Tarihi Fırsat

Kulüpler Birliği için ortada tarihi bir fırsat var: Kendi belirlediği başkan adayını koltuğa oturtmak... Bu da kaçarsa kendilerine de, Türk futboluna da yazık olur. Adaletsizlik, eyyamcılık, kavga- gürültü, hatta kaos artarak devam eder. Ya hakça bir yarış, ya sıkça kavga gürültü... Karar kulüplerin...

Tarihi Fırsat

ŞANSAL BÜYÜKA İLE DOBRA DOBRA

Türkiye Futbol Federasyonu’nun haziran ayında genel kurulu var. Başkan Yıldırım Demirören istifa etmese çok büyük ihtimalle göreve devam edecekti. Şimdi haziran dönemi için koltuk boş...

Şimdi Kulüpler Birliği için ortada tarihi bir fırsat var: Kendi belirlediği başkan adayını koltuğa oturtmak... Kulüpler Birliği bunu yapabilir mi? İsterse, gerçekçi ve iyi niyetli olursa yapar.

Dört büyük kulübün başkanı ve diğer başkanlar mutlaka ortak bir adayda birleşmeli... Kulüplerin adayı olmasına rağmen, kulüplerin etkisi altında kalmayacak ama kulüplerin çıkarını adil biçimde yönetecek, Türk futboluna gerçekçi hamleler yaptıracak bir başkanı adayı... Kulüpler Birliği bununla da yetinmemeli...

Hatır-gönül ile doldurulan TFF Yönetim Kurulu’na hiç olmazsa kendinin belirleyeceği 7-8 üyeyi yerleştirmeli... Bu konularda bir onay almak gerekiyorsa, bunu yapmalı...

Kulüpler Birliği “eskimiş düzeni” mutlaka değiştirmeli... Yani, federasyon yönetimine dört büyüklerden dört başkan yardımcısı... Bu kesin olarak kaldırılmalı ... Kulüp temsilcisi gibi federasyon yönetimine giren ve kulübünün haklarını koruduğunu açıkça söyleyen yönetim kurulu üyeleri asla olmamalı... Kulüplerin etkisi altında kalmadan, tarafsızlığını koruyabilecek üyelerden bir federasyon kurulu oluşturulmalı...

Böyle isimler bulunur mu? Elbette bulunur. Yeter ki kulüpler bunu içten biçimde istesin. Bu da yeterli değil... Daha önce de yazdım, MHK Başkanı ve kurulları da Kulüpler Birliği tarafından belirlenmeli... Hatta bu kurulun içinde en az iki Kulüpler Birliği temsilcisi olmalı... İşleyişe, atamalara tanıklık etmek ve Kulüpler Birliği’ne bilgi vermek adına... Bu konuda bir talimat değişikliğine gerek varsa, zaman var, yapılır.

Ufak hesaplar olur mu?

Türkiye’de futbolu yönetecek kaliteli, omurgalı çok başkan ve çok yönetim kurulu üyesi olabilecek insan var. Ama kulüpler bu seçimi yaparken, ufak hesaplara dalar mı, “Biz” demek yerine “Ben” demeye devam eder mi, torpil ve bölgesel çıkarlar gene olanca hızıyla devam eder mi, siyaset ağırlığını koyar mı, açıkçası bu konularda kuşkularım var.

Kulüplerin önlerinde her şeye rağmen tarihi bir fırsat var. Bu da kaçarsa kendilerine de, Türk futboluna da yazık olur. Adaletsizlik, eyyamcılık, kavga- gürültü, hatta kaos artarak devam eder. Ya hakça bir yarış, ya sıkça kavga gürültü... Karar kulüplerin...

Geçmiş olsun hocam

Kasımpaşa’nın hocası Mustafa Denizli’nin Trabzon maçında tansiyonu yükselince devre arasında hastaneye gitmek zorunda kaldı. Dün gazeteleri okurken baktım, Fanatik, müthiş duygusal ve güzel bir başlık atmış:
“Giden puan olsun, sana bir şey olmasın, sağlık olsun.”
Bizden de değerli hocaya bütün kalbimizle; geçmiş olsun...
Tarihi Fırsat
Tansiyonu elbet yükselir
Mustafa Denizli’nin tansiyonu elbette yükselir. Kasımpaşa belki de sezonun en etkili oyununu oynarken Trabzonspor önünde 2-0 yenik duruma düştü. Ancak müthiş bir geri dönüşle 2-2’yi yakaladı. Hatta galibiyet bile hakkıydı. Kasımpaşa böyle bir maçtan puansız çıksa, futbolun adaleti ayıp etmiş olurdu.

G.Saray'a bağlı...

