Şansal Büyüka: Galatasaray nasıl çöktü?

Gelen 4 forvete rağmen Gomis’in yeri dolmadı. Gelmek isteyen Rodrigues’e kapı kapatıldı. Dört transfer döneminde 19 futbolcu alındı ama ağır yanlışlar yapıldı. Gidici görünen futbolculara bel bağlandı. Terim’in, sihirli dokunuşlarından eser kalmadı

Şansal Büyüka: Galatasaray nasıl çöktü?

ŞANSAL BÜYÜKA İLE DOBRA DOBRA

Galatasaray dört transfer döneminde (Temmuz-Ocak, Temmuz-Ocak), tam 19 futbolcu aldı, 32 milyon euro bonservis bedeli ödedi. Fatih Hoca buna rağmen Beşiktaş maçından sonra, “Ocak ayında 10-11 futbolcu lazım” dedi. Bundan şunu anlıyorum: Demek ki, transfer dönemlerinde çok ağır yanlışlar yapıldı.
-Galatasaray, “Poposu büyük... Çok paracı” gibi sanal bahanelerle 30 gollü Gomis’i gönderdi. 15 milyon euroya Diagne’yi aldı, Mitroglou’nu aldı, Andone’yi aldı, Falcao geldi, bekleniyor. Ama henüz beğenilmeyip gönderilen bir Gomis bulunamadı.
-Galatasaray’ın sol bek aradığını Nagatomo, müşteri bulunursa satılacağını Mariano biliyor. Feghouli ile Belhanda uzatmaları oynadıklarının çok farkında... Böyle bir yapıdan, böyle bir takımdan Galatasaray formasına sahip çıkmalarını beklemek hayalcilik gibi bir şey...
- Rodrigues’in Menajeri, Fenerbahçe öncesi Galatasaray‘a telefon etti, “Gelelim” dedi. Galatasaray, “Onyekuru’yu alıyoruz” diye istemedi. Rodrigues, Fenerbahçe’ye gitti, Onyekuru alınamadı. Galatasaray daldaki kuşu kovalarken, eldeki kuşu da kaçırdı.
- Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde salı günü, Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi’nde perşembe günü oynadı. Yani Galatasaray maça iki gün daha fazla dinlenmiş olarak çıktı. Baktık sahada Galatasaray yürüdü, iki gün daha az dinlenen Beşiktaş tazı gibi koştu. Garip bir durum...
-Fatih Hoca en umutsuz anlarda, en sıkışık durumlarda, “Büyülü dokunuşlar” yapar bir sihirbaz gibi “Şapkadan tavşan” çıkarırdı. Özellikle bu sezon o dokunuşlar yok, olsa da zaten takım tepki vermiyor.

Bu kadar yanlıştan bir doğru çıkar mı?
Galatasaray yaptığı yanlışların faturasını ödüyor. Bir anlamda ektiğini biçiyor. Ne yaptı, ya da yapması gerekirken yapmadı Galatasaray;
-Gomis gibi 30 gollü bir oyuncunun gitmesine seyirci kaldılar; YANLIŞ
-Fernando gibi orta sahanın adeta “Avcı köpeği”ni kaçırdılar; YANLIŞ
-Ndiaye gibi çok önemli bir orta saha oyuncusunu kaybettiler; YANLIŞ
- Linnes gibi, her eve lazım, “Süper yedek”i kadro dışı bıraktılar; YANLIŞ
-“Lemina altı ay oynamadı” dediler, buna rağmen aldılar; YANLIŞ
-Takımda formaya sahip çıkacak tek futbolcu bırakmadılar; YANLIŞ
-Tepkiyi, isyanı, mücadeleyi, kavgayı unuttular; YANLIŞ
-Tamamı yabancılardan kurulu takımla futbola yabancı kaldılar; YANLIŞ
-Transferde bütün enerjiyi, zamanı, parayı Falcao’ya harcadılar; YANLIŞ
-Onyekuru gibi “Süper hız”ın kalması konusunda yeterli çabayı göstermediler; YANLIŞ kere YANLIŞ
Eee… Bu kadar “YANLIŞ”tan da, bir “DOĞRU” çıkmaz.

