YENİ SEZONA DOĞRU
1) GALATASARAY

Hamzaoğlu’nun Galatasaray’da başardığı hiç kolay bir iş değil. Büyük bölümü düşüşe geçmiş, boyun eğmiş adamları tekrar hedefe inandırdı Hamza Hoca. Selçuk’la, Burak’la, Yasin’le, Emre’yle, özellikle yerlilerle bir arkadaşlık, abi-kardeşlik ilişkisi kurdu ve neticesini çok kısa sürede aldı. Ya da Prandelli’ye aynı neticeyi vermeyen bazı oyuncular, halefine çok kısa sürede o yanıtı vermeye hazırdılar belki de...

Kabul edelim, Hamza Hoca henüz bir teknik-taktik dehası değil ama kesinlikle iyi bir hatip... Daha önce de bu tabiri kullanmıştım, Hamzaoğlu’nunki bir tür “öpücük yönetimi”. Sahaya giren oyuncuyu öperek yolluyor içeriye Hamza Hoca. Sevgisinin karşılığını da çabayla, istekle, koşuyla alıyor. Ama bence önümüzdeki yıl takımını geliştirmesi için sevgiden-ilgiden fazlasına ihtiyacı olacak Hamzaoğlu’nun. Yasin’in, Sneijder’ın bireysel çabalarıyla attığı gollerle kotarılan günlerin yanına, yıldızlar kötü oynasa dahi, sistemin kazandırdığı maçlar eklemek zorunda. Hele Şampiyonlar Ligi galibiyetleri istiyorsa yeni planlara, yeni stratejilere ihtiyacı olacak.

Hamzaoğlu daha 45 yaşında kulüp tarihine geçti: Galatasaray’da lig-kupa dublesini oyuncu ve antrenör olarak yapan tek adam o. Üstelik de Galatasaray’ı sezon ortasında dip yapmış bir halde alıp zirveye taşıdı. Yani transfer yaptıracak manevi güce pekâlâ sahip şu anda. Şampiyonlar Ligi’ne katılımın 20+ milyon euroluk katma değeri düşünülürse, maddi güce de sahip. Eğer bu gücünün farkına varıp değerlendirirse Şampiyonlar Ligi koçu olma şansı var Hamzaoğlu’nun. Ama kulüp yönetiminde bir sürü iktisatçı varken baş iktisatçılığa soyunursa, pekala çok kısa sürede bir alt lige düşmesi de mümkün.

Galatasaray’ın ideal 14-15 oyuncusunun önemli bir bölümünün bu yıl 30 yaş civarında dolaştığı ortada. Hamit oynadığında yürekli işler yapmasına rağmen kabul edelim ki artık 90 dakikalık enerjiye sahip değil. Hakan, Sabri, Melo, Umut, Sneijder Galatasaray’a maksimum 2 yıl daha üst düzey hizmet edebilecekler. Galatasaray’ın iki yıl sonra bir fizik duvarına çarpıp, 10-15 transfere ihtiyaç duymaması için, şimdiden takımı gençleştirme hamleleri yapması lazım. Bu yıl Devler Ligi’nde tek bir galibiyetin ederi 1,5 milyon euro. Hamzaoğlu’nun alacağı bir iyi futbolcu, tek bir Devler Ligi galibiyeti kazandırsa muhtemelen maaşının yarısını ödemiş olacak. Yani Galatasaray’ın yapacağı yatırımın geri dönüşü de olası.

Sezonun yıldızı Fernando Muslera

Bu yıl Galatasaray’ın, Fenerbahçe ve Beşiktaş’la arasındaki en temel fark neydi diye sorsanız, cevabım Muslera olur. Ligin kırılma bölümü olan 8-18 Mayıs arasında Galatasaray’ın üst üste 1-0 kazandığı üç maçın altında da onun imzası var. Sarı-kırmızılılar onu kaybetmemeli, gelecek planları içindeki en temel taş o olmalı.

Hayal kırıklığı Pandev-Dzemaili

Hamzaoğlu’nun bence önyargılı baktığı iki isim. Belki de kimyalarının uyuşmadığı... Çünkü Pandev, Türkiye Kupası’nda bu kadar istekli ve verimli oynarken ona ligde haftalarca tek bir dakika bile vermemesi, gole ihtiyacı olan Başakşehir maçında Makedon oyuncu kenardayken üçüncü değişiklik hakkını kullanmadan maçı bitirmesi, benim hâlâ anlayamadığım detaylar. İki oyuncu da herhalde Türkiye’yi unutmak isteyecekler bundan sonraki kariyerlerinde.

En iyi çıkış Emre Çolak

Kariyerinde ikinci iyi çıkışı yaptı Emre. Birincisini Fatih Terim’e borçluydu, düşüşe geçmiş kariyerini tekrar canlandıran da Hamza Hamzaoğlu oldu. Artık topa daha cesur dokunuyor, daha cesur ileriye gidiyor. Daha inanarak ve doğru tercihlerle vuruyor. Gelecek sezonun direkt oyuncularından biri olacak gibi.

En büyük düşüş Olcan Adın

30 gibi olgun bir yaşta kariyerinin zirvesindeyken, A Milli Takım’ın ilk 11 oyuncusuyken, İstanbul’a geri dönüş yapıp bu kadar hazırlıksız yakalanması akıl almaz. Fiziksel olarak sezona hazır girmemenin bedelini kayıp bir yılla ödedi. Ve bence bu yaz en fazla çalışması gereken Galatasaraylı o.

En iyi transfer Yasin Öztekin

Ferguson’a Ronaldo’nun diğerlerinden farkı sorulduğunda yanıtı, “cüret etmesi” olmuştu. Her zorluğa meydan okuması. Her rakibin üstüne gitmesi. Yasin’de de Türkiye şartlarında fark yaratabilen o cüret var. Cüret ettiği için başardı. Cüret etmeyi sürdürürse daha fazlasını da yapabilir.

Anahtar sayı 90

16 Eylül günü, Anderlecht’e karşı TT Arena’da dakikalar 90’ı gösteriyorken Chedjou’nun çizgiye inip bir gol üretmesi sezonun belki de en kritik anlarından biri. Belki de en kritiği. Çünkü o gol olmasa ve Galatasaray grubu puansız kapatsa, travması çok daha ağır olabilirdi. Galatasaray bu sezon bu tarz bir travmanın kıyısında dolaşmak istemiyorsa, savunmanın kenarlarına ve üç hücum pozisyonunun en az ikisine takviye yapmak zorunda.

Gelecek hafta... Yeni sezona doğru (2): Fenerbahçe