Herkes hesap kitap peşinde... Ligde bitime 10 hafta kala “Toto” oynanıyor. Galatasaray, lider Başakşehir’i yakalar mı, yakalayamaz mı? Puan farkı 8... Bu şu anlama geliyor; Başakşehir’in kalan 10 haftada 2 yenilgi, 1 beraberlik için kredisi var... Ya da 4 beraberliğe... O da Galatasaray kalan 10 maçını kazandığı taktirde...
Ben, bu puan farkına rağmen Galatasaray’ı halen şanslı görenlerden biriyim. Ancak Aslantepe’de Başakşehir yenilmeden çıkarsa, yani bir beraberlikte bile şampiyon olur. Tabi Galatasaray takılarak gitmeye devam ederse, o maça bile gerek kalmadan Başakşehir şampiyonluğunu ilan eder.
Tarihi Fırsat
Marcao'da istikrar yok
Kime canım desek, “canın çıksın” diyor. Galatasaraylı Marcao’yu beğendik, alkışladık, Benfica maçında bir büyük hata yaptı, Galatasaray, Avrupa kupasından elendi. Marcao oynadı, oynadı, sonra Erzurum maçında bir hata yaptı, Galatasaray şampiyonluk yolunda belki de çok arayacağı iki puanı kaybetti.
Unutulmasın, istikrarlı oyuncu, en iyi oyuncudur. O da şimdilik Marcao’da yok.
Güneş keşke 15 Mart'ta başlasa
Beşiktaş taraftarı, Beşiktaş camiası ile Şenol Güneş “mutsuz bir sonla” ayrılırlarsa bundan büyük üzüntü duyarım. İsterim ki Beşiktaş seyircisi, kalbinin içine soktuğu Şenol Güneş ile “mutlu bir ayrılık” yaşasın. Ama homurdanmaların başladığını görünce açıkçası bu konuda kuşkuluyum. İpler gerilmeden, sevgi tükenmeden keşke şöyle bir şey olsa... Şenol Hoca, haziran başında göreve başlayacağına 15 Mart’ta başlasa...
Zaten martın ikinci yarısında çok önemli iki puan maçımız var. Futbol Federasyonu da Şenol Hoca’ya karşı olan sözleşme hükümlerini haziran yerine 15 Mart’tan başlatsa...
Şimdi denilebilir ki, ‘Beşiktaş’ın ikincilik şansı var, yani Şampiyonlar Ligi’ne gitme ihtimali var.’ Doğru... Ancak Beşiktaş’ın ikinciliğinin Şenol Hoca ile de garantisi yok, yerine gelecek hocayla da..
.
Bir Beşiktaş sevdalısının sosyal medyada kullandığı ifadelerle noktayı koyayım:
“Gittin! Şimdi bir sezon değil, bir hayat girdi aramıza... Ne sen dönebilirsin artık geriye, ne de ben kapıyı açabilirim sana...”
NOT: Bu yazı Şenol Güneş’in iki maçlığına göreve geldiği belirtilmeden önce yazılmıştır.
Eski günlerine dönüyor
Şenol Güneş milli takıma geldi. Bursaspor’daki gözdelerinden Ozan Tufan şimdilerde Alanyaspor’da eski günlerine dönmeye çalışıyor. Ozan Tufan böyle devam ederse milli takım ve Fenerbahçe ile yeniden buluşabilir. Bizden söylemesi...
Tarihi Fırsat
Tarihi Fırsat
Hiç üzülmeyin dertlenmeyin
Galatasaraylı Fenerbahçe’nin kazanmasını hiç istemez. Fenerbahçeli de Galatasaray’ın... Bu hafta Başakşehir-Fenerbahçe maçı var. Galatasaraylı istemeden de olsa “Fenerbahçe kazansın” diyor. Fenerbahçeli “Bize puan lazım tamam da, bu durumda Galatasaray‘ın ekmeğine yağ süreceğiz” diye dertleniyor.
Hiç üzülmeyin, hiç dertlenmeyin. Siz birbirinize bir maçlığına değil, nesiller boyu lazımsınız. Birbirinize kızsanız da, birbirinizi sevmeseniz de...
Bir portre
Adı Dever Orgill... Jamaikalı... 28 yaşında... Bugüne kadar hiçbir üst düzey takımda oynamamış. Ankaragücü’nün ara transferde bulup aldığı oyuncu... Ele avuca sığmıyor. 5 maçta 5 gol attı. Sanki Kasımpaşa’da 20 gol atan Diagne’den örnekler sunuyor. Hatta Diagne’ye oranla daha çabuk, daha hareketli... Kiralık mı, değil mi bilmiyorum. Eğer Ankaragücü’nün malıysa ve böyle devam ederse sezon sonunda tıpkı Diagne gibi 10 milyon euroları bulabilir.
Şöhreti az yararı çok
Rahmetli İlhan Cavcav, Gençlerbirliği ne zaman hocasız kalsa Mustafa Kaplan’ı göreve getirirdi. Nöbetçi hoca gibiydi Kaplan... Aslında Ankaragücü’nde de öyle oldu. Hoca krizi başlayınca Mustafa Kaplan iş başına geldi. Yeni transferle müthiş oynuyor, takım son derece çarpıcı sonuçlar alıyor.
Tarihi Fırsat
Saçma bir ayrılık
Mehmet Özdilek’in Erzurumspor’dan ayrılışına inanamadım. Takım tam havayı bulmuşken, 3 puanı 3 büyük takımdan, son 7 haftada 7 puan toplamışken, son Galatasaray maçında daha iyi taraf olarak haklı biçimde alkışlanmış ve takdir edilmişken, bu ayrılığı kimse kusura bakmasın “saçma” buluyorum …
Tarihi Fırsat
Çobanoğlu da göreve gelir mi?
Şenol Güneş, 1 Haziran tarihinden itibaren milli takımın başında... Dünya üçüncülüğü günlerini hatırlıyorum, aradan çok uzun bir süre geçtikten sonra, Şenol Hoca, belki de o günlerin hayali ve hedefi ile yeniden görevde... Dilerim başarılı olur.
Benden duymuş olmayın ama o günleri hatırlayınca, dönemin idari menajeri Can Çobanoğlu aklıma geldi. Şenol Güneş-Can Çobanoğlu ikilisi yeniden milli takımda buluşabilir. Bu bir tahmin değil, görüştüklerini biliyorum.
Tarihi Fırsat
Elimize yüzümüze bulaştırıyoruz
UEFA, “VAR’a çok gidiyorsunuz, VAR’ın amacını bozuyorsunuz” diye Türkiye’yi uyarmış. Nitekim Cüneyt Çakır’ın Avrupa’da yönettiği Şampiyonlar Ligi maçlarında VAR odası için Türk hakemlere görev verilmiyor .
Şimdi de Türk hakemliğine danışman olarak Uilenberg geldi. Uilenberg daha ilk toplantısından VAR’a sık gidilmesini yasaklamış. Her fırsatta VAR’a gidilirken, şimdi neredeyse hiç gidilmiyor. Dereyi geçerken at değiştirmek gibi birşey bu...
Böyle olunca futbol dünyasının aklı karışıyor, şaşırıyor. Sonunda hangi işi yapsak elimize yüzümüze bulaştırıyoruz.
Bire bir temas
Şampiyonluğa oynayan Başakşehir’in seyirci sorunu var. Bunu gidermek için uzun süre önce çevre okullarda çalışma başlatmışlar. Takımın yıldız oyuncuları okulları ziyaret ediyor, gençlerle sohbet ediyor, fotoğraf çektiriyor.
Başkan Vekili Mesut Altan’ın verdiği bilgiye göre şimdiye kadar 7-8 bin öğrenci ile bire bir temas kurmuşlar. Bunların bir bölümünün de bu hafta Fenerbahçe maçında olacağını söylediler.
Tarihi Fırsat
İsimsiz, reklamsız bir yetenek
Erzurum’da hep Egemen’i öne çıkartıyoruz. Haklı olarak çıkartıyoruz... 36-37 yaşını bulmasına rağmen müthiş oynuyor, gençleri bile cebinden çıkarıyor. Ancak haksızlık ettiğimiz bir isim var; o da Egemen’in yanında oynayan partneri Lokman Gör...
Müthiş istikrarlı, kusursuz, canını dişine takıp mücadele eden bir oyuncu... Lokman sadece Erzurum’un değil, Süper Lig’in en önde gelen isimsiz, reklamsız oyuncularının başında geliyor.
Tarihi Fırsat
Neden ses çıkmıyor?
Sıkı bir Sakaryaspor’luyum. Bu yüzden yanlış anlaşılmasın diye olaya dikkatli ve titiz yaklaşmaya çalışıyorum. Ama medyada, hatta dış basında ortalık yıkılıyor. Amed-Sakarya maçında yaşananlar inanılır gibi değil... Jilet ya da kesicinin, sahada bir futbolcunun elinde ne işi var?
Amed tarafı, “Böyle bir olay yok” diyor ama, Sakaryalı oyuncuların elinde de bu konuda devlet hastanesinden alınmış resmi raporlar var.
Hadi kesici yok diyelim, daha maç başlamamış, rakip oyuncuya tokat atıyorsun, gırtlağına sarılıyorsun. Hakem nerede? Gözlemci, temsilci nerede? TFF’den, MHK’den niye ses çıkmıyor? Bu kadar kritik bir maça böyle korkakları niye gönderirsiniz?

Cutrone soyunma odasında coştu!

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber