Galatasaray yedek kulübesinin neredeyse tamamının değişmesi gerektiğini gösteren bir maç oldu. Bakmayın son bölümde atılan gollere ve gelen farka. Bu tamamen zayıf rakibin oyundan düşmesinden kaynaklandı. Bir takımın içi ile dışı ancak bu kadar birbiriyle ters orantılı olabilir. Zaten Galatasaray ile Beşiktaş ve Başakşehir hatta Fenerbahçe arasındaki fark da burada.

Galatasaray’da olmayan kadro derinliği rakiplerinde var. Oysa Tudor da söylemişti şampiyon olmak için oynayabilecek 15-16 futbolcuya ihtiyacınız olduğunu. Bu yüzden Galatasaray mutlaka devre arasında kadro derinliği sağlamak için birkaç takviye yapmalı. Aksi takdirde Maicon, Fernando, Mariano, Gomis, Belhanda gibi isimlerin uzun maratonda yokluğunda yeri kolay kolay doldurulamaz. Bu da Tudor’u takımın kimyasını bozabilecek arayışlara itebilir.

Yabancı sınırlamasından söz edenler dün gece izledikleri Tarık Çamdal için 4 milyon 750 bin euro verildiğini anımsıyor mu acaba? Sinan Gümüş ilk yarı dökülürken geriye gittiği izlenimi verdi. İkinci yarı toparlayıp golle birlikte 3 asist yapması gelecek için moral olmuştur. Ancak kafasındaki problemleri çözüp yeni bir sayfa açmalı.

Yasin’in formu, Linnes’in çalışkanlığı, Selçuk’un ciddiyeti olumlu gözüken taraflardı. Ancak hakemin iyi niyetiyle atılmayan Yasin kırmızı kart görse idi eğer bu yazının kurgusu ve başlıgı o zaman farklı olacaktı! Çünkü Beşiktaş maçında gereksiz yere takımını yalnız bırakacaktı. İlk maçında kalesinde gol gören Carrasso’ya fazla iş düşmediği için pek fikir sahibi olamadık.