Son 10 yılın Şampiyonlar Ligi şampiyonları ve kısa hikayeleri

Şampiyonlar Ligi final heyecanı yine geldi çattı. Tarih boyunca her final öncesi yaşanan heyecan yine yaşanıyor. 7 sezon aradan sonra yine bir İngiliz takımı bu kupayı kazanacak; çünkü finaldeki iki takım da İngiliz. Tıpkı 2007-2008 sezonundaki Chelsea-Manchester United finalinde olduğu gibi... Bakalım son 10 senede hangi takımlar finale çıktı ve kupayı kimler kazandı?

Son 10 yılın Şampiyonlar Ligi şampiyonları ve kısa hikayeleri

2008-2009 sezonu

2008-2009 sezonu

Guardiola'nın Barcelona'da geçireceği efsane zamanların ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu... Bir önceki senenin şampiyonu Manchester United tekrar finale çıktı. Kupayı üst üste iki kez kazanmak istiyordu.

Makine gibi işleyen Xavi-Iniesta-Henry-Eto'o-Messi'li Barcelona, Manchester United'a şans tanımadı ve finali 2-0 kazandı. Maçın adamı seçilen Xavi, Iniesta, Busquets, Puyol ve Pique ile beraber 2010 Dünya Kupası'nda gelecek şampiyonluğa da göz kırptı.

2009-2010 sezonu

2009-2010 sezonu

Avrupa'da Jose Mourinho-Pep Guardiola kıyasının doruklara çıkacağı sezonlar yaklaşıyordu. 2003-2004 sezonunda Porto'yu Şampiyonlar Ligi şampiyonu yaparak adeta bir peri masalı yaratan Mourinho, 3 sezon çalıştırdığı Chelsea'den 2007 yılında başarısız olduğu gerekçesiyle kovuldu; Chelsea, Mourinho'nun gidişinden bir sonraki sene Şampiyonlar Ligi finali oynadı.

Bu nedenle Mourinho kendini tekrar kanıtlamak istiyordu. Kendini kanıtlamak için doğru yerde olduğu ise şüpheliydi: Inter. Çünkü Inter'in kadrosu ve mali yapısı Barcelona, Real Madrid, Chelsea, Bayern Münih, Manchester United, Juventus gibi kulüplerin yanında zayıftı.

Serie A'da 2009 ve 2010 yıllarında iki sezon üst üste şampiyon olan Inter, artık Şampiyonlar Ligi finalindeydi. Bayern Münih karşısında Mourinho'nun kendinden güçlü rakiplere karşı uyguladığı 'kale önüne otobüs çekme' taktiğiyle maçı 2-0 kazandı. Eto'o-Sneijder-Milito hücum üçlüsü öne çıksa da, takımın en güçlü yanlarından biri Mourinho'nun her oyuncuya ölümüne defans yaptırma kabiliyetiydi.

Mou'nun bu anlayışı, yıllar sonra "çağ dışı" sayılacak ve birçok kişi takımında onu istemeyecekti. Fakat Mou o zamanlar hala yaşayan efsane olarak görülüyordu.

2010-2011 sezonu

2010-2011 sezonu

Guardiola'nın insanüstü Barcelona'sı, bir yıllık Mourinho arasından sonra ipleri tekrar eline aldı. Mourinho, hırslı ve yenilgiyi kabul etmeyen kişiliğiyle Guardiola'yı çoktan gözüne kestirmiş ve Real Madrid'in başına gelerek 'uzay takımı' denilen Barcelona'nın hegemonyasına son vermeyi hedeflemişti. Fakat bunu ilk sezonda başaramadı. Barcelona, yarı finalde Real Madrid'i eledi, ligde de şampiyonluğa ulaştı. Hatta Mou'nun Real Madrid'i o sene ligdeki ilk Barcelona maçında 5-0 kaybedince Mourinho için çanlar biraz erken çalmaya başladı.

Barcelona ise finalde yine Manchester United'la karşılaştı ve rakibini 3-1 yenerek kupaya ulaştı. Manchester United'ın şu an düştüğü hale bakınca bu durumun aslında Barcelona'yla oynadıkları finalleri kaybetmesiyle de alakalı olduğunu görüyoruz.

2011-2012 sezonu

2011-2012 sezonu

Manchester United'ın düşüşte olduğu yıllarda Premier Lig'i Avrupa'da temsil eden takım Chelsea oluyordu.

2012 finalinde de Chelsea, Bayern Münih'i Almanya'da, hem de Bayern'in stadı olan Allianz Arena'da yenmiş ve şampiyonluğa ulaşmıştı.

Bayern, son yıllarda ikinci kez finale çıkıp yine eli boş dönmüştü.

2012-2013 sezonu

2012-2013 sezonu

Avrupa futbolunda devir değiştiren yıl olarak bilinir. Futbol hegemonyasının İspanya'dan Almanya'ya taşındığı sezonda Şampiyonlar Ligi finali iki Alman devi Dortmund ve Bayern Münih arasında oynandı. Bu dominasyonun sonucu da tıpkı 2010 yılında Dünya Kupası'na uzanan İspanya gibi, Almanya'nın 2014 yılında Dünya Kupası'nı alması oldu.

Avrupa futboluna imza atacağı belli olan Jürgen Klopp, Dortmund'u ilmek ilmek işledi ve imkansızı başararak Bayern'i geçip Bundesliga şampiyonluğunu kazandı. Artık Şampiyonlar Ligi'ni rakibinin elinden almak istiyordu.

Fakat Münih buna izin vermedi. Maçı 2-1 kazanan Bayern Münih, finallerdeki şanssızlığını kırarak kupaya ulaştı.

2013-2014 sezonu

2013-2014 sezonu

Mourinho, Real Madrid'e Barcelona hegemonyasını bitirmek için gelip hegemonyanın ülke değiştirmesine şahit olmuştu. 2012-2013 sezonunun sonunda Real Madrid'ten kovuldu ve Chelsea'ye geri döndü. İlginçtir ki Chelsea'de olduğu gibi kovulduğu sezondan bir sonraki sene Real Madrid de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandı.

İspanyolların yine domine ettiği bu finalde Madrid derbisi oynandı. Real Madrid ve Atletico Madrid arasında oynanan final, Real'in son saniyelerde Ramos'la bulduğu mucize golle 1-1 bitti. Son saniye golünün şokunu atlatamayan Atletico, uzatmalarda 3 gol yiyerek Real Madrid'e 4-1 kaybetti.

2014-2015 sezonu

2014-2015 sezonu

2015 finalinde Barcelona ve Juventus karşı karşıya geldi. Şampiyonlar Ligi finalini ilk defa bir Türk hakem yönetti: Cüneyt Çakır. Hakem ekibi ise yan hakemler Bahattin Duran-Tarık Ongun, çizgi hakemler Hüseyin Göçek-Barış Şimşek ve rezerv yardımcı hakem Mustafa Emre Eyisoy'dan oluştu.

Juventus'u 3-1 yenen Barcelona, şampiyonluğa ulaştı.

Not: Eğer Real Madrid bu sene de bir şekilde şampiyonluğa ulaşsaydı Şampiyonlar Ligi'ni 5 sene üst üste kazanmış olacaktı.

2015-2016 sezonu

2015-2016 sezonu

2013-2014 sezonundaki finalin aynısıydı ve yine Madrid derbisi oynandı. Maç yine 1-1 bitti. Real Madrid'in golünü yine Sergio Ramos attı. Bu kez maç penaltılara gitti fakat kazanan değişmedi: Real Madrid. 

Bu sezon, Real Madrid'in ulaşılması güç bir rekoru kıracağı 'Şampiyonlar Ligi'ni 3 sene üst üste kazanma' rekorunun ilk yılı olacaktı.

2016-2017 sezonu

2016-2017 sezonu

Juventus 2 sene önce finalde bir diğer İspanyol devi Barcelona'ya kaybetmişti ve artık kazanmak istiyordu. Özellikle Buffon, kariyerindeki tek eksik olan Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu çok istiyordu. Fakat Real Madrid maçı 4-1 kazanarak bir ilke imza attı.

1992 yılında Şampiyon Kulüpler Kupası olan ismi Şampiyonlar Ligi olarak değişen organizasyon, Şampiyonlar Ligi olduktan sonra ilk defa bir takım tarafından iki sene üst üste kazanıldı.
 

2017-2018 sezonu

2017-2018 sezonu

Hem Premier Lig'te hem de Şampiyonlar liginde uzun yıllardır başarıya hasret olan Liverpool, bu şanssızlığı kırmak istiyordu.

Bunun için belki de dünyadaki en doğru ismi takımın başına getirmişlerdi: Klopp.

Yıllar önce Dortmund'la inanılmaz işler başaran Klopp, artık Liverpool'un başındaydı ve Şampiyonlar Ligi finalindeydi.

Finaldeki rakipleri son iki yılın şampiyonu Real Madrid olmasına rağmen kimse "Real Madrid kesin kazanır" diyemedi.

Taa ki dünya futbolunun yükselen yıldızı, Premier Lig'in gol kralı ve yılın oyuncusu Mohamed Salah, 30'uncu dakikada Ramos'un kasıtlı müdahalesiyle göz yaşları içerisinde sahayı terk edene dek.

Liverpool psikolojik ve taktik açıdan büyük sarsıntı yaşadı.

Maç 3-1 Real Madrid'in galibiyetiyle sonuçlandı ve Real, kendi rekorunu geliştirerek bu kupayı 3 sene üst üste kazanarak ulaşılması çok güç bir rekora imza attı.

2018-2019 sezonu

2018-2019 sezonu

İngiliz futbolunun yükseliş yılı. UEFA Kupası ve Şampiyonlar Ligi'nin finalini oynayacak 4 takım da İngiliz takımlarından oluşuyor.

UEFA Kupası finali Chelsea-Arsenal arasında oynandı ve Chelsea'nin 4-1'lik galibiyetiyle sonuçlandı.

Geriye tek bir final kaldı ve o final Klopp'un tıpkı Dortmund'ta yaptığı gibi ilmek ilmek işlediği Liverpool ve Pochettino'nun transfer yasaklarına rağmen finale getirdiği Tottenham arasında 1 Haziran 2019 günü saat 22:00'da oynanacak.
 
Bu makaleye ifade bırak