Süper endişeler!

Mutlandırmalı futbol. Coşturmalı. Ne gezer! Vatandaşlarımızın yüzde doksanı derin endişelerde şimdi... Vatandaşlarımızın yüzde doksanı, dört büyük takımdan birini tutmakta çünki. Süper Lig başladı... Herkesi süper bir endişe sardı... Aslında ne olmalı?.. Kıvanç, sevinç, şevk değil mi? Sayın Daum görevde olduğu sürece Fenerbahçe sevenlerin huzur bulması çok uzak bir ihtimal olarak gözükmektedir. İşin garip tarafı Fenerbahçe en rahat takım olmalı değil mi? Para, stat, yıldızlar... Lakin takıma alınan her yıldız ile Daum'un biraz daha çuvalladığı tecrübeyle sabittir. Bir kere o yıldıza yer açmak var. Sonra adamı doğru yerde oynatmak. O yıldızdan en büyük verimi almak gibi çetrefil problemlere hiç girmeyelim. Daum'un elindeki "yıldız", romantizme katkı yapan gokyüzü feneri yerine tehdit unsuru metaora dönebilir her an. Şunu da söyleyelim; Fenerbahçe'nin hedefini henüz anlamış değilim ben. Rivayet muhtelif... Bazılarına göre lig şampiyonluğu yeterli, bazılarına göre Avrupa zaferleri gerekli. Hatta başkan ile teknik direktörün söyledikleri bile birbirini tutmuyor. Biri "Türkiye bizi kesmez" diyor, diğeri "bu kadro Avrupa'ya yetmez"...Fenerbahçe'deki derin endişelerin sebebi; bu hedef karambolüne yeni yıldızların eklenmesi ile Daum'un olası klasik demeci: "Yenilenen takımın başarıya ulaşması için zaman gerek". Fenerbahçe Beşiktaş ağırbaşlı bir takımdır... Lakin "baş"ın fazla ağırı, baş ağrısı yapar. Balık da baştan koktuğuna göre, Beşiktaş'ta öncelikle Rıza Hoca'ya motivasyon gereklidir. Artık yoga mı yapar, yanına laz fıkraları anlatan bir asistan mı alır bilemem. Ama bir an önce yüzü gülmelidir Rıza Hoca'nın...Yazılı basında bu iş "anlık" da olsa hallediliyor da, Rıza Hoca her televizyona çıktığında içimi derin bir umutsuzluk kaplıyor benim. Maalesef en büyük müjdeleri bile komşu cenazesinde "taziye"de bulunan bir ifadeyle veriyor hocam. Kleberson alındı, hava alanı dışında coşku göremedik Beşiktaş'ta. Avrupa daha coşkulu inanın...Ailton tribünde "semirirken" acı bir ifadeyle bahaneler üretmek yine Rıza hocaya kaldı. Sezon başı otoritesini Sergen'in kulağını çekerek kanıtlamaya çalışırken, ilk maçta Sergen'e minnet hisleri buruk tebessüme döndü Rıza Çalımbay'ın. Rıza Hocam; lütfen Gerets'e bakın ve ibret alın. Adam nasıl kendinden emin. Nasıl pozitif enerji veriyor. Onun yerinde olsanız kafanızda kesekağıdı ile basın toplantısı yaparsınız korkarım. Beşiktaş İşte futbol denilen küresel enerjinin, olumsuz yan etkilerine güzel bir örnek. Bir tek Galatasaraylı bulamazsınız yüzü gülen... Hatta benim tanıdığım Ultraslanlar'dan bazıları bu "kasvet" yerine, gecikmiş askerliğini yapmak için şubelere teslim oldular çoktan. Tunceli dağlarında kafalarını dinleyecekler. Tribün, başkan, kaptan, topyekun helak olmuş durumda. Bir tek sayın Gerets ayakta. İnanılmaz ama öyle...Düşünsenize; başka bir kültürde yeni takımınıza hoca oluyorsunuz. Karşınızda "eski bir hanedanın son temsilcileri gibi" bir kulüp... Elde kalan sadece unvan. Futbolcu alamıyor. Para yok. Stat harabe. Lig başlıyor, tribünler aleyhinizde... Ve hâlâ olumlu mesajlar veriyorsunuz... Ne büyük iradesi varmış Belçikalı'nın. Endişeyi en çok hak eden Galatasaraylılar. Kuruntu yapmıyorlar. Galatasaray Futbolun "alaTurka" formatında, istenmeyen adamların ilk sırasında "aklı başında" olanlar gelir. Hele başkansa!.. Örnekler çoktur. "Ahmet dursun, Seba gitsin"e kadar uzanır. Sayın İsmail Uyanık sonuncusudur. Sayın Atay Aktuğ ise sıradadır. Akıl alacak gibi değil ama Yattara uğruna Atay Aktuğ'u harcamayı göze almış Trabzonsporlular vardır ülkemizde. Niye?.. Çünkü Aktuğ prensip adamıdır. Bir gün ak dediğine ertesi gün kara demekte zorlanmaktadır. AlaTurka futbolda affedilmez bir hatadır bu.Trabzonsporlular'ın endişeleri haksız değildir ama, her şey yolunda gitse bile kendilerine endişelenecek unsurlar yaratmakta çok ustadır onlar. Sorun kalmazsa, kulüpte iktidar mücadelesi yaparlar. Kimse açık açık söylemiyor ama Trabzon'daki endişe, siyasi bir podyumda dikilmektedir olanca heybetiyle... Belediye seçimlerinde iktidara "rest" çeken Trabzon'un, yıldızı eskisi kadar parlamamakta, bunun en büyük etkilerini en olmayacak yerde; futbolda hissetmektedir Trabzonlu. Doğrudur, yanlıştır... Onların hissi bu. Dolayısıyla Trabzonspor'a huzur yoktur yakın gelecekte. ***Süper Lig başladı, ülkemizin yüzde doksanını derin endişeler sardı. Son derece doğal... Çünkü biz Eurovision Şarkı Yarışması kültürünü bile yirmi yılda sökmüş bir neslin ahfadıyız. Yenilgi bize koyar... Gurur meselesi yaparız. O kadar kızarız ki, hırsımızı bir şeyden çıkarmaya çalışırız. Çatacak adam ararız. Yenilgi kavga nedenidir bizde.Eh, futbol denilen küresel enerjide "yenilme olasılığı" hiç tükenmeyeceğine göre; ya bu kafayı değiştireceğiz ya da bizi mahvedecek yenilgi olasılığı yüzünden endişelenip duracağız. Dört büyüklerin ne suçu var? eguven@milliyet.com.tr Trabzonspor

Yeni Malatyaspor'da Konya hazırlıkları sürüyor

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber