Fatih Terim, Galatasaray’dan gönderildikten sonra takımın neler kaybettiğini şimdi anlamaya başladık. Sarı-kırmızılılar Mancini ve Prandelli döneminde dün gece oynanan futbol gibi oynayamadı. Hamza Hamzaoğlu tabii ki sihirbaz değil. 1 haftada ne yapabilir? Futbolcuyla konuşup özgüvenlerini tekrar kazanmalarını sağlar.

Sahaya bakıyorum, kazanma hırsı, mücadele, yardımlaşma mükemmel. Uzun zamandan beri ilk defa böyle çok gol pozisyonuna giren bir Galatasaray görüyorum. Bruma neredeyse gönderiliyordu, Selçuk ‘paraları aldı üstüne yattı’ diye çocuğun canına okuduk. İkisi de yeniden doğdular. Takımın en iyisiydiler. Melo cezalı olduğundan yerine Emre Çolak oynadı. Genç oyuncunun orta sahada basmadığı yer kalmadı. Tekniğini o kadar güzel kullandı ki... Rakibe pres yaptı, defansına yardım etti, takımın hücuma çıkaracak paslar attı. Emre böyle futbol oynayabiliyorsa hiç Melo ile uğraşmaya gerek yok ya da Brezilyalı futbolcu kendini düzeltecek, iki şıktan bir tanesi!

Prandelli zamanı takımın tek forveti Burak’tı. Akhisar karşısında bakıyorum Umut, Burak, Sneijder, Bruma bir de bunlara Selçuk katılıyor, rakip kaleyi bombardımana tutuyorlar. Takım iki gol attı. Son vuruşlarda biraz daha dikkatli olurlarsa her maç bol gollü geçer. Hatalar yok mu? Var tabii... Zaman zaman oyundan kopuyorlar. Yedikleri golden önce Mehmet Akyüz’ün topu direkten döndü, maç 1-1 olabilirdi. Akhisar’ın attığı golü de düşünürsek maç berabere bitebilirdi. Hamza hocanın bu handikapları da çok kısa zamanda düzelteceğine inanıyorum. En azından bu kadar kısa bir zamanda takımına tempolu bir futbol oynatıyor. Futbolcuların alışık olmadığı bir düzen ama hızlı futbola kendilerini alıştıracaklar. Oynaya oynaya da hatalar asgariye inecek. Kısacası stada gelen 15 bin taraftar güzel bir futbol seyretti, coştular. Takımlarına çok büyük destek verdiler. Akhisar maçı için Selçuk’un yeniden doğduğu maç diyebiliriz.