Sodom'un 120 Günü'nün değerini daha yeni mi anlıyoruz?

Sadizmin kurucusu Marquis de Sade'ın eseri 'Sodom'un 120 Günü'nü bilmeyen azdır. 'Salo ya da Sodom'un 120 Günü' diye filme de uyarlanan eser ortalığı yıkıp geçmişti. Sade denilince akla gelen ilk şey eserleri ama daha çok da o film. Fransa'nın başkenti Paris'te eserin el yazmasının açık artırmayla satışı engellendi. Ve 'ulusal hazine' kapsamına alındı.

Sodom'un 120 Günü'nün değerini daha yeni mi anlıyoruz?

Yani el üstünde tutuluyor.

Üzerinden yıllar geçse de, dünyayı kasıp kavursa da, her daim tartışmaların odağında olsa da o bir sanat eseri.

Yani olması gereken 'ulusal hazine' kapsamına alınması.

Ona hakkının teslim edilmesi.

Sansasyonel olması, provokatif olması onun sanat eseri olarak ne kadar başarılı ve güçlü olduğunun kanıtı.

Adı üstünde sanat eseri.

Yaratıcı fikir, tartışmalara açık, ufuk açıcı bir eserden bahsediyoruz.

Dünyanın birçok ülkesinde "Nasıl yani?"lerle karşılanacak bir eser.

Ancak önemli olan da zaten bu.

Beynimizi uçurması.

Bizi bir sanat eseri olarak etkilemesi ve adeta baştan yaratması.

Hakkının teslim edildiğini görmek sevindirici...

 


twitter.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak