21’inci yüzyılın ilk çeyreği muhtemelen Barcelona ve İspanya’nın oynadığı tiki-taka pas oyunuyla anılacak...

21’inci yüzyılın ilk çeyreği muhtemelen Barcelona ve İspanya’nın oynadığı tiki-taka pas oyunuyla anılacak. Önümüzdeki yıllarda birçok takım onlara özenecek, birçok hoca onları taklit edecek. Ama belli ki, o hocaların içinde Mehmet Özdilek olmayacak.
Futbolda tek bir doğru yok, Özdilek de, Antalya’da başka bir doğruyu benimsemiş. Belki geriden pasla çıktıklarında Barcelona gibi başarılı olamıyorlar, tiki-taka değil, taka-tuka sesleri geliyor (!). Ama topu bir biçimde hızla öne aktardıklarında ligdeki hemen her takımdan daha tehlikeliler. 30-40 pasla değil, 3-4 pasla kaleye gitmeyi tercih ediyorlar. Bu sene birçok maçta olduğu gibi dün de Kadıköy’de tehlikeli hücumları böyle ürettiler, golleri böyle buldular.
Tabii Özdilek’i de maç öncesi yaptığı iki kritik tercih için de tebrik etmek lazım: Biri göbekte Zeki veya Murat Akın gibi defansif bir tercih yerine Murat Duruer’i seçmesi... Duruer, Uğur’un yokluğunda pas akışkanlığını sekteye uğratmadı, hatta belki de artırdı. Özdilek’in ikinci tercihi de savunmanın ortasında ayağı iyi Musa Nizam’dı. Musa dün sadece geriden topu (arkadaşlarına nispeten) iyi çıkarmakla kalmadı, aynı zamanda Ergün’ün aşırı güven kaynaklı bireysel hatalarını da kapatmaya çalıştı.
Antalyaspor’un, Kadıköy’den çıkardığı bu galibiyette Fenerbahçe savunmasının dağınıklığının da önemli payı var. Bursa ve AEL maçlarında Egemen-Bekir ikilisi, geçmişten gelen birlikte oynama alışkanlıkları nedeniyle sırıtmamışlardı. Ama Serdar-Bekir, dün verilen pozisyonların çoğunda başroldeydiler. Özellikle Bekir’in 36’da Diarra’ya atılan uzun toptaki şaşkınlığı, ardından 40’ta aynı oyuncudan yediği çalım ve nihayet 45’te Serdar’la birlikte izledikleri ikinci golü “On dakikalık bir Fenerbahçe savunması kısa filmi” olarak tanımlayabiliriz herhalde...
Fenerbahçe savunmasının şaşkınlığını aslında yenilen üçüncü gol de anlatıyor: En önemli karakteristiği rakip korner dönüşlerini çok etkili kullanması olan bir takıma karşı geride yetersiz nöbetçi bırakmak, intihar gibi. Aykut Hoca’nın sıradaki iki kontr atak takımı Akhisar ve AEL için takımıyla bol bol çalışması lazım gibi...

Bekir’in yolu

Bekir’in yolu

Bekir’in yolu

Bekir’in yolu