16.12.2018 14:37 | Son Güncelleme:
AA

Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız

"Bay Kemal kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Bak sana bir şey söyleyeyim, burası Paris değil, burası Hollanda da değil" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uyardı: "Bu defa kaçmaya bile fırsat bulamazsın. Gerekeni yaparız. Meydanları onlara yine dar ederiz."

Türkiye'ye yönelik husumetlerin altındaki sebeplerden birinin İstanbul olduğunu belirten Erdoğan, "Yaklaşık 600 yıldır bizim olan bu şehri, hala bize çok görenler olduğunu biliyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Esenler'de 15 Temmuz Millet Bahçesi ile yapımı  tamamlanan tesis ve projelerin toplu açılış töreninde konuştu. İstanbul'un en çok göç alan bölgelerinden biri olan Esenler'in  nüfusunun yarım milyona yaklaştığını ifaden eden Erdoğan, yaptıkları projeler ve  kentsel dönüşümlerle çarpık kentleşmenin büyük ölçüde önüne geçtiklerini söyledi.

Esenler'in, Avrupa Yakası'nın en gözde bölgelerinden biri haline  geldiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu İstanbul öyle bir şehir ki büyüklüğünden kaynaklanan tüm  sıkıntılarına rağmen, aşkı, sevdası, bağlılığı daha ağır basar, insanı kendine  meftun eder, ne güzel söylemiş şair; Seni görüyorum yine İstanbul/ Gözlerimle  kucaklar gibi uzaktan/ Minare minare, ev ev/ Yol, meydan/ Baktıkça hep, semt  semt, yer yer/ Beş yaşım, onbeş yaşım, ah yirmi yaşım/ Durmuş bir tepende  okuduğum mektep/ Askerlik ettiğim kışladır ötesi.

Evet işte bu şehir her şeyiyle bizimdir, bizim İstanbul'umuzdur. İster  Esenler'de, ister Beyoğlu'nda, ister Çekmeköy'de, ister Adalar'da yaşayalım ama  yeter ki bu şehrin havasını soluyalım. Üstadın dediği gibi, 'Güleni şöyle dursun,  ağlayanı bahtiyar.' Bu şehrin insanları olma ayrıcalığını yaşayan herkese buradan  selamlarımı gönderiyorum."

Alandakilere "Esenler, 31 Mart'ta sandıkları patlatmaya var mıyız?"  diye soran Erdoğan, şimdiden herkesin kapı kapı dolaşmasını isteyerek, Esenler'in  31 Mart'ta bir başka olacağına inandığını ifade etti.

İSTANBUL’U HALA BİZE ÇOK GÖRENLER VAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un önemine vurgu yaparak, "Yaklaşık  600 yıldır bizim olan bu şehri, hala bize çok görenler olduğunu biliyoruz.  Ülkemize ve milletimize yönelik husumetlerin altında yatan sebeplerin en başında  gelenlerden biri, işte İstanbul'dur. İstanbul'a ne kadar sahip çıkarsak, sıkı  sıkıya sahip çıkarsak, ülkemizin geleceğine de o derece katkı yaptığımızı  biliyoruz." dedi.

Esenler Erokspor'un durumunu alandaki gençlere soran Erdoğan, "Arada 5  puan varmış, bunu kapatmak için de sizin de tribünlerde olmanız lazım, ihmal  etmeyin, 2'ye çıkmanız lazım, bekliyorum sizden bu başarıyı." ifadelerini  kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti döneminde hayata geçirdikleri dünya  çapındaki projelerle sadece İstanbul'u değil, Türkiye'nin tamamını büyütüp  güçlendirdiklerini aktararak, "Bakınız Marmaray, nasıl? Güzel değil mi,  kullandınız mı? Avrasya Tüneli nasıl, kullandınız mı? Bizden önce böyle bir şey  var mıydı? Hayaldi değil mi? Şimdi denizin altından hem Marmaray ile gidiyoruz  hem de araçlarımızla gidiyoruz. Bunları AK Parti iktidarı olarak biz yaptık biz,  Bay Kemal. Onların hayalleri bile ulaşamaz ama biz yaptık." diye konuştu.

İSTANBUL'UN SU SORUNUNU ÇÖZDÜK

Erdoğan, kendilerinden önce boğazın üzerinde iki köprü olduğunu, Yavuz  Sultan Selim Köprüsü'nü yaptıklarını, İstanbul'u İzmir'e bağlamak için de  Osmangazi Köprüsü'nü inşa ettiklerini kaydetti.

