Hakikaten üzülüyorum. Sırf Galatasaray için değil, bütün takımlar için... Kendi kendime soruyorum, ‘TFF Başkanı Yıldırım Demirören iken, MHK Başkanı Yusuf Namoğlu iken, bu kadar kaos futbolumuzda yaşanıyor muydu’ diye. Bana göre yaşanmıyordu. Evet, o zaman da hakemler hatalar yapıyordu, ama onlar masum hatalardı.
Şimdi ise olay çığrından çıkmış. Galatasaray, Beşiktaş ve Başakşehir şampiyonluk mücadelesi veriyorlar. Maçı kim yönetiyorsa, VAR odasında kim varsa kurallar neyse o uygulansın. Sabri Çelik ve ekibi bunu yapmıyor. Fazla uzatmayacağım. Galatasaray deplasmanda Atiker Konyaspor ile oynadı. Aykut Kocaman kanatları kapamış, orta sahayı kalabalık tutmuş, sarı-kırmızılı takımı oynatmamaya yönelik her şeyi yapmış. Bu teknik direktörün tercihidir. Onu eleştirecek halim yok.
Maçın 20. dakikasında Diagne’nin penaltısı, pozisyonun başlangıcında ofsayt var diye verilmiyor. Çizgi çekiliyor, Konyasporlu futbolcunun ayağı 25 cm, Diagne’nin önünde. İşin en kötü tarafı da VAR odasında hakikaten hepimizin gurur duyduğu Cüneyt Çakır oturuyor. İkinci yarı yine aynı şekilde, Diagne iki Konyalı futbolcunun arasında kalıyor ve sol bacağının baldırına darbe alıyor. Bin tane futbolcuya, üst düzey 10 tane de teknik direktörü sordum. Hepsi iki pozisyon için de ‘net penaltı’ dediler.
Televizyonlarda en az elli milyon kişi bu pozisyonları izliyor ve onlar da hangi takımı tutarlarsa tutsunlar penaltı görüşünde birleşiyorlar. Önce şunu söyleyeyim, bizim yurtdışında gurur duyduğumuz Cüneyt Çakır, Türkiye’de başka bir ruha bürünüyor. Orada harika maçlar yönetiyor, burada ise başarısız. Konyaspor maçının hakemi Mete Kalkavan 39 haftadır Galatasaray’a verilmiyor. Hata yapmadan yönettiği bir tek sarı-kırmızılı takımın maçı yok. Neden Kalkavan’ı Türk Telekom’daki maça vermiyorsunuz da, deplasmana atıyorsunuz. Ben Sabri Çelik’e soruyorum, iki gün önce Beşiktaş Ankaragücü maçında Burak’ın dirsek pozisyonu sarı kart mıydı? Bence sarı karttı.
Halil Umut Meler gözünü kapadı, o sarı kartı göstermedi. Burak da derbide cezalı olmaktan kurtuldu. Aynı hakem ödül olarak mı Sivas-Başakşehir maçına verildi. Aklıma şu geliyor... Galatasaray’ın aleyhine hata yapan hakemler ödüllendiriliyor. Lehine yapanlar ise cezalandırılıyor. Ümit Öztürk, Trabzonspor-Galatasaray karşılaşmasında sana göre, bana göre hata yaptı diye adama 10 hafta ceza verdiler. Benim ve milyonlarca kişinin aklına ister istemez bu düşünceler geliyor.

Favori G.Saray
Büyük maçlarda hangi takım kendi sahasında oynuyorsa, o kesin favoridir. Evet, Beşiktaş Türkiye’nin en iyi takımlarından birisi. Galatasaray ise evinde farklı futbol oynuyor. Elli bin taraftarın müthiş desteği, rakip takıma baskısı skora da yansıyor. 34 maçtır kendi sahasında yenilmeyen bir takım Galatasaray. Diagne’ye, sarı-kırmızılı takımın formasını giydiği için herkes eleştiriyor, yerden yere vuruyor. Ben ise tam tersini düşünüyorum.
Konyaspor maçında takımının en iyisiydi. İki penaltısı verilmedi, kaleci Serkan Kırıntılı ile iki defa da karşı karşıya kaldı. Kapalı defans önünde dört pozisyona girmek kolay bir iş değil. Temposunu da artırdı, iyi mücadele ediyor. Bu derbiye mühür basacak futbolcular Burak Yılmaz ve Diagne olacak. Hangi takımın kazanacağına ise orta sahalar karar verecek. Galatasaray’da Donk, Fernando, Ndiaye... Beşiktaş’ta Atiba, Doğukan ve Ljajic... Takımlarının kaderini, belkide şampiyonun kim olacağını belirleyecek futbolcular onlar olacaklar.

Ataman başardı
Zeljko Obradovic’li Fenerbahçe Beko üst üste 5. kez Euroleague’de final-four’a kaldı. Önceki gün ise Anadolu Efes bir tarih yazdı ve 18 yıl aradan sonra Ergin Ataman ve öğrencileri son dörde kalarak sarı-lacivertlilerin rakibi oldu. Ne kadar gurur duysak az, bunun tarifi yok. İki Türk takımının final-foura girmesi müthiş bir olay. Belki de basketbol tarihinin en önemli başarısı. Ne olursa olsun ya Fenerbahçe Beko, ya da Anadolu Efes final oynayacak. Bu gururun tadını çıkarmak lazım.