Abartmayı hiç sevmem ama Başkan Mustafa Cengiz ve Fatih Terim, Türkiye’nin üstünde, Şampiyonlar Ligi’nde en azından grupları geçecek bir takım kurdu. Futbolculara bakıyorum orta sahada Seri, Nzonzi ve Donk, önlerinde Belhanda, sağda Feghouli, solda Babel, forvette Falcao ve Diagne. Ayrıca Senegalli forvetin gidip gitmeyeceği belli değil.
Üstüne basa basa söylüyorum Emre Mor Galatasaray’ın Messi’si olacak. Anladığım kadarıyla hocası Emre’yi Belhanda’ya teslim etmiş. Fiorentina maçındaki verkaçlar, attığı şutlar ve üstelik daha hazır değil. İki bek Nagatomo ve Mariano... Yedekleri Linnes ve Ömer Bayram, ikisi de birbirinden iyi. Jimmy Durmaz da rekabetin içinde, performansını artıracak. Muslera, dünyanın sayılı kalecilerinden. Defansta Marcao ve Luyindama... Herkes ‘Bu ikiliyi Fiorentina maçında gördük’ diyecek.
Biraz açıklayayım bunu... O maçın oynanacağı gün sabah dokuzda kondisyoner Bartali 1,5 saat takımı öyle bir çalıştırdı ki bütün futbolcuların dili çıktı. Akşam maçta hava sıcaklığı 39.5, nem oranı yüzde 95 seviyesindeydi. Futbolcular kendilerini bir yere kadar zorlayabildiler. Fatih Terim saha kenarında belindeki ağrılardan kıvranıyordu. Feghouli ise böbreğindeki taş ağrısıyla mümkün olduğu kadar oynadı. İtalya dönüşü sabah 6.30’da direkt hastaneye giderek hoca ameliyat oldu, Cezayirli futbolcu taşı kırdırdı. Ben de o gün hastanedeydim. Ziyarete gelen futbolcuların birbirlerine bağlılığını, üzüntülerini görünce Galatasaray’ın gerçekten artık saha dışında da iyi bir takım olduğunu gördüm.
Tabii ki Fatih Terim’den beklenti büyük. Kendisi de “hayallerim var” diyor başka bir şey demiyor. Şu an takım hazır değil. Devler Ligi’ne kadar hazır olacak. O zaman herkes farklı bir Galatasaray seyredecek. Önceki günkü Chelsea-Liverpool karşılaşmasında oynanan futbolu izledikten sonra sarı-kırmızılıların bu takımlardan eksiği ne diye ciddi ciddi düşündüm. Çok değil, dört hafta sonra herkesin çok farklı bir Galatasaray seyredeceğine eminim.

Özbek’e dava açılmalı
İnanın şoktayım... Kulüp başkanlığı yapmış birisi ilk kez kendi kulübüne haciz gönderiyor. Hem de bu haciz bütün branşlarda gelecek paraları kapsıyor. Ben böyle bir şeyi kabul edemiyorum. Ve 30 milyon Galatasaraylının da kabul edeceğini zannetmiyorum.
Başka kulüp başkanlarına bakın. 200 milyon lira alacağı olan başkanlar aradan yıllar geçmesine rağmen kulüplerini taciz etmiyorlar. Ama maalesef Dursun Özbek’in kendisine rütbe taktıran kulübüne hele böyle transferler yapılırken, bu davranışı gerçekten affedilir gibi değil. Başkan Mustafa Cengiz gerçekten çok iyi niyetli bir insan. Ben onun yerinde olsaydım karşı dava açardım. Ve mahkemede de suçlayacağım konular şunlar olurdu:
- Galatasaray Adası’nı kim yıktırdı?
- Şu an depolarda bulunan 470 bin sarı bilekliğin sorumlusu kim?
- Çatalca’da tutulan depoların kirası, çalınan iki tır Store malzemesi ve yüksek parayla yapılan transferlerin hesabı.
Kulübün zararlarını Dursun Özbek’ten tahsil etmek isterdim. Bu suçlamaları hasır altı etmezdim. Tabii ki Özbek’in alacağına bir itirazım yok. Ama 8 milyon euro’ya, 2.5 milyon lira faizi de talep ediyor. Kulüp tarihine geçmek varken, bu davranışıyla şimdi eski başkandan kimse iyi bahsetmeyecek.

Kadın hakem örnek olsun
UEFA Süper Kupa maçını yöneten kadın hakemler Stephanie Frappart ve yardımcılarına gerçekten hayran kaldım. Hiç oyunu germeden, neredeyse sıfır hatayla böyle büyük bir maçı bitirdiler. Bu akşam Süper Lig başlıyor, dilerim bizim hakemlerimiz de böyle başarılı olurlar. Futbolcularımız da Liverpool ve Chelseali futbolcular gibi medeni olurlar ve hakemi aldatmaya çalışmazlar. Gerçekten önceki günkü görüntülere bizim futbolumuzun da ihtiyacı var.