"Ne gerekiyorsa yapacağız"

Milliyet'i ziyaret eden Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım iddialı mesajlar verdi, akıllardaki tüm sorulara açıklık getirdi.

"Ne gerekiyorsa yapacağız"

CELAL UMUT EREN

Mahkemeler falan diyoruz ama futbolda esas olan şampiyonluğu yakalamak. Bunun için yeni sezonda ne gerekirse yapacağız. Transfer gerekirse transfer. Tribünleri dolduracağız. Transfer bütçesi sonsuz... Şartlar neyse çıkarır veririz.

Aykut hoca ile konuşacağız. Geçen sene neler yanlıştı, değerlendireceğiz. Taraftarın beklentileri var. Bizim de rasyonel düşüncelerimiz var. Kendisine yapabilir misin diye soracağız, vereceği cevaplara göre bir karar alacağız.

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, hafta sonu yapılacak Olağan Genel Kurul öncesi Milliyet Gazetesi’ni ziyaret etti. Hedeflerini anlatan, başkan adayı Ali Koç’un tüm eleştirilerini yanıtlayan, gelecek üç yıldaki projelerini sıralayan Yıldırım camiaya iddialı mesajlar verdi:

- Öncelikle taraftarla ilgili şunu söyleyeceğim. Biz sürekli mahkemler falan diyoruz ama futbolda esas olan şampiyonluğu yakalamak. Bunun için yeni sezonda ne gerekise yapacağız. Transfer gerekirse transfer... Tribünleri doldurmak, seyirciyi geri kazanmak adına gereken adımları atacağız. Transfer bütçesi sonsuz (gülürek). Şartlar neyse çıkarır veririz. Tabii UEFA’dan dolayı sistemin içinde durumu çözeceğiz.

- Aykut hoca ile bir problem yok. Bir yıl daha sözleşmesi var. Bu nedenle zaten bizim antrenörümüz. Kendisiyle daha görüşemedik. Hem seçim çalışmaları, hem de kendisi Kuyt’ın jübilesine gitti. Zaten oradan da İngiltere’ye geçti. Cuma dönecek, seçim sonrası konuşacağız. Geçen sene neler yanlıştı değerlendireceğiz. Ona göre hareket edeceğiz.

- Hocanın kalma veya gitme durumunun vefayla alakası yok. Oraya bakış açım var. Birincisi doğru düzgün bir sistem yaratmaya çalışılıyor, sistem hazırsa, inanıyorsak, bu sistemi oturtsun diye düşünüyorsak destek olmalıyız. Ya illa şampiyon olalım hemen, takımı da çok koşan, hücum eden pozisyona getirelim, taraftar istiyor dediğinizde bunun devamlılığı yok. Şimdi şampiyon olursun, ama sonra 3 sene olamazsın.

Sistem lazım

- Bu yüzden bir sistem olması lazım. Sistem olursa hep şampiyon olursun. Alt yapıya da sistemin gitmesi lazım. Gelecek adam bunları sağlayacak. Alttan yukarı herkes aynısını oynayacak, herkes bilecek her şeyi. Bu sistemle başarı olacak.

- Tekrarlıyorum; Aykut hocayla konuşacağız. Taraftarın da beklentileri, bizim de rasyonel düşüncelerimiz var. Aykut hocanın da hazırladığı raporları var, düşünceleri olacak. Biz kendisine yapabilir misin diye soracağız, vereceği cevaplara göre karar alacağız.

Tek maç yüzünden

- Seçim olsa da olmasa da yapacaktık bu görüşmeyi. Aykut hoca ‘yapacağım edeceğim ‘derse... Bakın geçen sene de mesela ‘transfere gerek yok’ dedi. Sonra biz 11 tane oyuncu aldık. Van Persie’yi de oynatırım diyordu yapamadı. Aykut hocada duygusallık var, her şeyi kendisine alıyor, sorumluluğu alıyor, zamanla tersine döner.

- Şunu da görmek lazım, Bülent Yıldırım, Galatasaray maçı penaltıyı verse şampiyonsun. Akhisar’ı yensen ne olur. Ben ona takılmıyorum. Ama Galatasaray maçında hakem hatası olmasa şampiyon bizdik, takılıp kalmaya gerek yok.

Futbolu yeniden dizayn etmeliyiz

“Kulüplerin dayandığı yer taraftardır. Taraftar, maç taraftarı olmayacak, galip geldi taraftar geldi ya da yenildin taraftar gelmedi olmayacak. Taraftar kulübünü tutacak. Avrupa gibi olacak. Dortmund küme düşerken 80 bin kişiye oynuyordu, hepsi kombine idi. Kongre üyeleri ve taraftar kombine alacak, sezon başında kulüplerin geliri hasılattan belli olacak; 50 bin dolar, tamam, bütçe belli, o bütçe şu an belli mi, hayır. Galipsen 30 bin, kazanamıyorsun 15 bin, bütçeleri tutturma şansı hiçbir kulübün yok.

Bunları sağladıktan sonra ikinci sistem, illa sen şampiyon olacaksın şeyini bırakmak. Hem basın hem kulüpler anlayış olarak herkes taraftara bunu işleyerek ortadan kaldıracak. Burada herkesin destek olması gereken de şu: altyapı, oyuncu yetiştirme, bu oyuncuları oynatıp, bir kısmını Avrupa’ya ihraç etmek, bir kısmını da en alt kısmını tabii, Anadolu takımlarına servis etme, geri dönenleri de kullanma anlayışı olması lazım. Türk futbolunun yeniden dizyan edilmesi gerek. Tamam ligimiz 18 takım, ama bu U21 neye yarar, kaç senedir söyledik. Şunu kaldırın B takımları koyun, çıkma olmasın düşme olsun.”

‘Aydınlar ile helalleşmedik’

Başkan Yıldırım, Attila Gökçe’nin “Mehmet Ali bey ile helalleştiniz mi?” sorusuna “Mehmet Ali Aydınlar ile helalleşmedik. Kendisi ne olursa cebinden ödeyecekti, zarar kesinleşirse. Zarar ne kadar, ilk 2011’de Şampiyonlar Ligi’ne gitmeme. Ondan sonra Mehmet Ali Aydınlar yok, bu nedenle alacağımız 50 milyon. Burada önemli olan Fenerbahçe’nin maddi kaybının, alıması yani kulübün uğradığı zararın, paranın alınması. Bu süreçler bana göre kısa sürer, uzamaz, 1 yıla çözeriz. TFF ile olanı da çözeriz, 3 tane kalem, hasılat belli zaten” yanıtın verdi.

Hapiste biri gelmedi

“Kulüpler Birliği’ne protestom, tepkim şundan; ben hapse gittim hiçbiri gelmedi. Ben Kulüpler Birliği Başkanı iken büyük hizmet yaptım. 150 milyon dolarlık naklen yayın havuzunu 400’e çıkarttım, 450 olduğunda da hatta Göksel Gümüşdağ’ları aradım fazladır, durdurun ödeyemezler dedim, kalsın dedim. Hepsi alkışladılar. Hapiste ama biri gelmedi, ben niye gideyim. Şekip bey gidiyor işte.”

Kur sabitleme olmadı, olmaz da!

“Gelirleri mümkün mertebe dolara çevirmek lazım, başka şans yok. Kur sabitleme sporcularla olmadı, olmaz da... Kim yapacak, nasıl yapacak? Kime sorup yapacak, nasıl yapacaksınız? Yabancı futbolcu gelmiş, iyi bir futbolcu; adama ne diyeceksin; kur çok yükseliyor. O da banane diyecek, nasıl bağlarsınız. Bir anlaşma var, şartları belli, teklif ettiğinde bana tazminat ver der, gider. Vermezsen, kalır alır parayı, sen önce Türk çocuklarını çöz. Yabancı sonraki iş. Kuru sabit ettim derseniz, yapamazsınız. Ben senden euro alırım der, 2 milyon euro der, kabul etmezler. Ben olsam etmem, kendi futbolcunuzu kendiniz üreteceksiniz, dışa bağımlı kalmayacaksınız. Kulüplerin bu yükün altından kalkabilmesi için birinci madde gelir-gider tablosudur. UEFA kriterleriyle eşit hale getirmek lazım. Fenerbahçe için demiyorum bunu tüm kulüpler için konuşuyorum. Anlayış değişecek.”

