Futbol gerçekten çok ilginç bir oyun. Zaten bu nedenle dünyanın en çok sevilen ve izlenilen spor dalı. Beşiktaş- Atiker Konyaspor maçı da bu kategoride yerini aldı.

Oyunu rakip sahaya yıkan ve maçın genelinde rakibini sürklase eden Beşiktaş, uzatma dakikalarına 2-2’lik skorla girdi. Bu arada Atiker Konyaspor, üstünlük golünü atabileceği pozisyonlar da buldu. 90+3’de ise Kagawa, Kara Kartal’ı üç puana uçuran golü attı. Ancak bu gol ve üç puan Beşiktaş’taki krizi bitirmedi. Hatta Şenol Güneş’in maç sonunda futbolcuları orta sahada toplayarak protestolara alkışlarla cevap vermesi krizi başka bir boyuta taşıdı.

Esasen Beşiktaş 2-2’ye kadar gerçekten güzel bir futbol ortaya koydu. Siyah- beyazlılar iki güzel gol buldular. Bu iki golde de sahanın yıldızlarından Burak Yılmaz başroldeydi. İlk golde güzel bir asist yapan golcü futbolcu, ikinci golü de frikikten harika bir vuruşla kendisi attı.

Konyaspor, Beşiktaş’ın ilk golünden kısa bir süre sonra benzer bir golle karşılık verse de siyah- beyazlılar, yukarıda da belirttiğim gibi Burak Yılmaz’ın serbest vuruş golü ile öne geçmeyi başardılar. Bu golden sonra da Beşiktaş’ın oyundaki üstünlüğü devam etti. Siyah- beyazlılar açısından en büyük handikap üçüncü golün gelmemesiydi.

Elbette burada Serkan Kırıntılı faktörünü de özellikle belirtmeliyiz. Başarılı kaleci, en az on net kurtarış yaparak Beşiktaş’ın üçüncü golü bulmasını önledi. Ancak Adriano’nun 58.dakikada, uygun durumdaki Burak Yılmaz’a pas vermek yerine topa kendisinin vurmayı tercih etmesi de bu anlamda bir kırılma noktası oldu.

Beşiktaş’ın Konyaspor gibi bir takımı sahasına hapsederek pozisyon üstüne pozisyon bulmansa rağmen bir türlü gelmeyen üçüncü gol, yeşil- beyazlıları oyunda tuttu. Bu arada Aykut Kocaman da doğru değişiklikler yaptı. Nitekim 66.dakikadan sonra Beşiktaş’ta yorgunluk belirtileri baş göstermeye başladı. Şenol Güneş bunun üzerine Kagawa’yı oyuna dahil etmişti ki, Konyaspor’un beraberlik golü geldi. Bu arada, Beşiktaş gibi Atiker Konyaspor’un da gollerinin birbirinden güzel olduklarını belirtmem gerekiyor.

2-2’den sonra sahada başka bir Beşiktaş vardı. Taraftar protestolarının da etkisiyle siyah- beyazlılar adeta dağıldılar. Gelgelelim Ali Turan’ın hatası sonucu gelişen pozisyonda Kagawa, umuların kesildiği bir anda Beşiktaş’ı galibiyete taşıdı.

Maçın hikayesini bu kadar ayrıntılı anlatmamın nedeni, Beşiktaş taraftarlarının protestolarıdır. Bu konuya girmeden önce, yeri geldikçe Şenol Güneş’in tercihlerini ve futbolcu performanslarını en çok eleştirenlerden biri olduğumu hatırlatmak istiyorum. Protesto, taraftarların en doğal hakkıdır. Ancak Beşiktaş görüldüğü gibi 2-2’ye kadar eleştirilecek bir futbol oynamadı. Siyah- beyazlılar sahanın tek hakimiydiler. Üçüncü golü, sahanın iyilerinden Adriano’nun kişisel tercihi ve Atiker Konyaspor kalecisi Serkan Kırıntılı’nın olağanüstü performansı engelledi.

Beşiktaş taraftarları yine de oyuncuları ve Şenol Güneş’i protesto etmek istiyorlarsa, maçın sonunu beklemeleri daha doğru bir tercih olurdu. Çünkü maç devam ederken yapılan protestolar, Beşiktaş’a zarar vermekten başka bir işe yaramaz.

Ancak üçüncü golden sonra da protestoların devam etmesi, siyah- beyazlı taraftarların uzun süredir biriktirdikleri bir tepkileri olduğunu gösteriyor. Yönetime duyulan kızgınlık, oyuncu performansları ve Şenol Güneş’in tercihlerinden doğan tepkiler, iki sezondur yaşanılan başarısızlıklar ve son zamanlarda alınan kötü sonuçların üzerine Şenol Güneş’in Milli Takımla anlaşması eklenince tepkiler eyleme dönüştü.

Gelgelelim Şenol Güneş’in Milli Takım ile anlaşması ve sezon sonunda ayrılacak olması, futbolun doğasında olan gayet normal bir olay. Şenol Hoca’nın oyuncu tercihleri ve futbolcu performansları eleştirilebilir. Ancak bunu maç esnasında protesto şeklinde yapmak doğru değil. Bu, Beşiktaş’a sadece zarar verir. Kaldı ki, Beşiktaş 2-2’ye kadar protestoyu hak edecek bir oyun da ortaya koymadı.

Beşiktaş’ın bundan sonra olası bir puan kaybında benzer şeyler yeniden yaşanabilir. Olması gereken ise, camianın birlik içerisinde kalması.

Evet, maalesef hoş olmayan konulara oldukça uzun bir yer ayırmak zorunda kaldım. Oysa Burak Yılmaz’ın başarılı performansının üzerinde daha fazla durmak, Atiba ve Medel’in güzel futbollarına, Vida’nın Konyaspor’un ikinci golünde ofsaytı bozmasına rağmen yaptığı yerinde müdahalelere, Lens’in Skubic üzerinde kurduğu üstünlüğe, Adriano’nun ilerideki ısrarlı takipçiliği ile bunun sonucunda gelen üçüncü gole, Ljajic’e ve Kagawa’ya değinmek isterdim. Elbette Atiker Konyaspor’a da daha fazla yer ayırmak isterdim. Ancak futbolun içerisinde bu tür protestolar da var. Lakin bunların zamanlaması çok önemli…

https://twitter.com/tolgaersari