18.01.2019 11:21 | Son Güncelleme:
Ayşegül Kahvecioğlu / Ankara

Son dakika... Dışişleri'nden flaş açıklama!

Dışişleri'nden gelen açıklamada, ABD'nin Suriye'den çekilme kararı hakkında “ABD bürokrasisinde Trump'a karşı direnç oluştu” ifadesi kullanıldı.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 6 Şubat’ta DEAŞ ile mücadele koalisyonunun toplantısı için ABD’yi ziyaret edecek.

ABD'li senatör Graham, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağı görüşmenin dışında Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve MİT Başkanı Hakan Fidan ile de görüşecek.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, "ABD'nin Suriye'den çekilme süreci, PYD/YPG'nin bölücü gündemine hizmet etmemeli. Sahada oldubittiler yaşanmamalı" dedi. 

Aksoy, Bakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin geçen yıl düzenlediği Zeytin Dalı Operasyonu'nun başarılı  olduğunu belirten Aksoy, “PYD/YPG'ye büyük darbe vurduk, sınırda huzur ve  güvenliği sağladık. 300 bin Suriyeli terörden arındırılan bölgelere geri döndü.”  diye konuştu.

Afrin'de hayatın normal akışına uygun devam ettiğini, huzur ve  güvenliğin sağlandığını vurgulayan Aksoy, "İdlib mutabakatı ile büyük bir insani  trajedi önlenmiş oldu. Mutabakat uluslararası toplumun takdirini kazandı."  ifadesini kullandı.

Aksoy, "Esed rejimi askeri zafer peşinde ama Suriye'de ancak siyasi  çözüm olabilir.” ifadesini kullanarak, Anayasa Komitesi kurulmasında belirli bir  aşamaya gelindiğini dile getirdi.

Münbiç yol haritasının uygulanması ve Fırat'ın doğusuna geçilmesinde  Türkiye'nin kararlığını vurgulayan Aksoy, Türkiye'nin kararlı duruşunun, ABD  Başkanı Donald Trump'a Suriye'den çekilme kararı aldırdığını söyledi.

Aksoy, buna karşı ABD güvenlik bürokrasisinde direnç gözlemlediklerini  ifade ederek, kararın uygulanmasında yakın diyalog ve eş güdümün önemine işaret  etti.

Sözcü Aksoy, "ABD'nin Suriye'den çekilme süreci, PYD/YPG'nin bölücü  gündemine hizmet etmemeli. Sahada oldubittiler yaşanmamalı. Bu hususları kuvvetli  şekilde dile getirdik." ifadesini kullandı.

ABD ile temaslar kapsamında 5 Şubat'ta Dışişleri Bakan Yardımcısı  Sedat Önal başkanlığında bir heyetin Washington'a gideceğini aktaran Aksoy, 6  Şubat'ta da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun, DEAŞ ile Mücadele Uluslararası  Koalisyonu üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının toplantısına katılacağı  bilgisini verdi.

Münbiç yol haritasına göre PYD/YPG'nin çekileceğini, silahlarının ABD  tarafından toplanacağını ve Münbiç'i Münbiç halkının yöneteceğini hatırlatan  Aksoy, Ankara'ya gelen Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'a da  bunun en kısa sürede uygulanmasının öneminin aktarıldığını söyledi.

Aksoy, "Rejimin Münbiç'e yönelik provokasyon girişimine ve PYD/YPG'nin  rejimi Münbiç'e sokma çabalarına kesinlikle izin verilmemeli. Kimse durumdan  vazife çıkarmaya kalkışmasın. Münbiç'in PYD/YPG'den temizlenmesi bizim için  ulusal güvenlik meselesidir. Münbiç'te bir terör saldırısı oldu. Bu da Münbiç yol  haritasının tam olarak uygulanmasının, bölgenin terör örgütlerinden  temizlenmesinin önemini ortaya çıkardı." dedi.

İdlib mutabakatı ile sağlanan ateşkesin kalıcı olması için  çalıştıklarını ifade eden Aksoy, rejimin son dönemde bazı kışkırtıcı eylemlerde  bulunduğunu söyledi.

Aksoy, rejimin amacının mutabakatı aşındırmak olduğunu belirterek,  "Son günlerde HTŞ de ılımlı muhalifleri hedef almaya başladı. Biz provokasyonlara  karşı gerekli önlemleri almaya devam ediyoruz. Bu provokasyonların İdlib  mutabakatını aşındırmasına izin vermeyeceğiz. Uluslararası toplumdan beklentimiz  bizim bu gayretlerimize destek vermesidir." diye konuştu.

Sözcü Aksoy, ABD'li senatör Lindsey Graham'ın da Suriye konusunda  bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Milli  Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MİT Başkanı Hakan Fidan ile görüşmeler yapmasının  beklendiğini bildirdi.

AB'nin somut adımlar atmasını istiyoruz

AB üyeliğinin Türkiye için stratejik hedef olarak sürdüğüne işaret  eden Aksoy, "AB ile ilişkilerimizde bir 'kazan kazan ilişkisi' kurmak istiyoruz.  İki tarafın da kazanacağı bir durum yaratmak istiyoruz. Önümüzde de bazı engeller  var. Bunun da başında katılım müzakerelerinin engellenmesi yatıyor. Gümrük  Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi konusunda somut adımlar atmasını  istiyoruz." diye konuştu.

Aksoy, AB ile ilişkiler konusunda 2018 yılı boyunca, 26 Mart 2018'de  Varna'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katıldığı bir AB zirvesi, 3 yıllık bir  aradan sonra Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonunun Ankara ve Brüksel'de iki  toplantı ve üç yıl aradan sonra Reform Eylem Grubu'nun iki kez toplantı  gerçekleştirdiğine değindi.

Tüm bunların AB ile yeni bir angajmanı ortaya koyduğunu söyleyen  Aksoy, Almanya, Avusturya ve Hollanda gibi Avrupa ülkeleriyle bir diyalog ve  normalleşme sürecinin yaşandığını, bunun da 2019'da devam etmesini öngördüklerini  belirtti.

Aksoy, Kıbrıs sorununu "Rum tarafının siyasi gücü paylaşmaya  yanaşmamasından kaynaklandığını her ortamda" dile getirdiklerini belirterek, "Bu  kapsamda Dışişleri Bakanımız, Birleşmiş Milletler Kıbrıs Özel Temsilcisi  Amerikalı yetkili (Jane Holl) Lute'yi iki kez kabul etti. Sayın Bakanımız  kendisiyle 'Kıbrıs meselesinin ancak adadaki mevcut gerçekleri temel alan ve buna  uygun hedefler içeren bir çözümle başarıya ulaşabileceğini' söyledi. Biz  müzakerelere sadece konuşmak için başlamıyoruz. Önümüzdeki elli yılı sadece  konuşarak kaybetmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı.

Yunanistan ile ilişkileri diyalog yoluyla çözmeye çalıştıklarını dile  getiren Aksoy, Atina'dan FETÖ iltisaklı kişilerin iadesi ve Batı Trakya Türk  azınlıkların haklarının korunmasını, kararlılıkla talep etmeye devam ettiklerini  kaydetti.

"Güvenli bölge konusunda Rusya ile görüşeceğiz"

Aksoy, Rusya ile ilişkiler konusunda gayet verimli bir yıl  geçirdiklerine işaret ederek, iki ülke arasında devlet başkanları ve dışişleri  bakanları düzeyinde karşılıklı üst düzey ziyaretlerin yaşandığının altını çizdi.

Suriye'nin kuzeyinde gündeme gelen güvenli bölge tartışmalarına  değinen Aksoy, şunları söyledi:

"ABD'nin güvenli bölge teklifine önerimiz olumludur. Bunun Suriye  bağlamında önemli bir gelişme olacağına inanıyoruz ve destekliyoruz. Bu konuda  Rus ortaklarımızla da görüşmelerimiz devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımız 23 Ocak  tarihinde Rusya'ya bir ziyaret gerçekleştirecek. Sayın Putin ile bu konuların ele  alınması bekleniyor. Askeri yetkililer ve diplomatlar arasında teknik  görüşmelerin de devam ettiğini belirtmek isterim. Tabii bu bir süreç. Bu alanın  nasıl oluşturulacağı modelleri hep ele alınmaya devam edecek."

Aksoy, Moskova ve Ankara'nın geçen yılın ilk 11 ayında 22 milyar  dolarlık ortak ticaret hacmine ulaştığını ve turizm alanında da 6 milyon Rus  turistin Türkiye'yi ziyaret ettiği bilgisini paylaştı.

En büyük taahhüt Türkiye'den

Irak ile ilişkileri geliştirmeye çalıştıklarını kaydeden Aksoy,  Irak'ın yeniden imarı için en büyük taahhüdü 5 milyar dolar ile Türkiye'nin  yaptığını hatırlattı. Aksoy, Ovaköy Sınır Kapısı'nın açılması için çalışmaların  sürdüğünü, bu kapının açılması durumunda Irak ile ticareti olumlu etkileyeceğini  söyledi.

Aksoy, "Bu sene Irak'ta Musul, Basra, daha sonra Kerkük ve Necef  başkonsolosluklarımızı yeniden faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Bu sayede Irak'ın  bütün bölge ve kesimlerini kapsayan kucaklayıcı yaklaşımımız devam etmiş olacak."  diye konuştu.

Aksoy, İran'a yönelik yaptırımları Türkiye'nin doğru bulmadığını,  yaptırımların İran halkına, bölgesel istikrara zarar vereceğini dile getirdi.

Yemen'in toprak bütünlüğünü bozacak dış müdahaleleri kabul  etmediklerini vurgulayan Aksoy, Türkiye'nin Yemen halkının yanında olacağını  söyledi. "Yemen'deki savaşın bitmesi için kararlı tutumumuzu sürdüreceğiz. Aynı  şey Libya için de geçerli." dedi.

Aksoy, Katar ile bazı Arap ülkeleri arasındaki sorunların giderilmesi  için Kuveyt'in ara bulucuğunu desteklediklerinin altını çizerek, Suudi gazeteci  Cemal Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için uluslararası soruşturma açılması  veya araştırma komisyonu kurulması konusundaki temasların ve çalışmaların  sürdüğünü aktardı.

Güvenli bölge

Suriye'nin içinde güvenli bir bölge kurulması konusundaki soruyu  cevaplayan Aksoy, konunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından daha önce  gündeme getirildiğini ancak o zaman kabul görmediğini hatırlattı.

Aksoy, "ABD'nin teklif ettiği 20 millik güvenli bölgeye olumlu  yaklaşıyoruz. Ama bu konuda uygulamanın nasıl olacağı, alanın nasıl şekilleneceği  gibi konularda temaslar devam ediyor." diye konuştu.

Aksoy, "Güvenli bölge sadece bizim sınırımızı güvence altına almayacak  aynı zamanda buradaki halkın huzur ve güven içinde olması sağlanacak. Olası bir  göçün önlenmesi ve istikrarın sağlanması, ayrıca Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin  ülkelerine dönmesini teşvik edecek bur unsur olacağını düşünüyorum." ifadesini  kullandı.

ABD'nin Patriot savunma sistemlerinin alınması konusundaki soruyu da  yanıtlayan Aksoy, Türkiye'nin bir yıl önce satın alma talebini ilettiğini,  ABD'nin ise teklifini yeni ilettiğini anlattı. Aksoy, şöyle devam etti:

"Bizim hava savunma sistemi konusunda bir açığımız var. Bu yüzden biz  bu ihtiyacı karşılamak üzere S-400'leri satın aldık. O iş bitti, kapandı. Patriot  alma talebimiz de devam ediyordu. ABD ile görüşmeler şimdi bu çerçevede  yapılıyor. Patriot konusunda bizim de kriterlerimiz var. Fiyatı, zamanlaması,  belki her şeyden önemlisi teknoloji transferi ve ortak üretim. Bu görüşmeler  devam edecek."

