Kendime hep soruyorum, ‘Neden tıkır tıkır işleyen bir kulüp kaosa sokuldu’ diye. Ama cevabını bulamıyorum. Ben bu insanların Galatasaray’ı sevdiklerine inanmıyorum. Seven insan bunu yapmaz...
Başkan Mustafa Cengiz’i ibra etmiyorlar. Başkan buna rağmen yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla beraber evlerini, mülklerini bankaya ipotek vererek 75 milyon TL kredi çekip, futbolculardan ‘kulüpten alacağımız yoktur’ kağıdını alıp, UEFA’ya gönderiyor. Bunun sonucunda da önümüzdeki sezon Avrupa kupalarına katılma hakkı kazanıyor.
Beşiktaş çok zorda. Başkan Fikret Orman ‘küçüleceğiz’ diyor. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç büyük bir kampanya başlattı. O da ‘herkes kulübüne yardımcı olsun’ diyor. Trabzonspor’da ise sorunlar zaten ortada. Transfer yasağıyla karşı karşıya kaldılar. Mali konularda bu kadar sıkıntı yaşanırken Galatasaray Başkanı Cengiz, hiç kimseden para istemeden sorunu kendisi çözdü. Hem de ibra edilmeden...
Başkan, ‘Bu parayı ben ödemiyorum’ diyebilir miydi? Tabii ki derdi. Galatasaray da önümüzdeki sezon Avrupa kupalarına katılamazdı. Vicdanı olan bir insanın bu hareketi alkışlaması lazım. Tabii böyle bir şey olması mümkün değil! Çünkü Galatasaray iyi olursa bu bazı insanların işine gelmez. Şu hale bakın, bir gece uyku uyuyamadım. Eski başkanlardan biri ‘Dağdan gelen başkan’ diye Mustafa Cengiz’e hitap ediyor. Belli bir yaştan sonra insanlarda beyin tutulması olabiliyor! Özellikle bunu doktorlara sordum. Bana böyle olduğunu söylediler.
Mustafa Cengiz, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Yani mülkiyeli... 600 tane şubesi olan çok büyük firmalara çağ atlatmış, CEO’luk yapmış bir isim. Şu anda da kendi petrol işinde çok başarılı. Ailesi, çocukları... Hepsi kültürlü, pırıl pırıl insanlar. Ben merak ediyorum, dağdan gelen başkan diye hitap eden kişi acaba kendisi nereden gelmiş. Bu şartlar altında seçim olup olmayacağı, Başkan Cengiz’in katılıp katılmayacağı belli değil. Kimseyle konuşmadım, ama şu kadarını söyleyeyim, Florya da huzursuz. Üstüne basa basa söylüyorum, Cengiz’den sonraki hamle Fatih Terim’e yapılacak. Bu, kesin ve net... Çünkü ben bu insanların içini biliyorum.
Seçim oldu, ‘X’ kişi başkan seçildi. Hakikaten merak ediyorum, 30 milyonluk o büyük taraftarın desteğini nasıl arkasına alacak, stada nasıl maç seyretmeye gelecek, tribündeki olumsuz tezahüratları nasıl durduracak? Her şeyden önemlisi de kulübe nasıl huzur getirecek? Gerçekten bu soruların cevaplarını bilmiyorum.

Islıklamak yakışmadı
Galatasaray’ın Malatyaspor karşısındaki performansı iyi değildi. Sadece Ndiaye, Emre Taşdemir ve Muslera kendilerini paraladılar. Geriye kalanların hepsi formsuzdu. Bu yaşanan huzursuzluklar, lige verilen devre tatili gibi üç haftalık ara, herkesi etkilemiş. Diagne’den taraftar haklı olarak gol ve daha iyi performans bekliyor.
Senegalli golcü şu anda bunlara cevap verecek psikolojide değil. Belli ki sıkıntı yaşıyor. Pas vermeye, şut çekmeye, ikili mücadele yapmaya çekiniyor ve kendiyle savaş halinde. Bir de tribünler yuhalayıp, ıslıklayınca eli ayağı iyice birbirine karışıyor.
Öyle ya da böyle Diagne’ye çok büyük para verildi. Ben bir sene bütün maçlarını seyrettim. Kimini tribünden, kimini televizyondan. Seyrettiğim futbolcu bu değildi. Ama eski Diagne’nin geri geleceğini çok iyi biliyorum. Fatih Terim çabalıyor, oyuncunun kendisi çabalıyor, biraz da arkadaşları yardım ederse bu sıkıntıyı çabuk atlatır.
Malatya maçı dahil hiçbir müsabakada doğru dürüst tek orta Diagne’yi bulmadı. Ama bu hep böyle devam edecek diye bir şey yok. Taraftar aralarında bölünmezse, ıslık yerine, yuhalamak yerine destek verirlerse kalan maçlarda takımına katkı sağlar. Protesto sürerse ona verilen para çöpe gider.

İkincilik de çok kıymetli
Bütün kulüplerin gözü tabii ki şampiyonluk kupasında. Başakşehir arayı açmış, hiçbir sıkıntıları yok, kalan 8 haftada çok büyük hata yapmazlarsa mutlu sona ulaşırlar. Galatasaray’ın şampiyon olması kendi elinde değil, Başakşehir’in puan kaybetmesine bağlı. Bir de buna sarı-kırmızılıların bütün maçlarını kazanması gerektiğini düşünürsek hedefe ulaşmak kolay değil.
Ancak ligi ikinci bitirirsen TFF’den 26 milyon lira alıyorsun. Şampiyonlar Ligi için iki ön eleme turu oynuyorsun, kazanırsan Devler Ligi’nde devam ediyorsun, kaybedersen UEFA Avrupa Ligi’nde gruplara kalıyorsun... Bu yüzden ikinciliği hiç kimse küçümsemesin. Beşiktaş ile Galatasaray arasında bundan sonraki maçlarda müthiş bir yarış olacak.