İstatistik verilerde bu kadar önemli üstünlük sağladığı karşılaşmada Fenerbahçe’nin güçlükle karşılaşmayı kazanmasının nedenlerini düşünmek gerekiyor.

Kabul edelim ki Fenerbahçe yeni bir takım ve oynayarak öğreniyor, birbirini tanıyor.
Tekrarlar, hatalar, istisnalar olacaktır. Önemli olan ne yaptığını biliyor ve bildiğinde ısrar etmek.

Fenerbahçe’nin genel oyun düzenine baktığımızda kanat ağırlıklı bir dizilişi olduğunu görüyoruz.
Bu zaten yapılan orta sayısında da göze çarpıyor.
Ortaların isabet oranı ise yakışmayacak kadar düşük seviyelerde kalıyor.
Özellikle Deniz Türüç tarafındaysa başka bir durum var. Ters ayaklı Dirar ve Rodrigues soldan çizgiye inmeyi her fırsatta denerken; Fenerbahçe’nin en etkili olacağı yerde yani sağ tarafta ortalar sol ayakla ve ceza sahasının dışına doğru yapılıyor. Deniz’le bire bir kalan savunma oyuncunun çizgiye inmeyeceğini bildiğinden pozisyonunu buna göre alıyor ve her seferinde de tutuyor.

Ortalardaki bir başka dikkat çekici husus da ceza sahasına ve hatta kale içine girecek mesafe varken topu en kısa sürede ayaktan çıkarma telaşı.
Oysa Fenerbahçe’nin galibiyet sayısında olduğu gibi çizgiye inip, rakip savunmayı eksilttiğinde gol vuruşu yapacak oyuncu da boşa çıkıyor.

İşte gol oyun sıkıştığında böyle atılıyor ki buralara kalmadan ikişer defa Deniz, Kruse ve Tolga’nın çok müsait durumda yakaladıkları pozisyonlar var.

Kaçmasına karşın bunlar değerlidir. Çünkü pozisyon üretilmiştir.
Pozisyon üreten takım haline geldiğinizde oyunda bir kademe üste çıkıyorsunuz. Zaten önce kademe atlıyor, sonra gol atıyordunuz.

Gelişecek ve düzelecektir.

Çok basit bir hata ile gol yedi Fenerbahçe. İkinci yarıya Ersun Yanal hatayı yapan oyuncuyu kenara alarak başladı.
Katılmasam da bu maça Jailson ile başlama ısrarını anlar ve hatta bu ısrarı nedeniyle de hocaya bir artı puan yazarım.
Ancak Rami değişikliğine ne katılırım ne de anlarım.
Çünkü rakip zaten sahada üstünlük sağlanmış bir takımdır; hata olur ve yapan mevkisinin kendini kanıtlamış oyuncusudur. Buna tahammül göstermemek bence daha büyük hatadır.
Rami’yi çıkardığın anda ondan sadece vazgeçmiyorsun; onunla devam etmeyeceğini de gösteriyorsun. Haftaya derbide kimin sahada olacağını şimdiden kestirmek zor değil.

Takımın Emre’li ve Emre’siz ayrı oyun karakterine sahip olması da oyuncuya bağımlı bir kurgu yaratıyor ki bunun taktiksel şablonunun ne olduğunu çok iyi ayırt etmek ve oynayabilmek gerekiyor. Bunu hafta içine bırakalım.

Kruse’nin bu kadar rahat durumda gol atamaması gerçekten ilginçlik oluşturuyor.

Fenerbahçe savunmasının daha çok işi var. Sezon başında güçlü takımlar karşısında yenilen gol sayısının yüksekliği bunun işaretiydi. Haftaya derbi var, bu hatalara dikkat etmek gerekiyor.

Işıklar içinde uyu Neslican…