Ne ilk sekiz haftanın fırtına takımı Galatasaray ne de derbileri iyi oynamasıyla bildiğimiz Fenerbahçe ortaya kayda değer daha doğrusu dişe dokunur kaliteli futbol performansı koymayınca, sevimsiz ve üzülerek söylemeliyim ki Cüneyt Çakır’ın öne çıktığı bir derbi oldu.

Hem Tudor hem Aykut Kocaman kendi oyuncularını oynamak yerine önceliği rakibinin oyununu bozmaya, ilerde baskı yapmaya, boş alan bırakmamaya ve özellikle kanatları kapamaya verince zaten daha maçın başında kısır, tatsız tuzsuz bir derbi izleyeceğimiz net bir şekilde ortaya çıktı.

Aslında Tudor’un üçlü savunma tercihiyle kumara niyetlenmesi Fenerbahçelileri umutlandırmış olsa da Serdar Aziz’in beklenmedik sakatlığı ve Hırvat hocanın zorunlu olarak dörtlü savunmaya dönmesi o kumarı da ortadan kaldırdı. Kısacası eğri gemi doğru sefer oldu.

Genelde hakem yazmayı pek sevmem. Bu konuyu uzmanlarına bırakmayı tercih ederim. Ayrıca hakemlerin anlık kararlarının görüntü tekrarlarıyla doğru orantılı olmadığını düşünürüm ve bu açıdan hakemlere haksızlık yapıldığını savunurum... Bu görüşüm dünkü maç için de geçerli. Ne varki Cüneyt Çakır’ın maçın sonucunu etkileyen bir numaralı isim olduğunu söylemek asla yanlış olmaz. Cüneyt Çakır tartışmasız ülkemizin bir numaralı hakemi. Dünya çapında olduğunu biz değil, FIFA söylüyor, son aylarda en kritik maçları ona veriyorlar. Bu nedenle derbiye atanması kadar normal bir şey olamaz. Ancak dün ona yakışmayacak çok fazla tartışmalı karara imza attı.

Bir kere maçın hemen başında Fenerbahçe’nin Janssen’in ayağından bulduğu gol son derece net, tartışmaya açılmayacak kadar gerçek bir goldü. Cüneyt Çakır pozisyona çok yakın olmasına rağmen Fenerbahçe aleyhine faul çalarak maçın en önemli hatasını yaptı. Yani buz gibi gol güme gitti. Sonrasında Denayer’in sarı kart gördüğü pozisyon var ki bu karar da Çakır’a yakışmadı. Net kırmızı karttı. Sarı çıkması bile en azından sporcu sağlığı açısından şaşırtıcı bir karardır.

Cüneyt hocanın üç topun ele çarpması ya da oyuncuların elle oynamasına çalmadığı düdükler var. Bunları da tartışabiliriz. Ama Hasan Ali’nin pozisyonu tartışmaya açık değil, penaltı. Ve bir de Belhanda’nın aldatmaya yönelik sarı kartı var, işte bu karar gerçekten üzerinde durulması gereken bir karar. Kararın doğru ya da yanlışlığından bahsetmiyorum. Konu uygulama ve MHK bu duruma bir açıklık getirmeli. Belkide çok net doğrudur, bilmeyenler öğrenirler.

Keşke Cüneyt hoca bu kadar maçın önüne geçmeseydi. Ama şurası bir gerçek, Cüneyt Çakır bu derbinin ağırlığı altında ezildi. Net örnek altı oyuncunun değiştiği, biri kırmızı beş sarı kartın çıktığı ve yardımcısının kafasına yabancı madde gelip oyunun bir hayli durduğu karşılaşmada uzatma asla üç dakika olmaz...