"Her faaliyet dalga dalga tüm şehirlerimizi, bölgemizi ve dünyayı  etkiliyor" diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Yabancı misafirler geliyor, liderler, onlara, 'Bak denizin altından  raylı sistem geçiyor, bak buradan Avrasya Tüneli arabalar geçiyor...',  şaşırıyorlar. 'Ben on sene önce geldiğimde böyle şeyler yoktu burada.' diyorlar.  'Bak burada üçüncü köprü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü...', şaşırıyorlar. Bunlar 15  seneye sığmış olan eserlerimiz, şimdi bu sevinci, gençler 31 Mart akşamı birlikte  yaşamaya var mıyız? Biz, İstanbul'a işte hep böyle bakıyoruz. İşte bu heyecanla  bu şevkle hizmet ediyoruz. 1994 yılında bu şehri yönetme sorumluluğunu bu  kardeşinize verdiniz. İstanbul'da yeni bir dönemi başlattık mı? Kardeşlerim, biz  İstanbul'a büyükşehir belediye başkanı olduğumuzda, İstanbul'un hali neydi?  Gençler, sizin birçoğunuz bilmezsiniz, İstanbul'da çöp dağları var mıydı?  İstanbul'da su var mıydı? İstanbul'da hava kirliliği var mıydı? Peki bunları kim  yok etti? Çöp dağlarını evelallah kaldırdık. Kimden almıştık İstanbul'u? CHP'den.  Susuzluğu giderdik, nereden biliyor musunuz? 180 kilometre öteden Istranca  Dağları'ndan, dağları delerek, İstanbul'a su getirdik. Anadolu Yakası'nda da  Sakarya'dan İstanbul'a suyu getirdik. Dedik ki işi sağlama alalım. Boğazın  altından alternatif tüneller yaparak, 'suyu Anadolu Yakası'nda sıkıntı olursa  Avrupa'dan, Avrupa Yakası'nda sıkıntı olursa Anadolu Yakası'ndan suyu deplase  edelim.' dedik. İstanbul'un su sorununu çözdük. 2040 yılına kadar böyle bir sorun  yok."

UTANMADAN, SIKILMADAN FARKLI ŞEYLER KONUŞUYORLAR

Esenler'de 15 Temmuz Millet Bahçesi ile yapımı tamamlanan tesis ve  projelerin toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan, gençlerin çoğunun yapılan  hizmetleri bilmediğini anlattı. Yeni bir seçimin, yeni bir yol ayrımının önlerinde olduğunu dile  getiren Erdoğan, "Biz diyoruz ki İstanbul'u sadece 2023 Türkiye'sinin  zirvesindeki yerini güçlendirmekle kalmayacak 2053 ve 2071 vizyonlarımızın da  lokomotifi yapacağız. Bunun için kentsel dönüşümden millet bahçelerine, finans  merkezinden kültürel varlığını korumaya kadar her alanda İstanbul'u çok daha  ileri hizmetlere kavuşturmaya talibiz." dedi.

Erdoğan, şunları söyledi:

"CHP çöp demektir, CHP susuzluk demektir, CHP hava kirliliği demektir,  CHP yoksulluk demektir, CHP yasaklar demektir ve CHP, yoksulluğun daniskası  demektir. O yokluğu, o yoksulluğu aramızdaki yaşlı amcalarımız iyi bilir. Biz de  babalarımızdan o nüfus kağıtlarındaki mühürleri görünce öğrendik. Ne çileler  çekmişler, ne sıkıntılar yaşamışlar. Biz de gençlik yıllarımızda mazot, benzin,  gaz yağı kuyruklarını biliriz. Bunların bize CHP yaşattı. Utanmadan, sıkılmadan farklı şeyler konuşuyorlar."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ey İstanbul, 31 Mart 2019 seçimlerinde,  tercihini bir kez daha hizmet siyasetinden yana kullanmaya var mısın? Ey Esenler,  önümüzdeki seçimlerde bir kez daha AK Parti diyerek ilçemizin şahlanışını  sürdürmeye var mısın? Ey Türkiye, tevazu, samimiyet, gayretle, önce millet, önce  memleket demeye var mısın?" diye seslendi.

Esenler ve büyükşehir belediyeleri tarafından ilçeye kazandırılan 5  önemli hizmetin toplu açılış törenini gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan,  şöyle devam etti:

"Bunlardan biri, sadece Esenler değil tüm İstanbul için önemli ve  örnek bir proje olduğuna inandığım 15 Temmuz Millet Bahçesi'dir. Törenden sonra  millet bahçesine gideceğiz. Anneler, babalar, sizler de çocuklarınızla beraber o  millet bahçesinde gezineceksiniz. Çevreci iktidar, çevreci belediye kimdir, bunu  göreceksiniz. Çevrecilik, belediyecilik, hizmet bizim işimiz. Biz bu millete  efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Farkımız bu. Toplamda 240 bin  metrekare alanda kurulan eserler, 15 Temmuz Millet Bahçesi. Bisiklet ve yürüyüş  yolları, piknik alanları, açık hava etkinlik alanı, spor tesisleri, cami, millet  kıraathanesi ve ikinci bahar kıraathanesinden oluşan külliyesi... Meyve, sebze,  tıbbi bitki bahçeleri, çocuklara, gençlere, hanımlara yönelik tesisler, şifa ve  gül bahçesiyle, biyolojik göletiyle ilçemize, şehrimize yakışan bir hizmet.  Yatırım bedeli, 55 trilyon lira olan millet bahçemizi bugün resmen hizmete  açıyoruz."

Erdoğan, Esenler Hacı Emsal Avcı Taş Camisi'nin hizmete açacakları  ikinci eser olduğunu belirterek, tamamı taş işçiliğiyle inşa edilen bu caminin  projesinde Mimar Sinan'ın Tophane'deki Kılıçali Paşa ve Manisa'daki Muradiye  camilerinin örnek alındığını anlattı.

Caminin taş olarak yapılmasının, yazın serin, kışın sıcak olmasını  sağladığını ifade eden Erdoğan, bu eserin tıpkı örnek alındığı Mimar Sinan  camileri gibi asırlar boyunca ayakta kalmasını, ümmete hizmet vermesini diledi.

Esenler'in, İstanbul ve Türkiye'de kentsel dönüşüm projelerine öncülük  öden ve örnek teşkil eden bir yer olduğunu anlatan Erdoğan, bunun için Esenler'de  kentsel dönüşüm merkezi kurduklarını, projelerin koordinasyonunu yürütecek bu  merkezin resmi açılışını da bugün gerçekleştirdiklerini belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinin, Menderes Mahallesi'nde  kapalı  otopark ve kapalı pazar yeri inşa ettiğini, üstünde park, yürüyüş, çocuk oyun ve  spor alanlarının bulunduğu bu tesisi de bugün hizmete aldıklarını aktaran  Erdoğan, büyükşehir belediyesinin Fevzi Çakmak Mahallesi'nde 23 bin metrekarelik  bir alanda yürüyüş yolu, piknik alanı, spor tesisleri ve şelaleden oluşan bir  parkı ilçeye kazandırdığını ifade etti.

Erdoğan, tüm bu yatırımların ilçeye ve İstanbul'a hayırlı olmasını dileyerek, bu eserleri İstanbul'a kazandıran büyükşehir ve Esenler belediye  başkanları ile ekiplerine teşekkür etti.

AK Parti olarak, bakanlar, belediye başkanları, teşkilatlarla gece  gündüz millete hizmet etmek için çalıştıklarını ve çalışmayı sürdürdüklerini  ifade eden Recep Tayyip Erdoğan, "Halka hizmeti, hakka hizmet gören bir  anlayışla, her işimizi ibadet aşkı ve şevkiyle yapıyoruz." dedi.

AÇTIKLARA ÇUKURLARA ONLARI GÖMÜYORUZ

Zeytin Dalı, Afrin operasyonunu yaptık mı? Yaptık. Sincar'ı yaptık  mı? Yaptık." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zaman teröristlerin beynindeyiz.  Onların açtıklara çukurlara onları gömüyoruz, gömmeye devam edeceğiz. Zira  teröristler benim milletin başına bela olmaktan çıkacak. Biz mehmedimizle,  Mehmetçik'lerimizle birlikte oralardayız. Özgür Suriye Ordusu'yla oralardayız."  dedi.

Erdoğan, "Hep birlikte Allah'ın izniyle, vatanımıza, sınırlarımıza  saldıranlara karşı bedelini ödetiyoruz. Ödeteceğiz. Her ne kadar içeride bile  bundan rahatsız olanlar varsa, onlara da buradan selam. Bay Kemal, bak sen de  bunları iyi bil. Bu teröristlerle el ele, kol kola dolaşma. Onlardan sana fayda  yok Bay Kemal. Yerli ve milli ol. Bu teröristleri savunmaktan vazgeç. Bunlarla  kol kola olmaktan vazgeç. Teröristlerle omuz omuza olmaktan vazgeç. 31 Mart'ta  yine onlarla birlikte yola çıkmaya hazırlanıyor. Bay Kemal. Açık ol açık. Dürüst  ol dürüst. Bu millet de seni bir şey zannetsin." ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul üzerinden kendilerini eleştirdiğini dile getiren Erdoğan, "Hem de 'su, doğal gaz' diyerek  eleştiriyor. İstanbul CHP döneminde susuzluktan kurumuştu, kokmuştu. Osmanlı'dan kalma çeşmelerin önündeki su kuyruklarının ucu gözükmüyordu. Tankerlerle taşınan sularla insanlar hayatlarını idame ettirmeye çalışıyorlardı." dedi.

"Gençler siz biliyor musunuz? Yalova'dan Kuruçeşme'ye denizden  tankerle, gemiyle su getirdiler. 1-2 gemi İstanbul'da ne yapar? CHP bu. Biz  geldik, bu işi bitirdik." diyen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bunu Bay Kemal de bilmez belki. Çünkü Bay Kemal Kağıthane'ye  'kağıttepe' diyecek kadar İstanbul'dan uzak. Bu ülkeyi tek parti devrinde bir  dilim kuru ekmeğe muhtaç edenler, İstanbulluları da bir yudum suya hasret  bırakmıştı. Gerektiğinde dağları deldik, gerektiğinde Boğaz'ı geçtik. İstanbul'u  suya kavuşturduk. İstanbul'un suya ihtiyacı var mı? İstanbul'da edindiğimiz  tecrübeyle hükümete geldiğimizde ülkemizdeki diğer büyükşehirlerin su sorununu  çözdük. Başta İzmir olmak üzere. Van, HDP belediyesiydi. Oranın su sorununu çözdük. Niye? Dedik ki 'Burada benim insanım yaşıyor.' Her ne kadar belediye filanca partide de olsa. 'İnsanlarımızı susuz bırakmayacağız.' dedik.  İstanbullulara sorsanız. 'En memnun olduğunuz hizmet nedir?' diye. Herhalde su ve  doğal gazı en başta söylerler. Ben göreve geldiğimde İstanbul'da 50 bin haneye  doğal gaz veriliyordu. Ama İstanbul'dan cezaevine giderken 1 milyon 250 bin eve  doğal gaz veriliyordu. Biz buyuz. Biz böyle çalıştık. Bay Kemal senin bunlardan  haberin yok. Sen o zaman başka yerlerdeydin. Sen o zaman bu işlerin nasıl  gittiğini ve nasıl yapıldığını bilmiyordun."

Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis kürsüsünden kendilerini  karalamaya çalıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Ayıp, ayıp. Biraz izan sahibi ol. Her zamanki gibi eline yalan yanlış  rakamlar bilgiler tutuşturulmuş. Onunla milleti kandıracağını sanıyor. Neymiş  efendim. İstanbul'daki 580 bin konutun suyu, 493 bin konutun doğal gazı kesilmiş.  Buna yalan deme yetmez. Bunun adı kuyruklu yalandır Bay Kemal. İstanbul'daki  toplam 600 milyon 300 bin abone içerisinde borcundan dolayı suyu kesik olanların  sayısı 23 bindir. Bir başka ifadeyle binde 37 düzeyindedir. Aynı şekilde arıza ve  borç sebebiyle doğal gazı kapalı olanların oranı da yüzde 1'i dahi bulmuyor Bay  Kemal. Kaldı ki bunlar geçici durumlardır. Bir süre sonra aboneler tekrar hizmet  almaya devam ediyorlar.  İSKİ'nin su aboneleri arasında ödeme güçlüğü çekenlere  taksitten vadeye kadar her türlü hizmet sunuluyor. Ayrıca şehit aileleri,  gaziler, engelliler ve muhtaçlar için sosyal devlet ilkesine uygun ayrı bir su  tarifesi uygulanıyor. Ana muhalefetin başındaki bu zat, işte bu hizmetleri eleştiriyor. Tüm müktesebatları SSK'yı batırmak ve CHP'nin oylarını sağa sola  peşkeş çekmek, terör örgütlerine payandalık yapmak olan bu zatın yalanlarını,  iftiralarını ve hezeyanlarını ifşa etmekten bıktık. Kendini aynı çamurlukları  yapmaktan bıkmadı. Aslında bu zatın durumu siyaset biliminin değil, psikolojinin  ve psikiyatrinin konusudur."

Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirilerini sürdüren Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bu zatın ruh halini gösteren bir başka örnek de sanayi üretimimiz  konusundaki iddialarıdır. Neymiş? İthalat olmadan sanayici üretim yapamıyormuş.  Yani diyor ki 'sanayici dışarıdan metal getirip araba ihraç ederek yanlış yapıyor  'diyor. Vah zavallı vah. 'Sanayici dışarıdan kakao ithal edip çikolata imal edip  bunu dışarı satarak yanlış yapıyor' diyor. Bir ara da buğday ithalatımıza  takmıştı. Sanayicimizin buğday ithal edip bundan elde ettiği ürünleri bisküvi  veya unlu mamuller olarak dışarı satmasını kabullenemiyor. Kılıçdaroğlu'nun  mantığına göre dünyanın sanayi devleri olan Çin, Hindistan, Japonya, Amerika,  Almanya derhal kapıya kilit vurmalıdır. Bay Kemal ofset denilen bir olay vardır  bilir misin? Bak bugün F-35'ler yapıyor Amerika. Onlardan bize gelecek 120 tane.  Onların belli parçalarını Türkiye olarak biz üretiyoruz. Biz oraya gönderiyoruz.  Onlar bunun montajını yapıp dünyaya satacaklar. Bize de satacaklar.

Araçlarda da  aynı durumlar var. Artık dünyada bir şeyin yüzde 100 yapıldığı yerler çok  nadirdir. İthalat ihracatın adeta altyapısını oluşturur ama haberi yok bunlardan.  Bu ülkeler de sanayi ürünlerinin ham maddelerini çok büyük ölçüde bizim gibi  dışarıdan karşılıyor. Demir dediğiniz maden öyle her yerde ve ihtiyacınızı  karşılayacak kadar çıkan bir şey değil. Kakao dediğiniz ürünün nerelerde  yetiştiği belli. Buğday derseniz biz kendi ihtiyacımızı karşılayacak istihsali  zaten gerçekleştiriyoruz. Ama iş dünyaya pazarlayacak duruma geldiğinde mecburen  ham maddeyi dışarıdan almamız gerekiyor. Kaldı ki bizim ihracatımızın belli bir  oranda ithalata dayandığı açıktır. Ömründe tek bir üretim yapmamış. Tek bir eser  ortaya koymamış, tek bir işçi çalıştırmamış, ticaretle merhabası olmamış birinden  başka bir mantık beklemek elbette mümkün değildir. Türkiye'nin şanssızlığı ana  muhalefet partisinin işte böyle bir zihniyetin esareti altına bulunuyor  olmasıdır. Bugün Türkiye sanayi üretiminde sayıları bin 38'i bulan araştırma  geliştirmek merkezleri, 283'e ulaşan tasarım merkezleri üretim ve istihdam  destekleri ve ihracat kolaylıkları ile dünyanın önde gelen ülkelerinden biri  olmuştur. Organize sanayi bölgelerimizin sayısını 311'e, buralardaki istihdamı  yaklaşık 2 milyona çıkardık. Teknoparklarımızda yüksek teknolojiye bağlı üretim  yapan firmalarımıza çok önemli destekler veriyoruz. AK Parti döneminde  desteklenen KOBİ'lerimizin sayısı 4 binden 320 bine çıktı. Bu işler öyle kendi  kendine olmuyor."

BAY KEMAL'İN ASIL KARIN AĞRISI BU

Erdoğan, Türkiye tarihinde KOBİ'lere kendileri kadar destek veren,  kaynak tahsis eden bir başka hükümet olmadığını anlatarak, "Tarımsal ihracatımızı  3,7 milyar dolardan, 17 milyar dolara çıkarttık Bay Kemal. Esnaflar konusunda  söyledikleri de baştan aşağı yalan, yanlış. 2002 yılına kadar açılan her iş  yerine karşın bir iş yeri kapanan ülkeydik, bugün ise otomotivden savunma  sanayisine, gıdadan madenciliğe kadar her alanda üreten, ihraç eden, başarısına  başarı katan bir ülkeyiz ama Bay Kemal'in asıl karın ağrısı bu, CHP yönetimini  asıl rahatsız eden artık Türkiye'nin namerde muhtaç olmamasıdır." diye konuştu.

BU DEFA KAÇMAYA FIRSAT BİLE BULAMAZSIN

Demokraside ve ekonomide attıkları her adımın CHP'nin kabusu olduğunu  belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü CHP zihniyeti Türkiye'nin büyümesinden, ilerlemesinden,  milletimizin refahının artmasından, hak ve özgürlüklerinin genişlemesinden değil,  tam tersine sefaletten ve faşizmden güç alır. İşte gitti Almanya'ya, Almanya'da  kimlerle resim çektiriyor? PKK'nın Almanya'daki uzantısı durumunda olanların bir  araya geldiği kişilerle toplanıyor, o paçavralarını Avrupa Parlamentosu'nda  sergileyenlerle beraber resim çektiriyor. Değerli kardeşlerim, istikametini  kaybetmiş. Demokraside ve ekonomide attığımız her adım, bunların kabusudur.  Sermayelerinin ellerinden gittiğini gördükçe hırçınlaşıyorlar. Yalan ve iftiranın  dozunu arttırıyorlar. Her fırsatta milleti sokağa davet etmelerinin sebebi bu.  Bay Kemal, kimseyi sokağa çıkartamayacaksınız. Bak sana bir şey söyleyeyim,  burası Paris değil, burası Hollanda da değil, sen eğer Gezi olaylarındaki gibi  bir şeyler yapmaya tevessül edersen, o televizyon ekranında ne idüğü belirsiz,  kendini bilmez, haddini bilmez birilerinin sokağa davet etmesiyle iş yapacağını  zannediyorsan bilesin ki bu millet 15 Temmuz'da FETÖ'cülere ve uşaklarına nasıl  bu meydanları dar ettiyse yine dar ederiz. Bunu böyle bilesin.

Sen 15 Temmuz gecesinde Atatürk Havalimanı'ndan tankların arasından  kaçıp Bakırköy Belediyesi'ne gitmiş olabilirsin ama bu defa kaçmaya fırsat bile  bulamazsın, onu bil. Onun için de bu milletin evlatlarını, sendikaları sokağa  davet etmekle bir yere gidemezsin. Eğer gücün yetiyorsa işte sandık, ne  yapacaksan gel sandıkta yap. Öyle meydanlarda asla, buna fırsat vermeyiz,  gereğini de yaparız. Korkunun ecele faydası yoktur Bay Kemal. Türkiye'nin bu ana  muhalefet zihniyetinden kurtulmasına az kaldı. Şurada üç buçuk ayımız var,  hazırız değil mi? Üç buçuk ay sonra sandıklardan AK Parti'yi çok daha güçlü bir  şekilde çıkarmaya var mıyız?"

BABALARIMIZ, DEDELERİMİZ BUNLARIN ELİNDEN ÇOK ÇEKTİ

Rabia işaretiyle tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet vurgusu  yapan Erdoğan, "Evelallah ülkemizin ayağına pranga vuran bu tür kavgalara, hiç  şüphesiz milletimiz hak ettiği cevabı sandıkta demokratik şekilde verecektir.   Bizim babalarımız, dedelerimiz bunların elinden çok çekti. Biz de çocukluğumuzdan  başlayarak, az eziyet görmedik. İnşallah bizim evlatlarımız, bu musibetten  kurtulmuş olarak hayatlarını yaşayacaklardır." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, daha sonra "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının  sözlerini alandakilerle karşılıklı söyledi.

Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, konuşmasının ardından  Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, tel işi Türkiye haritası hediye etti. Erdoğan, konuşması  esnasında "Reis bizi Münbiç'e götür." sloganı atan gençlere, "Gençler acele  etmeyin. Önce biz, sonra siz." diyerek karşılık verdi.

Erdoğan, daha sonra Taş Cami'ye sinevizyonla bağlanarak, açılışları  takip etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılış sonunda kendi kullandığı araçla 15  Temmuz Millet Bahçesi'ni gezdi.

Bu habere ifade bırak
  • 27Mutluyum
  • 3Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 43Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy73