücü, kalitesi ve mücadelesi olarak asla kalmaz. Ersun Hoca bunu sağlamak ve takıma kazandırmak için mutlaka daha ağır antrenmanlar yaptıracaktır. Yarış devam ederken bu nasıl olacak? Takımın şişmanları, tembelleri, kaytaranları bu ağır antrenman düzenine nasıl uyum sağlayacak?

8) Kaleci Harun’a ister olgun, ister genç mutlaka ciddi anlamda rekabet edeceği bir rakip bulunmalı. Harun tek kaldığı duygusunu asla yaşamamalı.

9) Ersun Hoca’nın medya ilişkileri kısıtlıdır. Kamuoyu ile ilişkileri de öyle. Hoca kendine, bu ilişkilerini düzenleyecek, işten iyi anlayan birini bulmalı ve kendini sadece sahaya ve takıma adamalı.

10) Fenerbahçeli futbolcular zaten çok ciddi bir baskı altındalar ve kısıtlı yeteneklerini bile kullanamıyorlar. Takımı ceza olarak otobüsle deplasmandan getirmek, bunları kamuoyu ile paylaşmak, son Trnava maçında olduğu gibi takımı tribünlere çağırıp sonra kendileri ile dalga geçmek bu oyuncuları tam bitirir. Hoca bunun önlemini almalı ve mümkün olduğunca futbolcuları baskı altından kurtarmalı...

İsim büyük olunca!

Sonuç... Daha çok şey yazılabilir ama biz bağlayalım. Ali Koç Başkan olurken Fenerbahçe seyircisi “Ali Koç uçanı - kaçanı alacak, Fenerbahçe şampiyon olacak“ duygusuna kapılıp çok büyük hayaller kurdu, hedefler seçti...

Ali Koç bu tehlikeyi daha ilk günden anladı, önlemeye çalıştı ama kimseye anlatamadı... İsim büyük olunca beklentiler de aşırı büyük oldu ve gördük ki bu hayallerde ve hedeflerde kısa sürede büyük “kırım“ yaşandı. Benzer bir durum şimdi Ersun Yanal için var... Sanki Ersun Hoca gelecek, sıkıntılar bitecek gibi... Ersun Hoca, Fenerbahçe tarihinin en parlak şampiyonluğunu kazanırken, kadrosunun bekleri Gökhan Gönül ile Caner’di. Orta sahasında Emre gibi bir usta, hücumunda “mahşerin dört atlısı“ Kuyt, Webo, Sow ve Emenike vardı. Ersun Hoca o kadroda Sow’a savunma yapmayı bile öğretti. Ama bu kadro, o kadro değil. Üstelik Ersun Hoca takımı sezon başında değil, ligin ortasında ve perişan bir halde aldı. Unutmayalım, sıfırdan yapmak, mevcudu onarmaktan çok daha kolaydır. Ersun Hoca bu kadroyu onarır, eskisinden çok daha iyi duruma getirir... Ama mucize istiyorsanız, bunu Ersun Hoca’dan en azından bu sezon için beklemeyin... Mucizeler bile zaman alır...

Teşekkürler

Sağ elimden önemli bir ameliyat geçirdim... Yaklaşık 45 gündür klavyenin tuşlarına bile basamıyordum... Bu bakımdan bir süre yazamadım... Şimdi bu aranın ardından yavaş da olsa sağ elimi kullanmaya başladım... Yeri gelmişken, bu ameliyatı gerçekleştiren değerli hekim, Prof. Dr. Ufuk Nalbantoğlu ve ekibine sonsuz teşekkürler ediyorum...

Mucizeler zaman alır

Juventus tesislerinde futbolcuların 1 günü...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber