Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi Psikiyatri Bölümü’nden Dr. Oya Bozkurt, somatizasyon bozukluğu hakkında bilgi verdi: 
“‘Soma’ sözcüğü eski Yunan dilinde ‘beden’ anlamına gelir. ‘Somatizasyon’ terimi, en basit ifadeyle ruhsal sıkıntı ve gerilimlerin bedene yansıması olarak açıklanabilir. Sözel yoldan ifade bulamayan sıkıntı, beden üzerinden kendini fark ettirir. 
 
Vücutta yakınmalar ve işlev bozukluklarına rastlanılmasına rağmen, çoğu zaman organik bir kökeni bulunmayan, bunun  yanında çeşitli psikolojik ve sosyal etkenlerin rol oynadığı durumlardır.
 
Kadınlar risk altında
Somatizasyon bozukluğunun ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, ailesel yatkınlık ve çevresel etkenlerin önemli rol oynadığı düşünülür. 
 
Toplum genelinde hastalığa yakalanma riski, yüzde 0.1-0.5 oranındadır. Kadınlarda erkeklere oranla daha fazla görülür. Özellikle sosyo-ekonomik durumu ve eğitim düzeyi düşük kadın hastalarda sık rastlanır. Tek ebeveyn olmak, yalnız yaşamak ve işsizlik, riski artıran faktörlerdir.
 
Belirtiler gerçek
Uzun zamana yayılan, 30 yaş öncesinde başlayan ve kişiyi tedaviye iten dört ağrı belirtisi, iki sindirim sistemiyle ilgili belirti (bulantı, kusma, ishal, şişkinlik, vb), bir cinsel belirti (cinsel isteksizlik, cinsel işlev bozukluğu) ve bir sahte nörolojik belirti (koordinasyon ve denge bozukluğu, ses kısılması, çift görme) varlığında tanı koymak mümkündür. 
 
Örneğin, kişinin fiziksel bir nedenle açıklanamayan midesiyle ilgili kronik şikayetleri vardır, orgazm olamıyordur, kulakta çınlama, omuz, boyun, sırt ve bacaklarda ağrıları mevcuttur. O zaman bu kişiye somatizasyon bozukluğu tanısı konabilir. 
Bu bireyler defalarca doktora gider, her türlü testten geçer ancak bir türlü bu sorunlara neden olabilecek fiziksel bir hastalık  bulunamaz. Somatizasyon bozukluğuna sahip kişi rol yapmıyordur, bu belirtiler amaçlı olarak ortaya çıkmaz.
 
Abartılı yakınmalar
Bu kişiler genellikle yakınmalarını renkli, abartılı terimlerle dile getirir ancak çoğu kez kesin bir bilgi alınamaz. Tedavi olmak için birçok hekime başvurmaları karmaşık, bazen de tehlikeli tedavi birleşimlerinin uygulanmasına yol açabilir. Belirgin anksiyete ve depresif duygu durumları çok sık görülür. 
 
Dürtüsel ve antisosyal davranışlar, intihar edeceklerine dair gözdağı vermeler ve evliliklerinde geçimsizlikler ortaya çıkabilir. 
Somatoform bozukluklarının oluşmasında yardım çağrısı, odak noktası olma, çevresindekileri kontrol etme, yönetme ya da hasta olmakla elde edilmiş avantajları sürdürme çabasının rolü büyüktür.
 
Tedavi yöntemleri 
Somatizasyon durumlarında sorun fiziksel olarak yaşandığı için yapılan psikiyatrik başvuru genellikle ikincildir. Tıbbi bir müdahale gerekmedikçe de sorun psikolojik boyutuyla ele alınmalıdır. Bazı durumlardaysa diğer disiplinlerle paralel gidecek bir tedavi daha uygun olabilir. 
 
Bozukluğun tedavisi zordur. Bundaki en önemli etken, bu bozukluğu yaşayan kişilerin hastalık genellikle kronikleştikten sonra ruh sağlığı uzmanlarına başvurmalarıdır.
 
Tedavinin ilk aşamasında öncelikle kişiye, ardından ailesine bu durumun psikolojik bir bozukluk olduğu anlatılmalıdır.
 
Tedavi çift ayaklı yürütülmelidir, farmakoterapi ve psikoterapi. Uzun soluklu bir psikoterapi ihtiyacı vardır. Kişinin somatizasyon bozukluğu geliştirmesindeki dinamiklerin tanınmasından sonra, duygularını fark edip kelimelerle ifade etmeyi öğrenmesi, terapinin en önemli kısmıdır.
 
HASTALIK BUNLARA  YOL AÇIYOR
* Baş, karın, sırt, eklemler, göğüs, rektum ile âdet, cinsel ilişki ya da idrar yapma sırasında ağrılar.
* Bulantı, şişkinlik, kusma,  ishal gibi sindirim sistemine ait yakınmalar.
* Cinsel isteksizlik, işlev bozukluğu, düzensiz âdet, aşırı kanama. 
* Koordinasyon ve denge bozukluğu. 
* Yutma güçlüğü ya da boğazda düğümlenme duygusu
* Halüsinasyonlar
* Çift görme, körlük ve sağırlık.