Her sezon sonu olduğu gibi bu kez de Melo, Galatasaray’ın birinci gündem maddesi. Brezilyalı oyuncunun eşi “Biz Türkiye’de tehtid ediliyoruz. Taciz ediliyoruz. Ben bu şartlar altında İstanbul’da kalamam” diyerek, bavullarını toplayıp Türkiye’den ayrıldı. Bu şartlar altında Melo’nun kendine başka bir kulüp araması normal mi, değil mi? Bizler ailemizi sevmiyor muyuz? Melo da en az bizim kadar seviyor. Hem de yabancı bir ülkede yaşıyor.

Bugün Abdurrahim Albayrak, Galatasaray’da olsaydı Melo’nun eşi böyle bir karar alır mıydı? Bunu Abdurrahim Albayrak ile konuşmak lazım. Melo kampa geç katılmış. Kendine bir kulüp bulamamış ya da Inter’e gitmek istiyormuş, gidememiş. Bunlar en son konuşulacak konu. Galatasaray açısından baktığımız zaman şayet Melo, takımdan ayrılırsa onun yeri kim transfer edilirse edilsin doldurulamaz. Bakın Hamit’ten bahsediliyor, Jem Paul Karacan deniyor. Bunların hepsi yan yana gelse Melo’nun bir tek ayağı etmez.

Ağustos’un 2’sinde Inter, Galatasaray ile hazırlık maçı oynayacak Türk Telekom Arena’da. Inter Teknik Direktörü Mancini ile Melo’nun takas yoluyla transferi konuşulacakmış. Hamza Hamzaoğlu ve Cüneyt Tanman, bu takasa onay verirlerse hayatlarının hatalarını yaparlar. Inter, ilk on birde oynayan futbolcusunu Melo ile takas eder mi? Kesinlikle etmez. Önereceği isimler kadroya giremeyenler olacak. Bu takas gerçekleşirse de takım çok fazla zarar görecek. Taraftar Hamza hocadan hesap soracak. Dilerim Melo, ikna edilir ve sarı-kırmızılı kulüpte devam eder.

Taraftar Avrupa’da başarı istiyor

Galatasaray, ligde şampiyon olmasına rağmen taraftar diyor ki: “Biz Türkiye’de şampiyon olsak ne olur. Bu sezon Avrupa’da başarı istiyoruz.”

Sarı-kırmızılı takımın şu anki kadrosu ligde şampiyonluğa oynar. Ama Devler Ligi’nde ne kadar başarılı olur? Koca bir soru işareti.

Benden söylemesi defans hâlâ kevgir gibi. Kaleciler yıldızlaşmasa, filelerinde çok gol görürler. Sağ bekte Sabri’ye mahkum kalmak harakiri yapmakla aynı şey. Forvette Podolski-Burak iyi bir ikili olacak.

Avrupa’da başarı isteniyorsa üçüncü bir santrfor mutlaka alınmalı. Ama hedef lig ise transfer yapmaya gerek yok!

Bu Fenerbahçe Shakhtar’ı eler

Fenerbahçe yeni kurulan bir takım. Eksikleri tabii ki var. Bunu kabul etmek gerekiyor. Shakhtar ise daha oturmuş, daha organize bir takım. Ama önceki gün Marsilya karşısındaki sarı-lacivertliler, beni heyecanlandırdı. Orta sahası pres yapıyor.

Başta Diego harikalar yaratıyor. Forvette Moussa Sow ve Fernandao, Robin van Persie olmamasına rağmen rakibi adeta dövüp goller atıyor. Nani, o öldürücü deparlarını atmaya başladı. Meireles, çok istekli, çok gayretli. Diego ile beraber iyi bir ikili görüntüsü veriyor. Souza, biraz tempo artırırsa muhteşem bir orta üçlüye sahip olacak Fenerbahçe. Defansta Alves ve çok eleştirilen Ba, ilk defa böyle hatasız gayretli oynadılar.

Dikkatinizi çekerim sarı-lacivertlilerin hazırlık maçlarındaki rakibi Marsilya, Shakhtar kadar iyi takım. Salı gecesi kendi sahasında gol yemeyen bir Fenerbahçe, Ukrayna devini ne kadar gözümüzde büyütsek de bu turu geçer.

Beşiktaş bu değil

Sturm Graz maçında alınan mağlubiyet Beşiktaşlılara panik yaptırmasın. Bu kadroya Quaresma gelecek. Defans Rhodolfo ile takviye olacak. İyi bir santrfor alınıp kadroya katılırsa Beşiktaş’ın bütün çehresi değişir. Yine herkesin keyif alacağı, heyecan duyacağı bir takım konumuna gelir.