İnanın hiç huzurum yok


İnanın hiç huzurum yok. Bizler hiçbir şeyin keyfini çıkaramıyoruz artık. Şu bir haftadır yaşadıklarımıza bakın. Rizespor’u çok severim. Okan Buruk gerçekten evladım gibidir. Şehirde çok iyi, saygı duyduğum dostlarım var. Gittiğimiz zaman en iyi şekilde ağırlanıyoruz.
Ama futbola gelince iş çığrından çıkıyor. Abdurrahim Albayrak’ın oğlu Yasin, resmen linç ediliyordu. Yakışır mı bu! Üstelik onlar da Rizeli... Tüylerim diken diken oldu. Rizespor Başkanı Hasan Kartal, ‘İyi ki tabancam yanımda yoktu. Olsaydı hakemi vururdum’ diyor. Bunları konuşan bir insan kulüp başkanlığı yapıyor. Bütün dünya bunları televizyondan izliyor. Galatasaray’ın, Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın, Trabzonspor ve Başakşehir’in hakem hatalarından kaybettiği ya da kazandığı bir sürü maç yok mu? Onların başkanları haksızlığa uğradığı zaman tabancaya mı sarılıyorlar! Çok kötü bir örnek bu. Hiç yakışmadı Hasan başkana...
Evet, hakem kırmızı kart pozisyonunda duygusal davrandı. Bütün futbolcular ağlıyordu. Emre Akbaba’ya vuran isim Samudio da büyük üzüntü yaşadı. Hakem belki de yaşananlardan etkilenerek futbolcuyu oyundan attı. Ağır bir karardı. Ama penaltılara hiç kimsenin bir şey söylemeye hakkı yok.
İkiye bölündük
Onyekuru’nun tartışılan ikinci penaltısında Türkiye ikiye bölündü. Sana göre bana göre... Evet, ben hakemlerimizin çok formsuz olduğuna inananlardanım. Çok hata da yapıyorlar. Ama burada Galatasaray üzerinden gündem yaratmayı kabul etmiyorum. Konyaspor maçında da Galatasaray’ın iki penaltısı verilmedi. Fenerbahçe derbisinde de yaşananlar ortada. İstanbul’daki Rize ve Konya maçları çabucak unutuluyor.
Tabii ki hakemlerimizin daha iyi maç yönetmeleri lazım. Ama eldeki malzeme bu. Piyango kime vurursa!
Dönüyorum, yine çok üzüldüğüm o 7 yaşında Fenerbahçe stadını gezmeye gelen Galatasaraylı yavruya ters giydirilen sarı-kırmızı hırkaya. Hakikaten biz cinnet geçiriyoruz. Ben suçlunun kim olduğunu öğrendim. Bu tür insanların, hele öğretmen olursa aramızda dolaşması bile doğru değil. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç da bu olaya büyük tepki gösterdi. Bugün bana yarın sana... Artık herkes konuştuğuna dikkat etmeli. Tahammülsüzlük çok kötü boyutlara geldi. Futbolumuzu kirletmeye çalışanlarla sadece TFF değil, hepimiz mücadele etmeliyiz.

Diagne'de Melo ruhu var

Bu sezon Türkiye’de en çok tartışılan futbolcu Diagne oldu. Efendim, Galatasaray nasıl 10 milyon euroya transfer edermiş? Daha sonra büyük ulemalardan yorumlar geldi ‘Diagne çöpmüş’ diye.
Her neyse alıştık artık böyle yorumlara. Rize maçında etkilendiğim bir olay oldu. İlk penaltıyı Diagne kaçırdı. Daha sonra ikinci penaltıda kulübe, Sinan Gümüş’ü işaret etti. Senegalli futbolcu ise Sinan’ı iterek elindeki topu aldı ve ‘Ben atacağım’ dedi. Topu beyaz noktaya dikti. Penaltı kaçırmış bir futbolcu bu cesareti gösteriyorsa ben ona saygı duyarım.
İkinci penaltıyı da kaçırsa kariyeri için çok büyük darbe yerdi. Biraz daha açayım, Fatih Terim, onu ya uçağa almazdı ya da Rize’nin dalgalı denizlerinde bırakırdı!
Ama Diagne’de mangal gibi yürek var, cesaret var. Ben bu yüreyi daha önceden Melo’da görüyordum. Kavgacı bir ruhu vardı, çok hırslıydı. Diagne, şimdi Melo’nun yerini aldı Galatasaray’da. Takımın bir parçası oldu.
Evet katılıyorum sorunlu bir futbolcu. Her zaman için hocasının başını belaya sokabilir. Ama gösterdiği gayretle de saygıyı hak ediyor.

Kaybeden Kasımpaşa oldu

Mustafa Denizli’yi çok iyi tanırım. Her zaman için hedefleri büyük olan bir hocadır. Çıtayı hep en yukarıya koyar. Düşünebiliyor musunuz, Süper Lig’in ilk yarısında Diagne ve Trezeguet kaçırdığı penaltıları gole çevirebilselerdi, devreye lider gireceklerdi, 4. bitirdiler. Ara transfer döneminde Diagne ve Eduok takımdan ayrıldı.
Yine de Kasımpaşa’nın hedefi çok büyüktü. İkinci yarıda oynadığı ilk 8 maçı gözünüzün önüne getirin. Bir takım bu kadar rahat gol yer mi? Hiç kusura bakmasınlar övgüler yağdırdığım, milli takıma alınmalı dediğim Veysel Sarı, öyle hatalar yaptı ki, takımına öyle goller yedirdi ki gözlerime inanamadım. Hele Konya karşılaşması, dönüm maçıydı. Jahovic’e, kendi hatasından iki gol attırdı ki bunu unutamıyorum, hayatım boyunca da unutmayacağım.
Art niyet var mı, yok mu bilmiyorum. Varsa Allah’a havale ediyorum. Futbolcular hedef olarak zirveyi seçmediler. Bunun faturasını da Kasımpaşa ödedi, Mustafa Denizli değil.