Uzun senelerdir Fatih Terim’i tanırım. Hep söylediği bir laf vardır; ‘Ben sahaya on bir futbolcu çıkarabiliyorsam demek ki eksiğim yok.’
Terim, teknik direktörlük hayatında hiçbir zaman sakat futbolcuları sorun etmemiştir. Bu milli takım arasından sakat olarak dönen birçok futbolcu oldu. Bunların içinde oynayabilecek durumda olanlar da var. Ama bugün Başakşehir, salı günü Club Brugge, önümüzdeki pazar da Trabzonspor maçları... Üçü de birbirinden zor karşılaşmalar olacak. Brugge maçı hepsinden önemli. Galatasaray’ın Avrupa’ya devam edip etmeyeceği bu müsabakada belli olacak. Sarı-kırmızılılar, Başakşehir ve Trabzonspor gibi iki zor takımı yenerse Süper Lig’de de Galatasaray fırtınası esecek.
Türkiye’de krizleri en iyi yönetecek hocaların başında Fatih Terim gelir. Tabii sakatlar büyük bir sorun. En önemlisi de Falcao’nun uzun süreli sakatlığı. Dünya çapında bir golcüyü hoca sakatlığı yüzünden kullanamıyor. Ve bu futbolcudan tam randıman alması devre arasına kadar sürecek. Ama şunu söyleyeyim Falcao, çok karakterli bir futbolcu. Yine gollerini atmaya devam edecek. Ama Falcao iyileşene kadar, Andone yok, Babel yarı sakat, bütün yük Adem Büyük’e binecek.
Bu Terim için sorun olur mu? Tabii ki olur. Ama şöyle düşünmek lazım, iki senedir bu takım şampiyon olurken doğru dürüst bir golcüsü yoktu. Ömer Bayram, büyük bir çıkış yakaladı. Gaziantep FK maçında takımın en iyisiydi. Aynı başarıyı Andorra ile oynanan milli maçta da gösterdi. Emre Taşdemir, temposuyla, attırdığı golle Nagatomo’dan daha başarılıydı. O da üstüne koyarak kendini göstermeye başladı.
Ben en büyük patlamayı Emre Mor’dan bekliyorum. Herkes bir sürü laflar söylüyor, Emre’nin takımına katkı veremeyeceği konuşuluyor. Ben hiçbirine katılmıyorum. Biraz sabırlı olmak lazım. Allah, Emre’ye her türlü yeteneği vermiş. Artık alışma döneminin sonuna geldiğini düşünüyorum. Ahmet Çalık’a Gaziantep maçında hayran kaldım. Sıfır hatayla oynadı. Ben bu yerli futbolcuların içine Taylan’ın da yakında katılacağını tahmin ediyorum.
Galatasaray’da çok büyük sorunlar var gibi söylense de bunların hiçbiri doğru değil. Fatih Terim’in Gaziantep maçıyla bunları aştığını düşünüyorum. Bugünkü Başakşehir karşılaşmasında da takımın eksiklerine rağmen gerçek gücünü göreceğiz.

Lucescu kalsaydı gruptan çıkamazdık
Bizim yabancı hayranlığımız hiç bitmez, bitmeyecek de. Şenol Güneş, bana göre bir dahi. Yerle bir olmuş, Türk halkının desteğini kaybetmiş olan milli takımımız bugün herkesin gözbebeği oldu.
Bütün dünya Şenol Güneş’ten, bu gençlerden bahsediyor. Elemeler süresince üç gol yiyoruz, üçü de duran toptan. Bu istatistik hiçbir takımda yok. Dünya Kupası’nı kaldırmış Fransa’yı Türkiye’deki maçta yeniyoruz, deplasmanda berabere kalıyoruz. Son maçımız Andorra karşısında, o soğuk iklim her takıma zor gelmiştir.
İzlanda maçının ardından 9 futbolcuyu kadrodan çıkarıyoruz, forma şansı bekleyen isimlerle elimizi kolumuzu sallayarak iki farklı galip geliyoruz. Bırakalım Allah aşkına yabancı hayranlığını. Şenol Güneş’e helal olsun. Takımı bütünleştirdi, milli formanın ne kadar değerli olduğunu futbolcuların beynine kazıdı ve geleceğin milli takımını yarattı. Bu çocuklar en az on sene daha ay-yıldızlı formaya hizmet edecekler. Şimdi Şenol Güneş’i alkışlama zamanı. Türk spor tarihine ikinci defa ismini altın harflerle yazdırdı.

Yasak, Anadolu futbolunu bitirir
Rıza Çalımbay’ın Sivasspor’u Süper Lig’in lideri... Alanyaspor, Başakşehir, Yeni Malatya, Gaziantep FK ise zirveyi zorluyor. Ligimize heyecan getirdiler. Herkes yabancı sayısının kısatlanacağından bahsediyor. İnanın üzülüyorum.
Neden bu güzellikleri ortadan kaldırmak istiyorlar, bunu da anlayamıyorum. Şu anki yabancı sayısı değişmemeli. Bakın Anadolu kulüpleri, dört büyükleri nasıl hırpalıyorlar. Yerli futbolcu zaten iyiyse formayı kapıyor. Bugün kısıtlama gelse Anadolu takımlarının elindeki iyi yerli futbolcuları mutlaka dört büyükler alacak. Sonra ne olacak? Bugün zirveye oynayan takımlar o zaman kümede kalma mücadelesi verecek. Gözünüzü seveyim, bu kuralı değiştirmeyin.