Hakkınızı helal edin
2001 yılında kurduğumuz, geliştirip büyüttüğümüz, Türkiye’nin en büyük markalarından biri haline getirdiğimiz, o zamanki adıyla Lig TV’den, bugünkü adıyla beIN Sports’tan el sıkışarak, gönülden vedalaşarak ayrıldım.
İki yıldır ayrılmak istiyordum. Bu konuda beIN Medya Grup CEO’su Yousef Al-Obaidly ile beIN Sports Genel Müdürü Saad Al Hudaifi’ye, Lig TV’yi birlikte kurup birlikte büyüttüğümüz, kendi alanlarında Türkiye’nin en iyisi olan çalışma arkadaşlarıma ve bizi hep zirvede tutan değerli Türk halkına, en önemlisi; babalarını yeteri kadar göremeden büyüyen evlatlarıma, yıllarca hafta sonlarını yalnız geçiren, her akşam sabır ve büyük bir anlayışla yolumu gözleyen sevgili eşime yürekten teşekkür ediyorum.
Eğer bir kusur eylediysek, affola... Hakkınızı helal edin.

Karakter meselesi!
Galatasaray’ın efsane oyuncusu, beIN Sports yorumcusu Tugay Kerimoğlu maç sonu yorumunda Galatasaray kulübünde futbolcular için asılı olan bir ifadeyi okudu; “Sizi buraya getiren yeteneğiniz, burada tutan karakterinizdir...” Bu ifade acaba Galatasaray’ın yabancı oyuncularına tam anlamı ile tercüme edildi mi?

HAFTANIN  TOP 5 GOLÜ
1. Bifouma (B.Malatya)
2. Vedat Muriç (F.Bahçe)
3. Umut Nayir (Beşiktaş)
4. Rodrigues (F.Bahçe)
5. Hajradinoviç (K.Paşa)

Söylesenize hocam!
Az mı çalışıyoruz, futbolcular üstünde otorite mi kuramıyoruz, çağdaş futbola ayak mı uyduramıyoruz... Söylesenize hocalarımız, biz niye Avrupalıların gerisinde kalıyoruz?

Avrupa kupalarında resmen dökülüyoruz. Galatasaray sonuncu sırada... Üç maç, henüz golü bile yok... Hadi Galatasaray, Şampiyonlar Ligi’nde... UEFA Avrupa Ligi’nde Beşiktaş da, Trabzon da gruplarında sonuncu sıradalar.
Avrupa maçlarını, daha doğrusu Avrupa takımlarını görünce, bizim takımlarla aradaki temel farklar ortaya çıkıyor. Bu futbolun temel kurallarını Avrupalılar yapıyor da, biz niye yapamıyoruz? Üstelik sıradan takımlar, bütçeleri bizden daha küçük takımlar yapıyor da, biz niye yapamıyoruz?
“Onlar Avrupalı futbolcu” diyorsanız, bizim takımlarda da “Türk futbolcu” yok denecek kadar az... O zaman bizim hocalarımıza, teknik direktörlerimize soralım... Buna hakkımız var;
-Avrupalı nasıl oluyor da bu kadar hızlı düşünüp bu kadar hızlı oynuyor, biz oynayamıyoruz?
- Avrupalı asla çalım yapmıyor da, biz çalım illetinden niye kurtulamıyoruz?
-Avrupalı sürekli “tek top” oynuyor da, biz niye oynayamıyoruz?
-Avrupalı niye 5-10 saniyede ve beş pasla gole gidip atıyor da biz niye atamıyoruz?
Az mı çalışıyoruz, futbolcular üstünde otorite mi kuramıyoruz, gelişen-değişen antrenman sistemlerinin gerisinde mi kalıyoruz, çağdaş futbola ayak mı uyduramıyoruz...
Söylesenize hocalarımız, söylesenize; Biz niye Avrupalıların gerisinde kalıyoruz.

Haftanın 5 olayı
1 Beşiktaş’ın maçın ikinci yarısında G.Saray’ı adeta hapsetmesi, Galatasaray’ın kendi yarı alanında çaresiz kalması...
2 Önceki hafta deplasmanda Antalya’yı 6-0 yenen Gençlerbirliği’nin bu hafta kendi sahasında Denizli’ye 2-0 kaybetmesi...
3 F.Bahçe’nin deplasmanlarda toplam 3 gol yiyen Konyaspor’a 27 dakika içinde 3 gol atması...
4 8 haftada sadece 7 gol yiyen Göztepe’nin, kendi sahasında Kasımpaşa’dan 4 gol birden yemesi...
5 Beşiktaş-G.Saray maçında kornerlerde Beşiktaş’ın 7-0 üstünlük sağlaması... Galatasaray’ın korner atmadan maçı bitirmesinin anlatılır ve anlaşılır bir yanının olmaması...

