Yapılan top kayıpları, vücut yorgunken, zihinlerin de yorulduğunu hatırlattı! İlk yarıdaki 9 top kaybı oldukça fazlaydı...

Türk Milli Takımı’nın en büyük kozunun enerji olacağı, rakiplerden daha çok mücadele edebildiğimizde etkimizin artacağı biliniyordu. Ancak ne yazık ki dün Sırbistan karşısında, onlar kadar enerji koymaya halimiz yoktu.

Bir gün önce hedef maçlardan birisi olarak seçtiğimiz Almanya karşısında neredeyse karşılaşmanın tamamını aynı beşle oynayınca, bugünkü düşüş kaçınılmazdı. Almanya maçını oynarken, ‘Sırbistan’a kaybetsek bile fazla yara almayız’ düşüncesi vardı ama İtalya’nın İspanya’yı devirmesi işleri karıştırdı, bu maçın önemini artırdı. Yani sözün özü; evdeki hesap, çarşıya uymadı!

Sırbistan bir anda kazanılması gereken maçlardan birisi olmuştu ama Almanya karşısındaki beş çok yorulmuştu. Bir önceki gün 30 dakika üzeri oynayanlardan bir tek Cedi direniyor, belki de gençliğinin avantajını kullanıyordu. Ancak ne Sinan, ne Semih, ne Ersan, ne de Ali beklentileri karşıladı, kenar katkısı yine çok aşağılardaydı. Özellikle yapılan top kayıpları, vücut yorgunken, zihinlerin de yorulduğunu hatırlattı! İlk yarıdaki 9 top kaybı oldukça fazlaydı...

Sırbistan ise kusursuz fırtınasına devam etti. Teodosic 17 sayı, 13 asist ile bir oyun kurucunun yapabileceği maksimum katkıyı takımına verdi. Çok daha kararlıydı Sırp takımı bize göre, istediğini de aldı. Bu maça kadar ortalarda gözükmeyen Raduljica bile Teodosic’in asistleriyle boyalı alanı çok verimli kullandı. Özellikle ilk çeyrekte rakibe hiç sertlik göstermeyip, potayı savunacağız mesajı veremeyince Sırbistan’ın iştahı kabarmıştı, o yumuşaklık sonumuzu hazırladı.

Bir tek 3. çeyrekte, 4 kısaya döndüğünde baskıyı artırabildi millilerimiz, farkı da tek hanelere düşürmeye yaklaştı. Ancak o anlarda topun kıymetini bilmek önemlidir. Ali hiç yapılmayacak basit bir top kaybıyla Sırbistan’ın girmek üzere olduğu krizi başlamadan sonlandırdı. Sadece burada aksamadı yeni devşirme oyuncumuz. Sakin kalması gereken yerlerde telaş yaptı. Özellikle ilk çeyrekteki 15-0’lık seride, rakibin her basketine bir an önce yanıt verme aceleciliği canımızı yaktı. Bu takımın guardı, daha sakin kalmalı.