Aile kombinesi

“Aile kombinesi adı altında yeni ve önemli bir projeyi hayata geçireceğiz. Aile kombinesi yeni bir kombine sistemi. Aile kombinesi şu; bir ailede birden fazla birey kombine alırsa ikincisinde indirim, üçüncüsünde daha fazla indirim olacak. Ancak bunlar devredilemeyecek. Ayrıca belli sayıda bilet alan taraftarlar, kombine alıp o sezon yüzde 60’ını kullanırsa mesela deplasman maçlarında bilet önceliği var, bilet alırken de indirimli gelecek sene için. Daha ekonomik olan kale arkaları için de ayrıca 10 liralık ulaşım yardımı olacak. Ancak orada da şöyle şart var, bir sonraki maça da gelmesi lazım. Ceza almamış olması lazım. Süreç sürekli devam edecek, cezasızlığa ödül var aslında yani. Kombine alan statta, basketbolda indirimli bilet alacak.

Aile indirimi, yüzde 10’la başlıyor artarak gidiyor. Sadakat sistemi THY gibi. Belli sayıya ulaşırsa, belli getirileri olacak. Takımla deplasman ve seyahat gibi bir sadakat sistemi olacak. Geniş kapsamlı ödüllendirme, kale arkalarına uygulayacağımız ulaşım ve cezasızlık sistemi. Artık bu sistemle insanlar etraflarına da kol kanat gerecekler.”

‘Bir sistem sistemsizlikten daha iyidir’

Yıldırım, Ediz Sırapınar’ın “Aykut Hoca’nın sistemini beğeniyor musunuz?” sorusuna “Sistemi beğenme değil, sistemsizlikten bir sistem yaratmak daha iyidir. Hiç sistem yok, oyuncu aldık oynattık, oynadı bu ayrı ama bir sistem var, o sisteme adapte olmak daha iyi. Aykut hocaya destek olacağız, üstü kuracak, altı da gelen vatandaş yapacak. Bu isim Portekizli değil onu belirteyim” yanıtını verdi.

Sen-ben yok!

Başkan Aziz Yıldırım, Ercan Güven’in “Alt yapı projesi kimin fikriydi? Ali bey kendisinin olduğunu söylüyor” sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Fikir olarak sen-ben yok. Bunu kim yapacaksa kim seçilirse, projelerini incelersiniz, işinize geleni kullanırsınız. Bizimki iyiyse kullanırsınız. Bence bunu bu çerçevede böyle çizelim. Mesela 2005’te denedik. Getirdik bir tane Hollandalı hoca; altyapıya akademi yapalım, kullanalım diye Zaten diğer kulüpler de yaptı. Sonra o getirdiğimiz şahıs A takıma geçeyim antrenör yerine dedi. Alttaki bizim Türk hocalar da çok para alıyor dediler, biz de yaparız o işi dediler. Beceremedik sistem bozuldu. 2010’da Gebze’de arsa toplamaya başladık, metre karesi 20 bin liradan 3 Temmuz oldu, o iş durdu. Amaç orada tesisler yapmak, toplanmaktı. 10 tane saha, amatör şubeler, altyapılar, bütün Fenerbahçe’yi toparlamak...

Hapisten çıktıktan sonra 50 ila 70 bin lira arası topladık. Arsa değeri şu an sordurduk, 300’ün üstünde. Biz 250 dönüm topladık Kemalettin Şentürk, Saffet Akbaş ve Müjdat Yetkiner’i Avrupa’ya gönderdim. 8 takımı analiz ettik, hepsini gezdiler, nasıl sahaları var, baktılar. Real Madrid, Ajax ve Manchester United. Sonra bizim mimarlar da aldı oturdular, ne yapmamız gerek çıkardılar. O yüzden sen-ben meselesi değil, biz söyledik de önemli değil. Kim kazanırsa, kazanan uygulamalı.”

Siyah Çoraplılar muazzam proje!

“Spor medyası çok ilgilenmiyor ama Siyah Çoraplılar projesi muazzam proje. Dünyanın en saygın isimlerinden biri geliyor başına. Getireceği eğitim sistemi dünyaca ünlü eğitim sistemi. Bu kişi eğitim konusunda uzman biri, bu adamın hedefi A takımda 2 yılda en az 2 altyapı oyuncusu olması. 2.5, 3 milyon euro şu an mevcut altyapının bütçesi. Bu projeyle 6.5, 7’ye çıkacak. 2+3 yıl, tamamı 10 sene, burada bütün amatörlerin tesisleri de var, 5+10 yıllık, futbolda zaten 1-2 sene de yaparsınız sahaları.”

Koç’a arsa yanıtı!

Başkan Aziz Yıldırım, Ali Koç’un “Bu kadar borç varken, arsalara ne gerek var” çıkışına “Arsaları borçla almadık. Hedef 1 milyon üye projesinde sözler verdik. Fenerbahçelilerin olduğu yerde ev yapacağız diye. Arsaları da ondan aldık. Bunların parası da 1 milyon üye projesinden geldi. 129 trilyon para var, o parayla aldık hepsini” karşılığını verdi.

Ne gerekiyorsa yapacağız

‘ELDİVENLERİ GİYECEĞİZ’

BAŞKAN AZİZ YILDIRIM, SEÇİMİ KAZANMASI HALİNDE TARAFTAR PROBLEMİNİ DE EN KISA SÜREDE ÇÖZECEĞİNİ BELİRTTİ.

İlk geldiğim zamanki gibi eldivenleri giyeceğiz. İnce zarif bir eldiven giyeriz. Herkes birleşecek. Tek Fenerbahçe var, hepimiz sahip çıkacağız. 3 Temmuz sonrası, kuvayi milliye kimliği kazandık, savaş kimliği kazandık. Kime karşı FETÖ’ye karşı, değerini herkes bilecek.

Başkan Aziz Yıldırım son iki sezondur tribünlerdeki sıkıntı ile ilgili de Ali Koç’u işaret etti. Yıldırım şunları söyledi:

“Son Atiker Konya maçında 3-0 galiptik, Galatasaray gol atınca yuhalama başladı. Yönetim istifa, Aykut istifa. Oyunculara tepki. Niye bu oldu, neden oldu? Ali Bey’in 18 ay önce adayım diye çıkmasıyla beraber başladı her şey. Bir kongre hazırlığı ayrıdır, uzun süreç varsa siyasette de öyledir, belli çalışma yaparsınız. Biz hangi zemindeyiz. Mesela kongre bireyleri üzerine çalışırsınız, gizlice yaparsınız, deklare etmezsiniz. Bu nedenle kimse bir şey diyemez, ne zaman ocak-şubat gelir resmen açıklarsınız. O zaman o açıklamalar bilinir, ama 18 ay önceden başlarsanız taraftar üzerinde etki edersiniz ve FETÖ’nün yapamadığı şekilde taraftar bölünürse bu tehlikedir işte. Taraftarı bölmeyin. Ali Bey iyi niyetlidir, yapmayabilir, ama FETÖ bunu bahane eder. Beşiktaş maçında 4 köşeden aynı anda cisimler atıldı. Bu organize yani. Ben kızdım attım değil. Organize etmişler.

‘Cesaret alıyorlar’

Ali bey farkında değil ama cesaret alıyorlar, arkasına sığınıyorlar. Maratonda belli bir grup hiç maça gelmeyen bir grup geliyor oraya yerleşiyor bağırıyor, bütün tribünleri etkiliyor. Tehlike bu, birlik-beraberlik içinde olmalıyız, istersen yuhala maç sonu, ama maç esnasında yapma.”

Başkan Yıldırım, “Seçimi kazanırsanız işiniz zorlaşmaz mı. Size karşı bir taraftar oluşmuyor mu?” sorusuna “Hallederim yine, ilk geldiğim zamanki gibi eldivenleri giyeceğiz, ince zarif bir eldiven giyeriz, herkes birleşecek. Tek Fenerbahçe var, hepimiz sahip olacağız. 3 Temmuz sonrası, kuvayi milliye kimliği kazandık, savaş kimliği kazandık, kime karşı FETÖ’ye karşı, değerini herkes bilecek” yanıtını verdi.

Barış için hakkımızı verecekler

Devlet, Fenerbahçe ile barışmak istiyorsa muhakkak haklarını verecek. Hükümet demiyorum, devlet diyorum. Para olmasa da arazi olur, kiradaki arsalar, binalar olabilir. Bütün projeler masaya yatırılır. Bunları oturur konuşuruz.

2011 yılında 150 milyon dolar borç vardı, hisse senetlerimiz şubatta 1.8 milyar civarındaydı. Arkadaşlarımız o dönem halka arz dedi. Eğer yüzde 15, yapsak 270 milyon dolar gelir olacaktı, 150 milyon doları buradan kapatacaktık, 20 milyon doları kulübe ve 100 milyonu da nakit kalacaktı bankaya. Ancak biz oradan -400’e geldik, 2011’den sonra 3 Temmuz’dan sonra darbe yedi Fenerbahçe.

Hisselerimiz 212’yi gördü ama nedense son günlerde arttı birden bire ve 250 milyon dolar oldu. Bakın o dönem Forbes yazı yazdı, Aziz Yıldırım’ın mucizesi diye, Fransız dergisi önümüzde 10 senenin takımı dedi. Biz buradan geldik, kimse farkında değil. Bizler olmasak Fenerbahçe’de, eğer karşılarında dikilmesek Fenerbahçe tarih olurdu. 2-3 ay yatalım diye pazarlık oldu ama ben kabul etmedim, etsek bitmişti.

‘Tahribat bitti’

3 Temmuz’un kulübün mali yapısı üzerindeki tahribat süreci tamamlanmıştır, bitmiştir. 250’ye çıkıyor bakın hisseler, çıkıyor yavaş yavaş bitti artık. Devlet, Fenerbahçe ile barışmak istiyorsa muhakkak haklarını verecekler. Hükümet demiyorum devlet diyorum. Para olmasa da arazi olur, kiradaki arsalar, binalar olabilir, bütün projeler masaya yatırılır, bunları oturur konuşuruz.

Emre’yi yönetime alacaktım

Tayfun Bayındır’ın “20 yıl içinde hata yapmamanız mümkün değil. Mesela Terraneo dönemi Emre Belözoğlu’nun ayrılması çok konuşuldu. Bu zamana kadar net bir şey söylemediniz” sözlerine üzerine Yıldırım şu ifadeleri kullandı:

“Emre Belözoğlu ile ilgili o noktada sportif direktör Terraneo vardı. Emre ile ilgili yönetim kurulu toplantısında şöyle konuştuk, Emre kalsın dedik, Terraneo’ya deklare ettik, ama kendisi hoca istemiyor dedi. Hocayla konuşalım dedik, kalmasını istiyoruz. Ancak sonra basın toplantısı gibi bir şey yaptılar, meğerse Inter’deyken aralarında sorun varmış. O sorundan dolayı Emre gitti dedi bize. Emri vaki yaptı, biz de bir şey yapamadık. Emre gitmeseydi iyiydi. Terraneo öyle davrandı, göreve getirdik diye karışmadık, hep karışmayın diyorsunuz ya karışamadık. Hep görüşüyorum Emre ile, eğer Emre futbolu bıraksa yönetime alacaktım.”

FETÖ benim değil Türkiye’nin peşinde

“FETÖ benim değil Türkiye’nin peşinde. Hepimizle sorunu var FETÖ’nün. Ellerinden gelse ilk operasyonda alacaklar beni, 100 kişi varsa biri benim. Benden başka FETÖ terör örgütü diyen var mı? Bir ben ve bir Cumhurbaşkanı dışında kim söylüyor. Herkes FETÖ’den korkuyor, yarın dönerler diye, kimse birşey söyleyemiyor. Maalesef böyle ama ben mücadele ederim, mücadeleyi sürdürüyoruz.”

Hrant Dink benzetmesi

Başkan Aziz Yıldırım, Tayfun Bayındır’ın “Hiçbir davada süreç bu kadar uzamamıştı. Oradan sonuç çıkmadı. Kurşunlanma, Beşiktaş maçı organize bir eylem, yine 12 Mayıs organize eylemler var. Yargıtay kararı var. Bir türlü bir şey çıkmıyor. Türkiye’de herkesin suçlusu bulunurken kurşunlanma olayına bir karşılık çıkmadı” sorusu üzerine “Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Casusluk davaları, hepsinde var uzama. Bizim davayla ilgili bildiğim kadarıyla 2 yıllık dosyalar geldikçe sıraya konuyor, ona göre işlem görüyor. Bizim dosya daha yeni olduğu için 2015 yılı yani, şu an 2013-2014 inceleniyor, sıra gelmediği için bekleniyor, bizim dosya hızlandı aslında” ifadelerini kullandı.

Attila Gökçe’nin “Yargıtay’da zaman aşımına uğrayacak iddiaları var” sözleri üzerine Yıldırım, “Zaman aşımının bize ne faydası var, öyle bir şeyi kabul eder miyiz. Bizim dosya ele alındı, yerinden çıktı öne geldi. Kamuoyunun bilmediği bozma oldu, şu an masa üstünde. Dedikoduyu duyuyoruz. Tüm motivasyonumuz dosya karara bağlansın diye, haftada bir gün bir arkadaşımız sürekli Ankara’ya yolluyoruz” dedi.

Yıldırım, Ercan Güven’in “Kişisel fikrinizi soruyorum, kurşunlanma olayı neden çıkmadı ortaya?” demesi üzerine de “Savcılara müracaat var. Başbakan, Cumhurbaşkanı’na söyledik, her merciiye söyledik, çıkmıyor kurşunlanma olayı. Büyük olasılıkla geri planı araştırılıyor, Hrant Dink benzeri bir organizasyon var, karmaşık bir yapı. Genel seçimlerden sonra çıkacak biz takip ediyoruz.”

Aptal mıyım ben!

Yıldırım, Ercan Güven’in “Ali Bey size kızıp aday olmuş, kızdırmışsınız?” sorusu üzerine “Kızdırma diye bir şey yok, dediği şu; erkeklerse çıksınlar gibi diyor Ali Bey. Ama ben ne dedim, ‘Yargıtay kararı sonrası küçük kızımı omzuma alacağım, geleceğim teşekkür edeceğim, benden sonra Ali Bey aday’ diyorum. Bu Sadettin Saranlar, Hulusi Belgüler, konuşuyorlar. Bazen de Ali Bey’in arkasına sığınıyorlar. Ben bu yüzden orada çıkıyorum diyorum, erkeklerse çıksınlar diye. Ben aday yaptığım kişiye erkeksen çık diyecek kadar aptal değilim zaten, adamı aday yaptım. Ben çıktım aday oldum dedi. Tartışmanın anlamı yok, basit konular” ifadelerini kullandı.

İlk transfer Ömer Faruk

“İlk transferi yaptık, Ömer Faruk Beyaz. Profesyonel sözleşme imzaladık. Milli Takım oyuncusu zaten. Bayern Münih istiyordu.”

Konyaspor'da Malatyaspor maçı hazırlıkları sürüyor

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber