Şiddetin her türlüsünden nefret ediyorum. ‘Biz neden böyleyiz’ diye de düşünüyorum, ama işin içinden çıkamıyorum. Durup dururken Fenerbahçe Başkanı Ali Koç resmen Galatasaray’a ve Fatih Terim’e hakaret ediyor. ‘Neden’ diyorum, bunun sebebi ne? Rekabeti futbol sahalarının dışına çıkarmak kime ne kazandırır?
Bütün başkanlara saygılıyız, çok büyük camiaları temsil ediyorlar. Bu konumda olan bir lider ya da liderler akıllarına her geleni konuşamazlar, konuşmamalılar da... Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütü Galatasaray ve Fenerbahçe’dir. İnsanları gererek ve böyle giderse sokağa dökerek ne futbolumuz ne de Türkiyem hiçbir şey kazanamaz.
Fatih Terim’i sevenler de var sevmeyenler de. Bu gayet normal bir durum. Herkes sevmek zorunda değil. Ama kendi kulübüne 21 tane kupa kazandırmış. Bunun içinde Türkiye’ye bir kez gelen UEFA Kupası da var. 30 milyon Galatasaray taraftarı, hocayı canı gibi seviyor, laf söyletmiyor, korumaya çalışıyor. Hadi bunu da geçelim... Bu tür başarılı teknik direktörler dişiyle, tırnağıyla kazıyarak, yokluk içersinde büyüyerek bu konuma gelmişler. Hiç kusura bakmasın Başkan Ali Koç yanlış yapıyor. İki kulüp taraftarlarını sonu olmayan bir mecraya sokuyor.
Size bir şey anlatıyım, bütün yöneticiler de bilsin... Galatasaray ve Fenerbahçe’nin olmadığı yerde Türk futbolu biter. Bu kesin bir şey. İki kulübün de birbirine ihtiyacı var. Zamanı geldiğinde ortak hareket etmek zorundalar. Allah rahmet eylesin Can Bartu babam gibiydi, ağabeyimdi, hayatımda çok izleri olan bir insandı. Bana bir gün ne anlattı biliyor musunuz... Fenerbahçe ile Galatasaray karşı karşıya gelecekmiş. ‘Bir gün önce kamptaydık, bütün arkadaşlar Lefter de dahil kağıt oynayıp, gırgır geçiyorduk. Gece saatlerinde kapı çalındı, baktım ki fötr şapkalı birisi içeri girdi. Bu giren Galatasaray başkanıydı ve bize ‘Sizin yarın derbi maçınız yok mu? Neden bu saate kadar oturuyorsunuz’ dedi. Biz hepimiz utandık, ışığı söndürdük ve yattık...’
Görüyor musunuz o medeniyet, o kültür şimdi nerelere geldi...

G.Saray adım adım ilerliyor
Hiç abartmıyorum... Geride kalan transfer döneminde Başkan Mustafa Cengiz, Galatasaray’ın kadrosunu çok güçlendirdi. Ve Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olacak bir konuma getirdi. Bu yoklukta çok büyük başarı. Hakkının yenmemesi lazım.
Fatih Terim, Türkiye’nin gelmiş geçmiş en başarılı hocası. Bu kadroya şu anda istediklerini tam olarak yaptıramıyor. Afrika Kupası’na ve Copa Amerika’ya gidenler ve geç yapılan transferler... Her şeye rağmen Club Brugge maçına baktığımız zaman Kasımpaşa karşılaşmasının çok üstünde oynadılar. Nzonzi gerçekten büyük bir futbolcu ve şu anda %50’lerde. Lemina da aynı durumda. En çok dikkat çeken eksiklikleri de fizik açıdan henüz ideal durumda olmamaları...
Seri en az Belhanda kadar kaliteli bir oyuncu olduğunu gösterdi. Falcao henüz ikinci maçına çıktı. Takımda daha hiç kimseyi tam anlamıyla tanımıyor. Nereden pas ya da orta gelir yeni yeni keşfetmeye çalışıyor. Emre Mor bir sezon yattı. İşin Türkçesi bu futbolcular tam kapasitelerine ulaştıkları zaman çok farklı bir Galatasaray seyredeceğiz.

Amatörlerde patlama var!
İlk defa, Tokyo Olimpiyatı öncesinde bu kadar heyecanlanıyorum. Atletizmde, voleybolda, eskrimde, yelkende, basketbolda, güreşte, halterde, yüzmede ve daha birçok braşta hakikaten büyük çıkış yaptık. Bu başarıda Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun büyük emeği var. Hiçbir şey tesadüf değildir. Gerçekten Spor Bakanlığı bütün sporcularımıza her konuda büyük emekler veriyor.
24 Temmuz 2020’de start alacak Tokyo Olimpiyat Oyunları, Türkiye için çok farklı geçecek. Çok konuşacağımız, gurur duyacağımız sonuçların geleceğinden hiç şüphem yok.