Selçuk Dereli

Selçuk Dereli

selcuk.dereli@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Burak Yılmaz, bir çok defa maçını yönettiğim ve uzun süreden bu yana takip ettiğim bir futbolcu. Burak, özellikle son iki yıldaki başarılı performansıyla göz kamaştırıyor. Geçenlerde yayıncı kuruluşa vermiş olduğu bir röportajını izledim. Burada soruları içtenlikle yanıtlarken aslında olaylara ne kadar hakim olduğunun mesajını da verir gibiydi. Belli ki kendisini her yönden geliştirme çabası içinde. Günümüz futbolcularından farklı yönleri olduğu kesin, kalıplaşmış cümleler kurmak yerine daha özgün ve samimi konuşuyor.

Haberin Devamı

Burak en başarılı forvet
Burak’ın gösterdiği başarılı performans, tatsız tuzsuz giden Süper Lig maçlarında gözümüzün pasını siliyor. Kim ne derse desin bana göre Burak, ligimizin son yıllarda gördüğü en başarılı forvet oyuncusu. Hırsı, temposu ve coşkusu taraflı tarafsız herkesin ilgisini çekiyor. Attığı gollerdeki yeteneği ise görülmeye değer. Bu hafta Karabük’e atmış olduğu gollerdeki ustaca vuruşları dikkat çekti. Hatta bu kadar çok ofsayta düşmemiş olsaydı bir gol rekoru bile kırabilirdi.
Burak Yılmaz, Süper Lig kariyerinin henüz başlarında çok güçlü ama çekingen, hızlı ama tekniği zayıf bir oyuncuydu. Tecrübesi arttıkça tekniği gelişti ve kendine güveni arttı. Sahada iyi yer alması ve kontrollü olması ona çok şey kattı. Her geçen gün üstüne biraz daha koyarak kendisini geliştirdi. Burada sevgili Şenol Güneş hocamızın emeğini de teslim etmem gerek. İyi kumaş usta terziyle buluşunca kendini daha iyi gösteriyor.
Burak’ın doksan dakika yönettiğim ilk maçı, 2008’in Mayıs ayında oynanan Manisaspor’un Denizlispor’u 3-2 yendiği maçtı. Tesadüftür ki Burak o maçta da üç gol birden atmıştı. Göstermiş olduğu başarılı performansı, çabukluğu ve güçlü fiziki yapısı ile Burak gelecekteki başarı sinyallerini verir gibiydi.

Diyaloğa girmemeli!
Burak’ın hakemlerle ve rakipleriyle girmiş olduğu gereksiz diyaloglar en sık eleştirdiğim yönleri. İnanıyorum ki bu yönünü de kontrol ederse Burak çok daha başarılı olacaktır.
Henüz 26 yaşında olan Burak’ın önünde daha uzun yıllar var. Hem milli takımımızın, hem de ligimizin böyle başarılı futbolculara ihtiyacı var.
Sevgili Burak! Elindeki meziyetlerin kıymetini bil! Doğru yerde ve doğru zamanda yapacağın işler, resminin ülkemizin yıldız futbolcuları arasında olmasını sağlayacak. Eğer bunun tersini yaparsan; işte bir çok kötü örnek önünde zaten...

Dördüncü hafta gözlemleri

Haberin Devamı

Hakemler bu hafta, bir iki maç dışında başarılı oldular. Disiplin uygulamalarında daha az hata yapan hakemlerin, oyun kontrolleri ise üst seviyedeydi. İtirazlar konusunda daha duyarlı davrandılar. Yardımcı hakemlerin örnek ofsayt ve faul değerlendirmeleriyle maçlara önemli katkı yaptıklarını gördük.

