22.12.2018 15:12 | Son Güncelleme:
AA

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan gençlere önemli tavsiyeler: Bana da hocam öyle derdi...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler bizim iftihar kaynağımızsınız" diye konuştu.

Gençlere tavsiyelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bana da hocam öyle derdi, ‘oğlum aynanın karşısına geç konuş, kekemelik bile ortadan gider’ derdi. Güzel bulduğun edebi parçaları ezberle. Kelime haznen gelişir, hafızan kuvvetlenir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  "Coğrafyamızda ve ötesinde başı sıkışan, can ve mal güvenliği tehdit altına giren  herkes, dini, dili, mezhebi ne olursa olsun kalbini ve yüzünü Türkiye'ye  çeviriyor. Dünyanın en zengin ülkeleri sığınmacılara adeta vebalı muamelesi  yaparken, biz soframızı milyonlarcasıyla paylaşıyoruz" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı  (TÜGVA) 3. Olağan Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, dünyada iyiye ve güzele dair  ne varsa savunmak, daima hakkın ve adaletin tarafında olacak nesiller yetiştirmek  amacıyla kurulan TÜGVA'nın 4 yıl gibi kısa sürede çok önemli başarılara imza  attığını belirterek, Türkiye'nin 81 ilinin tamamında faaliyet gösteren vakfın  burslarıyla, yurtlarıyla, eğitim-öğretim hizmetleriyle, kıraathaneleriyle,  icathaneleriyle, kamplarıyla, fikir, kültür, sanat, spor faaliyetleriyle önemli  bir yere geldiğini söyledi.

Vakıftan beklentilerini Mehmet Akif Ersoy'un "Asım'ın nesli diyordum  ya nesilmiş gerçek/İşte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek" sözleriyle açıklayan  Erdoğan, "TÜGVA'dan Asım'ın nesli kıratında nesiller yetiştirmesini bekliyoruz.  Bu çatı altında buluşan her gencimiz, mukaddes değerlerin, milli hedeflerin  takipçisi ve sahibi olmalıdır." diye konuştu.

Erdoğan, salondaki gençlere şöyle seslendi:

"Sizler, bu milletin ve Türkiye'nin geleceğisiniz, umudusunuz. Ecdadın  mirasının sadece büyüklüğünün değil, getirdiği sorumluluğun da idrakinde bir  gençlik olarak sizler bizim iftihar kaynağımızsınız. Her birinizin ahlakına,  kabiliyetine, gayretine, birikimine, azmine, başarılı olacağına, Türkiye'nin  aydınlık geleceğine inandığım gibi inanıyorum. Türkiye'nin 2053 ve 2071  vizyonlarını oluşturma ve hayata geçirme vazifesini huzuru kalple sizlere emanet  ediyorum. Tarihimizin en önemli eserlerinden olan Kutadgu Bilig, bakınız gençlere  nasıl sesleniyor: 'Ey yolunda sevinçle ilerleyen genç, bu sözümü gönülden ve  içinden gelerek dinle. Doğruluk yolundan şaşma, gençliğini değerlendir, ondan  yeteri kadar yararlan. Çünkü ne kadar sıkı tutarsan tut, o bir gün elinden kaçar.  Sende gençlik gücü varken, boşa harcama. İbadetten hiçbir zaman geri durma, hep  ibadet et.' Bize doğruluktan şaşmamayı ve ibadetten geri durmamayı tavsiye eden  ecdadımıza kulak verin. Bu nasihate uyanlar, hep kazanmıştır. Şeyh Edebali'nin  'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' nasihatiyle çıkılan yol, ecdadımızın dünyanın en  büyük ve güçlü devletini kurmasıyla sonuçlanmıştır. Bugün de hamdolsun son  devletimiz Cumhuriyetimizi nice badirelerden kurtararak, bugünkü seviyesine  getirdik. Hamdullah Suphi gençlere şöyle sesleniyordu: 'Yokuşları tırmandıkça,  ufkun genişledikçe, asırlardır unutulmuş bir alemi hayran gözlerinle tekrar  buluyorsun.' Geçmiş dönemler için temenni olan bu sözler bugün artık her gün daha  da yaklaşılan bir hakikate dönüşmüştür. İnşallah sizler de aynı mirası sonraki  nesillere bırakacaksınız."

'HER YERE SELAMLA, MUHABBETLE, SEVGİYLE GİTTİK'  

"Bizler millet olarak daima tarihin öznesi olduk. Hedeflerimizi büyük  kılan, sahiplendiğimiz misyonu sınırlandırmamış olmamızdır" diyen Erdoğan,  "Dünyanın neresinde olursa olsun hep haktan yana saf tuttuk. Her zaman  mazlumların ve masumların hamisi olmak için çalıştık ama dikkat ediniz  milletimizin hakimi değil,  sadece ve sadece hizmetkarı olduk. Bu sayede  gönüllere girdik, kalplere yerleştik. Bize gurur, kibir yakışmaz. Karşımdaki  gençliği ehli tevazu, tevazu ehli olarak görüyorum" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülke içindeki başarıların da  sınırları dışındaki bağların gücünün de bu şekilde elde edildiğini belirterek,  "Aradan asırlar geçmiş olsa da hala bizleri gönüllerinde yaşatanların güven  adresiyiz, umut kaynağıyız çünkü biz hep, her yere selamla, muhabbetle, sevgiyle  gittik. Biz gittiğimiz yere 'Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu'  diyerek gittik. Selamı karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Rahmeti, merhameti  karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Bu, tevazunun ifadesidir, burada gurur  olmaz, kibir olmaz. Biz bununla girdik yola. Bu yüzden coğrafyamızda ve ötesinde  başı sıkışan, can ve mal güvenliği tehdit altına giren herkes, dini, dili,  mezhebi ne olursa olsun kalbini ve yüzünü Türkiye'ye çeviriyor. Dünyanın en  zengin ülkeleri sığınmacılara adeta vebalı muamelesi yaparken, biz soframızı milyonlarcasıyla paylaşıyoruz." şeklinde konuştu.

Erdoğan, "Ülkemizde  geleceğini başka mecralarda, başka yerlerde arayan tek bir gencimiz kalmayana  kadar misyonunuzu yerine getirmiş olamazsınız. Kendi medeniyet köklerinden ve  hazinelerinden habersiz hiçbir gencimiz kalmayana kadar, hiçbirimize durmak,  dinlenmek yoktur. Tarih boyunca bunu defalarca başardık, bugün de başaracağız"  dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam  nefreti gibi hastalıklar hızla yayılırken, Yunus'un ifadesiyle "Yaratılanı  severiz Yaradan'dan ötürü" diyerek yola devam ettiklerini söyledi. Erdoğan, bunun için gençlere, herkese karşı muhabbetlerini, en az  hayalleri, en az kariyer hedefleri kadar geniş tutmalarını tavsiye eden Erdoğan,  "Vakfımızın ahlak, adalet, birlik, iyilik ve özgürlük olarak ifade edilen  değerlerini, kağıt üzerinde bırakmayacağınıza, hepsini de bihakkın hayata  geçireceğinize inanıyorum. Bu anlayışla hareket ettiğinizde TÜGVA'yı sıradan bir  sivil toplum kuruluşu olmanın çok ötesine taşıyabilir, tarihte silinmez izler  bırakabilirsiniz." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ülkemizde geleceğini başka mecralarda, başka yerlerde arayan tek bir  gencimiz kalmayana kadar misyonunuzu yerine getirmiş olamazsınız. Kendi medeniyet  köklerinden ve hazinelerinden habersiz hiçbir gencimiz kalmayana kadar,  hiçbirimize durmak, dinlenmek yoktur. Tarih boyunca bunu defalarca başardık,  bugün de başaracağız. İnanmak ve başlamak, başarmanın yarısıdır. Bugün burada,  karşımda hedeflerine ulaşma konusunda kararlı, inançlı ve yola koyulmuş,  dolayısıyla başarının yarısını zaten yakalamış bir gençlik görüyorum."

'GÖZ AĞLAMAZSA SÖZ AĞLAR'  

Erdoğan, konuşması sırasında, TÜGVA İzmir Şubesi üyelerince yapılan  tezahüratlar üzerine, "Ben bugün İzmir'i çok kararlı görüyorum, İzmir'i kararlı  görüyorum. İzmir iyi başladı, Allah'ın izniyle bu işi bitirecek, bunu görüyorum.  Kararlıyız, başaracağız" dedi.

"Üstad Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Kim var?' denildiğinde sağına,  soluna bakmadan 'Ben varım' diyen sizler gibi yol arkadaşlarına sahip olduğum  için Rabbim'e ne kadar hamd etsem azdır." ifadelerini kullanan Erdoğan, sözlerini  şöyle sürdürdü:

"Merhum Ali Fuat Başgil 'Gençlerle Baş Başa' kitabının giriş bölümüne  gerçekten çok çarpıcı iki ikazla başlar. Birincisinde, 'Çalış, genç arkadaşım  çalış. Namerde muhtaç olmak ölmekten beterdir.' der. İkincisinde ise 'Gençliğini  eğlenmekle geçiren, ihtiyarlığını ağlamakla geçirir.' der. Az önce İsmail  kardeşim (TÜGVA Başkanı İsmail Emanet), gözleri yaşlandı. Ben de kendisine dedim  ki; göz ağlamazsa söz ağlar. Onun için bundan dolayı hiç utanmamıza gerek yok.  Yeri geliyor ben de ağlıyorum. Akif öyle diyor, 'Ağlarım ağlatamam / Hissederim  söyleyemem / Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.' İşte Ali Fuat Başgil'in  bu eserin sonunda, merhum hocamız, gençlere birtakım tavsiyelerde bulunuyor.  Aradan geçen 70 yıla rağmen bu tavsiyelerin kıymetinden en küçük bir eksilme  olmadığını görüyoruz."

'YILGINLIK, MASKELİ BİR TEMBELLİKTİR'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Fuat Başgil'in tavsiyelerinden bazılarını  şöyle sıraladı:

"Çalışmak için her gün ve her saat, her yer ve her köşe müsaittir.  Belli bir günde yapman gereken işi, bu ister ders olsun ister görev, bunları  ertesi güne bırakma. Dikkatin ve kuvvetin zayıflamasın istiyorsan, belli bir  zamanda tek bir işe, kitaba, derse yoğunlaş. İmam Gazali'ye İhya-u Ulumiddin  eserini nasıl yazdığını sormuşlar. 'Bir zamanda yalnızca bir fasıl, bir bahis,  bir mesele üzerinde çalıştım.' der. Yarıda kalan iş başlanmamış demektir. Bir işe  başlamadan üzerinde ne yapacağını düşünüp, kararlaştır, gereken hazırlıkları yap.  Bütün ruhi ve bedeni kuvvetinle kendini işe ver. Yılgınlık, maskeli bir  tembelliktir. Karşına çıkan güçlüğü yenmeden bir adım bile gerileme. Önüne çıkan  güçlükleri önce parçala, sonra her bir parçayı ayrı ayrı yenmeye çalış. Her gün,  aynı saatlerde çalışmaya otur, uzun aralar verme. Yorulursan dinlenmek için işini  değiştir. Bu bahaneyle asla boş oturma. Sebat et, damlaya damlaya göl olur. Aynı  noktaya düşen damlacıklar mermeri bile deler. Sabırsızlanma, yol al fakat acele  etme. Herhangi bir şeyi küçümseyerek, ihmal edip geçme. Küçük ihmallerden büyük  zararlar doğabilir. Her gün iyi bir eserden yüksek sesle 5-10 sayfa oku. Bu  sayede konuşma ve söz söyleme istidadın gelişir. Bana da hocam öyle derdi, 'Oğlum  aynanın karşısına geç, aynanın karşısında konuş. Kekemelik bile ortadan gider.'  derdi."

'YERE YIKTIĞIN DÜŞMANINI TEKMELEME'

"Gençlik burada Reis'inin yanında" şeklindeki tezahüratlara  Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben de sizin yanınızdayım. 31 Mart geliyor, 31 Mart'a  hazır mıyız?" şeklinde karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gençler; güzel bulduğun edebi, felsefi güzel parçaları ezberle. Bu  sayede hem kelime hazinen gelişir hem hafızan kuvvetlenir. Öğrendiklerini  arkadaşlarınla müzakere ve hatta münakaşa et ki zekan işlesin. En yeni fikir,  eski bir fikrin yeni elbise giymiş halidir. Bir konu hakkında yazacağın zaman  evvela önceden yazılmış olan eserleri oku ki aynı şeyleri tekrarlayarak ömrünü  israf etme. Ana dilini iyi konuşmayı ve iyi yazmayı mutlaka öğren. Dil bilgisi  amaç değil fikir zenginliğinin vasıtasıdır. Bir işe sinirliyken veya asabi iken,  sinirli olduğun zaman karar verme. Öfkeyle kalkan, unutma, zararla oturur.  Arkadan konuşmak korkaklığın en iğrenç şeklidir. Kimsenin yüzüne  söyleyemeyeceğini arkasından söyleme. Yalan söyleyen, yakalanma korkusu içinde  yaşayan hırsız gibidir. Yalan söyleme. Kimseyi kıskanma fakat imren. Benzeri bir  başarıya ve mutluluğa ulaşmak için çalış. Unutma; hasisin dostu yoktur, cömert  ol. Dostluğunu kötü günde göster ki sen de kötü gün dostu bulabilesin. Ahlakı  güzel insan her yaşta güzeldir. Sözlerin tatlı, tavırların zarif olsun. Yere  yıktığın düşmanını tekmeleme, sen İsrail'deki Yahudi değilsin. Zira onlar yere  devirdikleri bırak erkeği, kadını, çocuğu bile tekmelerler. Biz Müslümana ne  yakışır? Alicenaplık yakışır. Biz mağdur, mazlum durumunda olana tekmeyi atmayız.  Karşımızda, 'Yiğitsen dik olarak gel haddini bildirelim' deriz."

Ordinaryüs Prof. Dr. Ali Fuat Başgil'in "Gençlerle Başbaşa" kitabından  yaptığı alıntılarla konuşmasını sürdüren Erdoğan, gençlerden büyüklere, kadınlara  hürmet etmelerini, küçüklere şefkat göstermelerini, ana baba ahı almamalarını,  onlara "öf" bile dedirtmemelerini, yaşlıların tecrübelerinden yararlanmalarını  istedi.

Erdoğan, "Başarılarınla mağrur olma. Gurur, gelecekteki başarıların  düşmanıdır, unutma. Kibirli insan, sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendinden  uzaklaştırır. Herkesin imrendiği, pırlanta gibi, kıymet sahibi ol, asla yerde  kalmazsın. Tereddüde düştüğünde fikrini soracağın kimseyi iyi seç. İsabetsiz bir  fikir ömür boyu pişmanlık, isabetli bir fikir ömür boyu aydınlık getirir." dedi. 

'BAŞARI ÇALIŞARAK, HAK EDEREK ELDE EDİLEN NETİCENİN ADIDIR'

Salonda bulunanlardan Prof. Dr. Başgil'in ruhuna Fatiha okumalarını  isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hayatta çalışmadan zengin olanlar, başkalarının sırtlarına basarak  yükselenler, insanların acılarından kazanç sağlayanlar yok mu? Elbette var ama  bunun adı başarı değildir. Başarı, çalışarak, emek vererek, hak ederek elde  edilen neticenin adıdır. Dünya hayatına, maddi ve manevi tüm yönleriyle bakmayı  başaramayanlar bu ahlakı anlamakta zorlanırlar. Sizler işte bu yolda gitme  kararında olan gençler olarak TÜGVA çatısı altında buluştunuz. Her birinize  hayatta başarılar diliyorum. Vakfımızın bugünlere ulaşmasında emeği geçenleri bir  kez daha tebrik ediyorum. İsmail kardeşimi tebrik ve bu tebriğim onun görevi  bittiği anlamında değil bundan sonra da yine onursal olarak vakfımızdaki görevine  devam edecektir. Kongrede seçilecek yönetime şimdiden başarılar temenni ediyorum.  Bu vesileyle Türkiye Gençlik Vakfının Türkiye'de bir marka olduğunu tekrar bu  kongrede haykırmak istiyorum. İnşallah bütün gençlik envanteriyle üniversiteyi  bitiren gençlerimiz ilanihaye buradan irtibatını kesmeyecektir."

Erdoğan, konuşmasının sonunda salonda bulunanlarla "Beraber yürüdük  biz bu yollarda" şarkısının sözlerini ve Rabia işareti yaparak "Tek millet, tek  bayrak, tek vatan, tek devlet" söylemini yineledi.

TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN GELDİLER

Program, Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlarken, genel kurula, Hazine ve  Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan,  Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Enerji  ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul  Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi  Bilal Erdoğan, milletvekilleri ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen TÜGVA üyesi  gençler katıldı. Konuşmalardan sonra TÜGVA Başkanı İsmail Emanet, görevi Emin  Enesoğlu'na devretti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski TÜGVA yönetiminde yer alanlara plaket takdim etti.

Bu habere ifade bırak
  • 5Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 17Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy22