Futbolda “dün, acıma, vefa” hiçbiri yoktur. Üç kupa almışsın, “ben burada uzun seneler kalırım” gibi düşünceler hiç olmaz. Hamza Hamzaoğlu’nu Türkiye’de sevmeyen çıkmaz. Çok iyi bir insan ama şu an geldiği duruma bakıyorum inanın çok üzülüyorum. İsterdim ki uzun seneler Galatasaray’a hizmet etsin.

Taraftar, insan olarak hocasına sahip çıkıyor fakat teknik direktörlüğüne güvenmiyor. Bir bölümü, “Aman Hamza Hoca ile devam edelim’ diyor. Bunlar azınlık. Çoğunluk ise kadronun iyi olduğunu, bu takımın daha başarılı olması gerektiğini söylüyor.

Benfica maçına bakalım. Sabri sol açık, Sneijder defansın önünde rakibi kovalıyor, Burak sahada ama takımını 10 kişi oynatıyor ve sonuç malum. Maddi kayıp 8 milyon euro. Galatasaray, Astana’yı yenerse Avrupa Ligi’ne gidecek. Yenilirse o da yok.

Rizespor maçına bakıyoruz. 90. dakika takım 3-2 önde. 90+3’te 4-3 mağlup! Burak yine var ama yok. Son 2 dakika Olcan ve Sabri hücumda. Hikmet Karaman da cin gibi adam. Bu hatayı iyi değerlendirdi.

Hamza Hoca kaybedilen maçlardan sonra sürekli, “kendimizi düzeltmemiz lazım, bu hataları yapmamamız gerekir” diyor. Benim ve herkesin kafasının takıldığı nokta burada başlıyor. Bu hataları yapan kim? Onu bir bulsak sorun kendinden çözülecek.

Burak’ın ne problemi var, onu bilemiyorum. Podolski gibi Drogba gollerine başlayınca o zaman da böyle formsuz bir dönem geçirmişti. Acaba teknik direktörü oyuncusunu karşısına alıp, maçı beraber izlese, “Sen şimdi teknik direktörsün. Benim yerimde olsan bu 9 numaralı futbolcuyu oynatır mısın?” diye sormaz mı?

Yazacak çok şey var ama insanları da kırmanın alemi yok. Sadece taraftar soruyor: “Umut’un mukavelesi otomatikman uzadı, Sabri’nin de uzatıldı. Sözleşme yenilesinler diye özellikle mi oynatılıyorlar yoksa formayı mı hak ediyorlar?”... Benim söyleyeceğim bir tek şey kaldı; Sonraki haftalarda Allah, Hamza Hoca’nın yardımcısı olsun.

Geç kaldınız

Galatasaray’ın borcu 1 milyar lira olmuş. Yani 327 milyon dolar. Şimdi camia ‘yandık, bittik’ diyor. Herkes Ünal Aysal’ı suçluyor. Peki mali kongrede Aysal alkışlarla ibra edilmedi mi? Aynı şekilde Aysal dönemlerinde yöneticilik yapanlar bugün kahraman gibi ortada dolaşıyorlar. Hatta bir tanesi Başkan Dursun Özbek’in danışmanı. Peki bu borçlar yapılırken bu arkadaşların hiç mi suçu yok?

Kulübü zarara sokanlar ne zaman suçlandı, ne zaman isimleri ifşa edildi? Hiçbir zaman. Öyle utanmazlar var ki, daha hala televizyonlara çıkıp ‘Dursun Başkan transfer yaparken bize sormuyor’ diyebiliyor. Ben onların yerinde olsam şu an kendimi bir odaya kilitler, sokağa çıkmazdım. Ama Galatasaray’daki yapı farklı olduğu için onlar kahraman gibi dolaşıyorlar.

Her zaman söylüyorum Özbek dünyanın en namuslu adamı. Kulüp için bir şans. Hiç kimsenin afrasını tafrasını çekmemeli. Biraz daha ileriye gideyim. ‘Ben başkanlığı bırakıyorum’ dese inanın gitmesin diye ayaklarına kapanılacak durumda. İşi bundan sonra daha da zor. Ama her şeyin başında sportif başarı geliyor. Başarı yakalanmazsa Özbek’e bile “Kulübü mahvetti” diyenler” çıkabilir.