Müftüoğlu hatalıydı
Hakemler yapmış oldukları hatalarla ilk üç haftada kredilerinin çoğunu bitirmişti ve böyle başarılı geçen bir haftaya ihtiyaçları vardı. O nedenle MHK ve hakemler rahat bir nefes aldılar.
Haftanın ilk maçı olan Kayserispor-Fenerbahçe maçı ise hakemler adına gerçekten çok kötü görüntülere sahne oldu. Hakem Kuddusi Müftüoğlu birçok kart hatası yaptı. Bilica’nın kendi ceza alanı içinde topla eliyle oynamasını yanlış değerlendirdi. Üstelik Kayserispor’lu Zurab’ın topla elle oynadığını zannederek ona bir sarı kart ve aleyhine bir serbest vuruş kararı verdi ve fahiş bir hataya imza attı. Burada Kuddusi bunu yaptı ama acaba o hatta bulunan yardımcı hakem ne yaptı? İsmail Şencan neden hakemine yardımcı olmadı? Biliyoruz ki İsmail daha önceki yıllarda oynanan, Galatasaray-Denizlispor maçında böyle bir pozisyonda hakemine örnek(!) bir yardımda bulunmuştu. Orada diğer yardımcı hakem pozisyonu görmüş ama nasılsa yardımı da İsmail yapmıştı(!) Neyse, Kayserispor-Fenerbahçe maçına gelelim, bu pozisyonda İsmail’in önü açık ve pozisyonu da görebiliyor. Şimdi soruyorum İsmail’e, eğer yardımcı hakem olarak sen bu pozisyonda hakemine yardımcı olmayacaksan, o çizgide yardımcı hakeme ne gerek var demezler mi İsmail? İşte böyle bir pozisyon gelir ayağına dolanır. Nitekim Mersin İdman Yurdu - Gaziantepspor maçında yardımcı hakem Hakan Yemişken benzer bir pozisyonda hakemine penaltı vuruşu verdirerek başarılı bir yardımda bulundu ve iyi ki orada bir yardımcı hakem var dedirttirdi.

Haberin Devamı

Özkalfa tutarsızdı
Haftanın diğer maçlarında hakemler çok ciddi hatalar yapmadılar. Özellikle Kamil Abitoğlu’nun Trabzonspor-Karabükspor ve Fırat Aydınus’un Beşiktaş-Antalyaspor maçlarındaki yönetimleri çok başarılıydı. Abitoğlu sakindi. Sarı kart yorumları ve oyun kontrolü üst düzeyde idi. Aydınus’un bazı sarı kart uygulamalarında hataları olsa da ceza alanı içinde doğru yorumlar yaptığını gördük.
Galatasaray - Eskişehirspor maçında Tolga Özkalfa disiplin kontrolünde hatalar yaptı. İtirazlara verdiği kartlarda tutarsızdı. Galatasaray’ın ilk golünde Elmander’in Nadareviç’e müdahalesine faul vermiş olsa da kimse bir şey diyemezdi. Bıçak sırtı bir yorumdu.Veysel ve Selçuk’un pozisyonu çok net görünmüyor, o yüzden hakemlerin verdiği karar doğruydu demekten başka söyleyecek pek bir şey yok.

Gereksiz diyalog
Süleyman Abay, Gençlerbirliği-Ankaragücü maçında Serdar Özkan’ın ilk sarı kart gördüğü pozisyonda onunla lüzumsuz diyaloğa girerek kart görmesine sebep oldu. Bu hatalı kart sonrasında Serdar daha sonra yaptığı sert hareketle ikinci sarıdan kırmızı kartla ihraç oldu. Bu sarı kart doğruydu ancak, ilk sarı karta sebep olan hakem tutumunun maçı nerelere götürdüğüne ise iyi bir örnekti. Burada şunu söylemem gerekir ki bazı hakemler net olmayan pozisyonlarda sarı kartını çok erken kullanıyor ve bu da başlarına iş açıyor.

Joe Cole atılmalıydı
Trabzonspor beklenen performansından çok uzaktaydı. Düşünebiliyor musunuz, Trabzonspor'un rakip kalede yakaladığı ilk tehlikeli atağı maçın 50. dakikasında Serkan'ın şutuyla geldi.
İkincisi ise kazandığı penaltı atışıydı. Lille hızlı ve organize bir takım. Yakaladıkları önemli pozisyonları değerlendiremediler. Hakem Björn Kuipers faullerde ve kart uygulamalarında ciddi hatalar yaptı. Çok net faulleri atladı.
Hakem öyle bir pozisyonda faulü vermedi ki az daha Trabzonspor gol yiyordu. Kuipers ilk yarının son dakikasında Cole'un Cech'e yapmış olduğu müdahalede bir kırmızı kart vermeliydi.
Yer alma pozisyonlarında önemli hatalar yaptı. Kuipers'ın Trabzonspor'un kazanmış olduğu penaltı vuruşunda verdiği kararı ise çok doğruydu. Burada Lille'li oyuncu net bir şekilde topla eliyle oynadı.