Geçtiğimiz cuma akşamı Elazığ’daki, Elazığspor-Bursaspor maçının 15’inci dakikasıydı. Ferhat Kiraz sol taraftan ceza alanına doğru süzülüp İbrahim Kaş’ı geçti. Aut çizgisinin hemen dışında yerde kalan İbrahim, Ferhat’ı şortundan çekerek indirdi. Hakem İlker Meral faulu gördü, penaltı noktasını gösterdi. Lâkin Meral ufak bir detayı kaçırmıştı, hareket aut çizgisinin santimlerle dışında cereyan etmişti. Ve mevcut futbol kurallarına göre saha çizgisi dışında gerçekleşen bir olaya penaltı kararı verilemezdi.
Cuma akşamı bu pozisyonu Lig TV’de Depar’da konuştuk, Elazığsporlular’ın da TFF’ye kural hatası itirazında bulunduğunu gazetelerden okuyorum. Benim görüşüm bu pozisyonun kural hatası olarak değil, sıradan bir yorum hatası olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde...
Ancak bu pozisyonun FIFA Kural Kitabı ile ilgili ortaya çıkardığı birkaç defo olduğunu da atlamamak gerek...
1 Ferhat’la İbrahim’in saha çizgisini çevreleyen çizgilerin dışına çıkışı öyle doğal, öyle normal ki; bu hareketin dışarıda olduğunu süzmek neredeyse imkan, ihtimal dışı... Öyleyse FIFA kural kitabının bu tarz doğal yolla saha çizgisinin dışına çıkan pozisyonları sanki kasıtlı çıkışlardan ayırması gerekir gibi gözüküyor.
Bir oyuncu bilinçli olarak sahanın dışına çıktı ise ona söyleyecek söz yok. Pozisyon saha dışında değerlendirilmeli... Ama depar sırasında bilinçsizce çizginin dışından koşuya devam eden oyuncunun hakları, saha içindeki izdüşümüyle eşdeğer olmalı.
2 Pozisyonun düşündürdüğü ikinci detaysa, hareket neredeyse aut çizgisi üstünde olmasına rağmen kimsenin olaya yakın olamayışı; hem çizgi hakeminin hem de ekstra hakemin kale direğinin diğer tarafında olmaları... FIFA kural kitabına göre ekstra hakemler, yardımcı hakemlerle aynı tarafta görev yapıyorlar; çünkü orta hakemin koşu diyagonaline göre aynı tarafta olmaları, göz temasını kaybetmemeleri öngörülmüş.
Yalnız bu tercihinden dolayı da FIFA’yı anlamak güç. Devir komünikasyon devri, kulaklık var/mikrofon var/titreşimli cihazlar var! Hakemlerin göz teması içinde olma gerekliliği artık çağ dışı kalmış. Çizgi hakemleri, bayraklı hakemler tarafında değil diğer tarafta olsalar bütün sahaya daha fazla hakim olmazlar mı Allah aşkına?
3 Aynı pozisyonun bir diğer can sıkıcı yönü de, Ferhat’ın düşüşündeki samimiyetsizlik. Evet İbrahim şorttan çekiyor, evet hareket faullü. Ama Ferhat kendini öyle bir yere bırakıyor, öyle bir “kurşun yemiş efekti” veriyor ki, insan o anda hakemin yerinde olmak istemiyor gerçekten! Bu tarz pozisyonlarda hakemin önünde iki seçenek oluyor: Ya faulü görüp lehte düdük çalacaksınız, ya da aldatmaya yönelik şovu görüp aleyhte sarı kart kullanacaksınız... Peki ya bu pozisyonda olduğu gibi her ikisi de varsa? Hem faul, hem aldatmaya teşebbüs bir arada gerçekleştiyse? Hem faul verilip, hem de hücumcuya centilmenlik dışı şovu nedeniyle sarı kart verilemez mi sahi?
Bence FIFA, bu üçüncü şık üstünde de düşünmeli...

Fatih Terim Süper Ligi
Elazığ’ın yeni hocası Okan Buruk, Fatih Terim’in hem Galatasaray’dan hem de ulusal takımdan talebesi... Antep’in yeni hocası Sergen Yalçın da öyle... Karabük’ün hocası Kafkas ve Gençlerbirliği patronu Özdilek’se hem futbolculuk hem de antrenörlük dönemlerinde Terim’in milli takımının parçaları olmuşlar. Hamza Hamzaoğlu zaten milli takımdaki mevcut yardımcısı...
Eskişehir’in hocası Sağlam, Rize’nin teknik direktörü Çalımbay, Konya’nın patronu Uğur Tütüneker’in de futbolculuk dönemlerinde Terim’le yolları kesişmiş. Yani şu anda Süper Lig’de görev yapan antrenörlerin neredeyse yarısı Terim’in eski talebesi, oyuncusu, yardımcısı...
Herhalde böyle bir durum, dünyada çok az milli takım antrenörüne nasip olmuştur. Kullanacağı oyuncu havuzunun yüzde 50’sinin patronuna samimi bir telefon mesafesinde. Bu dokunma becerisi, bu sıcak temas şansı, milli takıma da olumlu biçimde yansıyacaktır eminim.