Herkesi derbi heyecanı sardı. Tabii bir sürü de algı operasyonu yapılıyor. Galatasaray kazanırsa lig bitermiş. Nasıl bitecek lig... Sezonun sona ermesine derbiden sonra daha 20 maç var. O kadar çok sular akacak, sıralamada o kadar çok değişiklik olacak ki, bu tür sözler için daha çok erken...
Fenerbahçe 9 puan gerideyken lig bitti mi? Bizler derbinin tadını çıkaracağımıza başka şeylerle uğraşıyoruz. Tabii ki Beşiktaş bu maçın favorisi. Kendi taraftarı önünde oynayacak. Bu bile öne çıkmaları için yeter. Ama unutulmasın Kartal’ın son 8 karşılaşmasında iki galibiyeti var. Galatasaray ise Trabzon, Başakşehir maçlarını kaybetti Fenerbahçe ile berabere kaldı.
Tudor hatalar yapıyor bunu kabul ediyorum. Ama o da ligin ilk yarısını derbi kazanarak bitirmek isteyecek. Ben sarı-kırmızılı takımın daha önceki büyük maçlarda oynadığı gibi Beşiktaş’ın üzerine gideceğini düşünmüyorum. Her şeyden önce Babel ve Quaresma’nın iki bek Mariano ve Linnes tarafından maç boyunca markaj yapılmasını bekliyorum. Başakşehir maçındaki gibi iki bek hücuma çıkacak, arka taraf boş kalacak! Bence bu sefer böyle bir şey olmayacak.
Fernando, Ndiaye ve Belhanda’lı orta sahayla daha defansif bir futbol oynayacaklarını ve Yasin, Rodrigues ve Gomis’le kontratağa çıkmalarını umuyorum. Unutulmasın bugün Türkiye’nin en süratli hücum futbolcusu Rodrigues... Gomis ise 90 dakika temposu düşmeyen bir golcü. Son haftalardaki form grafiğiyle Yasin’in de Beşiktaş defansını çok zorlayacaklarını tahmin ediyorum.
Evet; Talisca, Cenk Tosun, Quaresma, Babel hatta Oğuzhan her an skoru değiştirebilecek oyuncular. Tudor da bu futbolculara tedbir alacak. Başakşehir maçındaki gibi rakibin elini kolunu sallaya sallaya gol atmasına izin vermeyecekler. Ben şimdiden heyecanlanıyorum. Türkiye’nin en iyi oyuncularına sahip olan iki takımı futbol düellosu yapacaklar.
Beşiktaş kadar Galatasaray’ın da bu savaştan galip çıkma gücü var. Hiç kimse hakemi bahane etmesin. Son haftalarda hakemlerimiz gördüğünü çalıyor ve sertliğe müsaade etmiyorlar. Dilerim hakemin de şansı yanında olur, maçtan sonra hataları konuşmayız.

F.Bahçe taraftarıyla barışmalı
Her zaman söylüyorum bilhassa büyük takımlar, taraftarsız boş statta gerçek güçlerini sahaya koyamazlar. Herkes bir şey söylüyor. En çok da Aykut Kocaman’ı eleştiriyorlar. Buna rağmen Sivas ve Antalya maçlarında Fenerbahçe’nin daha önceki müsabakalara göre iyi mücadele ettiğini hepimiz gördük.
Üstüne basa basa söylüyorum. Fenerbahçe şampiyonluk yarışının içinde olacaksa taraftar tribünleri doldurmalı. Bakın Galatasaray 40 bin seyirci ortalaması ile oynuyor. Beşiktaş’ın her maçına seyircisi geliyor. Fenerbahçelilerin de kime kızarlarsa kızsınlar stadı doldurup takımını desteklemesi lazım. Sarı-lacivertli takımın bu yarıştan kopmamasını istiyorlarsa mutlaka bunu yapmaları gerekiyor.

Tudor’u, Belhanda’yı kovun!
İnanın Galatasaray için yapılan yorumlara şaşırıyorum. Hep bir ağızdan ‘Tudor’u kovun’ diyorlar... O beğenilmeyen Tudor’un takımı, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın altı, Başakşehir’in iki puan önünde lider. Hırvat hoca hata yapıyor mu? Yapıyor... Ama bu hatalara hep devam mı edecek? Tabii ki hayır. Alanyaspor maçında bunun sinyalini verdi. İki bek fazla hücuma çıkmadı, neredeyse Alanya’ya gol pozisyonu vermeden maçı kazandılar.
Aynı şekilde Belhanda... 18 içinde darbe alıyor, yere düşüyor. Pozisyon penaltı ve kırmızı kart. Hakem vermiyor. Faslı oyuncuya sahtekar diyorlar. Kayseri-Başakşehir maçında ise Adebayor topu eliyle önüne aldı ve ağları havalandırdı. Hakem de golü verdi. Bu pozisyona hiç kimse bir şey söylemiyor. Olmaz... Bu adalet değil. Tamam, Belhanda kendini yere bırakıyorsa eleştirelim. Ama burada amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmekse sözüm yok.
‘Başkan Dursun Özbek’in takımı şampiyon olursa, seçimlere bu başarıyla katılırsa biz ne yaparız’ diye düşünenlerin biraz daha vicdanlı olmaları gerekir. Burada önemli olan başkan değil, 25 milyon taraftarı olan Galatasaray’dır...