Beşiktaş’ın kazançları
Galatasaray galibiyeti, Kartal’a ve bu çatı altındaki Ahmet Nur Çebi, Abdullah Avcı, taraftar ve siyah-beyazlılara çok şey kazandırdı

Beşiktaş, Galatasaray galibiyeti ile neler kazandı... Kendimizce sıralayalım;
- Başkan Ahmet Çebi ve yönetimi moral kazandı.
-Teknik direktör Abdullah Avcı, kredi ve zaman kazandı.
- “Bir zamanlar Kartal’dı” lafı rafa kalktı, “Her zaman, her şartta Kartal” lafı kazandı.
- Seyircinin gönlünü kazandı.
- Zirve yarışında heyecanlanıp yeni umutlar kazandı.
-Savunmada Roco ve Rebocho’yu kazandı.
-Çok gol kaçırmasına rağmen Umut Nayir’ı kazandı.
-Galatasaray maçını kazandı...

Takım yıldızı
Ç.Rizespor (***)- A.Gücü (*)
Sivasspor (**)- Antalya (**)
Gaziantep (**)- Alanya (**)
F.Bahçe (****) - Konyaspor (*)
Malatya (****) - Kayseri (*)
G.Birliği (*) - Denizli (****)
Göztepe (*) - K.Paşa (***)
Beşiktaş (****) - G.Saray (*)
Başakşehir (***)-Trabzon (***)

Vatandaşın günahı ne?
Yeni vergi yasası ile birlikte önemli para kazanan futbolcuların gelir vergisi dilimi % 40’a çıkıyor. Futbol dünyasında bir panik, bir telaş sormayın gitsin. Yıllardır bu vergileri ödeyen vatandaşın günahı ne? Vatandaş bu vergileri ödediğine göre, futbolcular da ödesin.

Ozan Tufan’ın kazandırdıkları
Fenerbahçe camiası, hatta Türk futbolu, yatıp kalkıp Sergen Yalçın’a teşekkür etsin. Ozan Tufan geçen yıl “tam gaz” kayba koşarken, adeta uçurumdan atlamaya hazırlanırken, kendisini Alanyaspor’a kiraladı ve yeniden hayata döndürdü.
Son Konya maçında da çok dikkatli izledim. Ozan Tufan bu ülkede kendi ceza alanı yayı üstünden, rakip ceza alanına en kestirme, en kısa yoldan giden, yan pas tanımayan, ara yollara sapmayan, inadına dikine dikine oynayan, orta sahayı en çabuk geçen oyuncuların başında geliyor.
Dikine oyunun, bir takıma ne kadar zaman kazandırdığını, rakip savunmayı ne kadar hazırlıksız ve eksik adamla yakaladığını Ozan Tufan’ın hızlı ve dikine çıkışlarında çok sık ve çok net görüyoruz. Bir yan pas “düşmanı” olarak, Ozan Tufan’ın “dikine” oyun anlayışını son derece önemsiyorum.

Güvendiğin dağlara kar yağabiliyor!
Ligin en güvenilir kalecilerinden Konyasporlu Serkan önceki hafta maçın daha 15. saniyesinde “aklın almayacağı” bir kırmızı kart yemişti! Serkan’ın “akıl dışı” hatasına bu hafta güvenilir bir kaleci daha katıldı. Kayseri kalecisi Lung çok kolay bir pozisyonda ıska geçince topu ağlarında gördü. Hadi oyun 3-0’dı, 4-0 oldu, fazla bir şey değişmedi. Ancak Göztepe kalecisi Beto, ceza alanı içinde kendi yanlışından topu kaybedip daha sonra kazanmak için Aytaç’ın ayağına basınca penaltıya neden oldu ve Göztepe yenik duruma düştü. Futbol bu; bazen güvendiğimiz dağlara kar yağabiliyor.

Yanal için mutlu oldum
Fenerbahçe seyircisinin son Konya maçında hocası Ersun Yanal’a verdiği desteğe mutlu oldum. Ersun Yanal bu ülkenin, en kolay, en rahat, her fırsatta, ilk fırsatta eleştirilen hocasıdır. Sanki hiç iyi iş yapmıyor gibi...
Ersun Yanal, dar bir çevrede yaşamanın, kulis yapmamanın, mavi boncuk dağıtmamanın faturasını böyle ödüyor.

Alışılmış değil ancak doğru örnek
Beşiktaş çok önemli bir galibiyet almasına rağmen yeni Başkan Ahmet Nur Çebi ile yöneticiler, maç sonrası kendilerini kemeraların karşısına atmadılar. Beşiktaşlı oyuncular ve hocaları maç sonra soyunma odasındaki coşkularını bir video ile paylaştılar, ortada ne başkan vardı, ne de yöneticiler... Türk futbolunun yerleşik düzeninde alışılmış bir durum değil... Ama doğru ve örnek bir durum...

Şansal Büyüka: Galatasaray nasıl çöktü

 

 

Galatasaray kafilesi İstanbul'a döndü

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber