Her ne kadar sonucu hükmen tescillense de, Beşiktaş’ın geçen hafta Akhisarspor karşısındaki futbolu ve attığı goller, siyah- beyazlı camiada gelecek adına büyük bir umut yaratmıştı. Ancak Erzurumspor karşılaşması bu umutları hüsrana dönüştürdü.

Açık konuşmak gerekirse, maça Şenol Güneş’in hamleleri damga vurdu. Tecrübeli teknik direktörün dikkat çeken ilk tercihi, sol bekte Caner yerine Adriano ile karşılaşmaya başlaması oldu. Adriano çok değerli bir futbolcu. Fakat Vodafone Park’ta, kendi sahasına çekilip beklemesi muhtemel bir Erzurumspor karşısında, hücuma daha yatkın Caner ile mücadeleye başlanması bence daha doğru olurdu.

Yine de Beşiktaş maça kötü başlamadı. İlk devre, ilk 15 dakikası yoğun olmak üzere, Beşiktaş baskısı ile geçti. Beklenen golün gelmemesi, siyah- beyazlıların hızlı oynamak adına aceleci oynamalarına neden oldu. Bu da Beşiktaş’ı olumsuz etkiledi. Öte yandan siyah- beyazlılar, kapanan rakipleri karşısında daha fazla şut denemesi yapmalıydılar.

Şenol Güneş’in ikinci yarıya başlarken Mirin’i oyundan almasını, oyuncunun ilk yarıda yaşadığı sakatlıktan dolayı eleştiremeyiz. Ancak yerine girmesi gereken futbolcu bana göre Oğuzhan’dı. Çünkü kapanan Erzurumspor’u açmada yaratıcı ve yetenekli bir orta saha çok işe yarardı. Öte yandan Oğuzhan ve onun önünde Ljajic’i düşündüğümüzde, bunların atacakları kilit paslar da skoru değiştirmekte çok etkili olabilirdi. Ama Şenol Güneş tercihini Mustafa Pektemek’ten yana kullandı ve 4-4-2’ye döndü. Böyle olunca da stopere geçen Medel’in yerini Adem Ljajic aldı. En verimli olduğu yer santrafor arkası olan Ljajic, doğal olarak orta sahada etkili olamadı. Mustafa Pektemek de hiçbir katkı sağlayamadı ki, bence böyle bir karşılaşmada onun kurtarıcı olarak sahaya sürülmesi başlı başına bir hataydı.

Oğuzhan hamlesinin dışında ikinci yarının başında yapılması gereken başka bir değişiklik de, Adriano’nun yerine Caner’in oyuna dahil edilmesiydi. Fakat Şenol Güneş, Caner Erkin’i 59.dakikada Burak Yılmaz’ın yerine oyuna alarak inanılması güç bir değişikliğe imza attı.

Gol atması gereken Beşiktaş’ın gol bulmaya en yakın, hırsı ve iştahı üst seviyede ve de iyi bir oyun çıkartan santraforunu kenara almak ve takımı Mustafa Pektemek’e mahkum etmek kesinlikle doğru bir tercih değildi. Nitekim Beşiktaş bu değişiklikten olumsuz etkilendi. Öte yandan yine sistem ve oyuncuların yerleri değişti. Siyah- beyazlılar yeniden 4-2-3-1’e dönerlerken Caner sol beke, Adriano ise sanki çok alışıkmış gibi orta sahaya, Dorukhan’ın yanına geçti. Gol bulması gereken Kara Kartal’ın tek santraforu ise Mustafa Pektemek oldu!

Doğal olarak bu oyuncu tercihleri ve oyun şablonu da işe yaramadı. Hatta işler daha da kötüye gitmeye başladı. Gelmeyen gol, Beşiktaşlı futbolcuları aceleci oyundan aşırı telaşlı bir oyuna yöneltti. Nitekim Beşiktaş’ın yediği gol de, böyle bir telaşın ürünüydü.

Şenol Güneş, 78’de yeniden fikir değiştirdi ve orta sahaya çektiği Adriano’yu oyundan alarak başka bir santraforu, Larin’i sahaya sürdü ve yeniden 4-4-2’ye döndü. Bu değişiklikten birkaç saniye sonra Şenol Güneş’in hamlelerinin değil, Ljajic ve Dorukhan’ın kişisel becerilerinin sonucunda beraberlik golü geldi.

Kafaları ve yerleri karışmış, telaşlı ve mental açıdan negatif hatta olan Beşiktaşlı futbolcular, kalan bölümde baskı kurmaya çalışsalar da tam olarak istediklerini yapamadılar. Takımda kalıp kalmayacağı belli olmayan, kafası karışıklar arasında birinci sırayı alan Quaresma’nın artık alıştığımız sorumsuz kırmızı kartlar zincirinin son halkasından sonra ise golleri kaçıran Erzurumspor oldu. Bu anlamda konuk takımın galibiyeti kaçırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Beşiktaş’ta işler iyi gitmiyor. Kulüpte hiyerarşik bir formsuzluk var. Öncelikle siyah- beyazlı kulüpte inanılmaz bir oyuncu sirkülasyonu yaşandı. Gelen ve giden bu futbolcu trafiğinde yönetimin de hataları oldu. Yönetimin formsuzluğuna Şenol Güneş de eşlik etti. Tecrübeli teknik adam kimi zaman, bu maçta olduğu gibi anlaşılmaz hamlelere imza attı. Formsuzluğun son halkasını ise futbolcular oluşturdular. Onların da bu sezon performanslarında bir düşüş söz konusu.

Sadece tek kulvarda yarışan Beşiktaş, bu beraberlikle ağır bir yara aldı. Şenol Güneş’in hamleleriyle damga vurduğu karşılaşmada Lens ve Quaresma gibi isimler de, bir yanıp bir sönen performanslarıyla verim sağlayamadılar. Beşiktaş kadrosunun, her ne kadar Pepe ve Babel gibi isimleri kaybetmiş olsa da, zirve yarışının içerisinde yer alması gerekiyor. Ama siyah- beyazlıların, bunun için bir kararlılık ortaya koymaları lazım. Bu kararlılık ve ardından gelecek doğru tercihler, Beşiktaş’ı daha iyi yerlere taşıyabilir.

https://twitter.com/tolgaersari