Haziran 2008’de bir basın toplantısında Ronaldo’nun söylediği gibi: “Türkler otobüse binmeden, maç kazanılmış sayılmaz”

Türkiye, UEFA kulüpler sıralamasında geçen yılı 10’uncu, Romanya ise peş peşe kötü sezonların ardından 18’inci bitirdi. Türkiye Süper Ligi’nde bir oyuncunun ortalama market değeri 1,8 milyon Euro iken, aynı rakam Romanya’da sadece 500 bin Euro dolayında. Süper Lig’de 50, Romanya Liga 1’de 29 A Milli futbolcu forma giyiyor. Yani Türkiye Ligi, Romanya Ligi’nden açık ara üstün.
Türkiye’nin Romanya’ya üstünlüğü sadece lig kalitesinde değil, lejyonerlerde de ay-yıldızlılar pol pozisyonunda: Romanya kadrosunda hiçbir lejyoner Şampiyonlar Ligi oyuncusu yokken, Türkiye’nin Devler Ligi yarışçıları Arda-Ömer ilk 11’de, Nuri kulübedeydi dün gece.
Sahaya çıkan Türk santrfor uzun süre Devler Ligi gol krallığını işgal ederken, Rumenler’in ilk yarıdaki santrforu kulüpsüz, ikinci devredekiyse geçen yıl Süper Lig’de küme düştü! Lig kalitesi, uluslararası maç tecrübesi ve lejyoner kalitesi bakımından Türkler Rumenler’e (ve dahi Macarlar’a) bu kadar üstünken, puan durumunda bu iki ülkenin bizim üstümüzde olmasının tek nedeni, itiraf edelim ki hoca farkıydı. Fatih Terim bu bariz farkı kapattı, puantaja da en azından denge geldi... Şimdiden teşekkürler Fatih Hoca. Dünya Kupası’na gideriz/gidemeyiz şu anda bilmek zor, ama en azından milli takımı izlemek tekrar heyecan vermeye, gurur vermeye başladı hepimize.
Savunmaya alkış
Dünkü galibiyeti hazırlayan faktörlerde birinci sıraya tabii ki hoca farkını yazdıktan sonra, ikincil olarak takım savunmamızdaki başarının da altını çizmek gerek. Gerek Arda, gerek Umut Bulut, hatta Gökhan Töre, Andorra-Romanya maçlarında o kadar iyi savunma yaptılar ki hücumdaki katkılarını konuşmaya sıra gelmedi.
Normalde ofansif becerisiyle tanıdığımız bir başka isim Selçuk da, Almanları hayretlere düşüren Schalke savunmasının bir benzerini dün Romanya’da yaptı. Evet formasını kirletmedi, kendini yerden yere atıp dikkat çekmedi. Ama zekâsıyla, önsezileriyle yaptığı pas araları gözden kaçmayacak kadar fazlaydı.
İşimiz henüz bitmedi
İşimiz hâlâ bitmedi, yine Türk futbolunun kaderi olan “biz iki maçı kazanırsak, Macaristan Hollanda’ya puan yitirirse, Romanya Estonya’yı farklı yenemezse, Andorra gülümserse...” tandanslı bir Yiğit Özgür karikatürü arifesindeyiz. Ama bizim de özelliğimiz bu galiba, son dakika başarılarının ülkesiyiz.
Aynen Haziran 2008’de bir basın toplantısında Cristiano Ronaldo’nun söylediği gibi: “Türkler otobüse binmeden, maç kazanılmış sayılmaz”