AB ile ilişkiler

Romanya'nın 1 Ocak'ta başlayan AB dönem başkanlığında AB-Türkiye  ilişkilerinin ivme kazanacağını umduklarını belirten Aksoy, özellikle vize  serbestisi ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesinde gelişme beklediklerini aktardı.

Aksoy, gelecek 6 aylık dönemde yeni bir Türkiye-AB Zirvesi'nin  yapılmasını, uzun zamandır toplanamayan Türkiye-AB Ortaklık Konseyi'nin bir araya  gelmesini beklediklerini bildirdi.

Aksoy, 31 Ocak'ta Romanya'da başlayacak AB Dışişleri Bakanları  Gayriresmi Toplantısı'na Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katılacağı  bilgisini verdi.

Aksoy, "AB ile hareketli bir döneme giriyoruz. Ümit ediyorum ki  Romanya'nın dönem başkanlığında AB'den daha somut adımlar gelir ve ilişkilerimiz  daha somut ve müspet bir şekilde ilerlemeye devam eder." dedi.

Kaşıkçı cinayeti konusundaki gelişmeler üzerine bir soruya Aksoy,  "Bizim Suudi Arabistan'dan beklentimiz tam ve samimi iş birliğidir. Özellikle  Kaşıkçı'nın bedeninin akibeti bu cinayetin kimler tarafından işlendiği, kimlerin  yardımcı olduğu ve talimatı kimin verdiği konularında Suudi tarafından net bir  tutum alamadık henüz." yanıtını verdi.

Aksoy, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in Şam büyükelçiliklerini  yeniden açmasına ilişkin soruya karşılık Türkiye'nin henüz Şam'da büyükelçilik  açma niyetinin bulunmadığını kaydetti.

Balkanlar'ın NATO kurumlarına katılmasına destek verdiklerine işaret  eden Aksoy, STAR Rafinerisi ve Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP)  projelerinin açılışının bu yıl "dost ve kardeş ülke" Azerbeycan ile tamamlanan en  büyük iki proje olduğuna değindi.

Kadın büyükelçilerin sayısı artıyor

Türkiye'nin 2018 boyunca Ankara'ya gelen ziyaretçiler ve Ankara'dan  dış ülkelere gerçekleştirilen ziyaretler anlamında yoğun bir yıl yaşadığını  anlatan Aksoy, Türkiye'den cumhurbaşkanı düzeyinde 29, başbakan seviyesinde 8,  cumhurbaşkanı yardımcısı seviyesinde 6, dışişleri bakanı seviyesinde 80 ziyaret  gerçekleştiğini paylaşarak, yurt dışından Türkiye'ye de devlet başkanı  seviyesinde 78, hükümet başkanı seviyesinde 30, dışişleri bakanı seviyesinde 38  ziyaret yapıldığını aktardı.

Aksoy, Dışişleri Bakanlığının diplomatik temsilcilik ağının  genişlediğini belirterek, 2002'de 162 temsilcilikten bu rakamın 2018'de 242  temsilciliğe yükseldiğini belirterek, Türkiye'nin dünyada en fazla diplomatik  temsilcilik bulunan ülkeler arasında beşinci sırada yer aldığı bilgisini  paylaştı.

Afrika, Latin Amerika, Asya-Pasifik bölgesine ilişkin açılım  politikalarının da bu yıl boyunca devam ettiğine değinen Aksoy, 2009'da Afrika'da  12 büyükelçiliğin bulunduğunu, geçen yıl 42'ye yükseldiğini ancak Dışişleri'nin  bu sayıyı 50'ye çıkarmayı hedeflediğini belirtti.

Aksoy, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde kadın büyükelçi sayısının 63'e  yükseldiğine işaret ederek, yurt dışında faal 33 kadın büyükelçinin bulunduğuna  ve son büyükelçiler kararnamesinde de 13 kadın büyükelçinin yer aldığına dikkati  çekti.

Türkiye insani yardımda dünya birincisi

Uluslararası kurum ve kuruluşlar nezdinde de Dışişleri Bakanlığının  yıl boyunca birçok faaliyet yürüttüğüne değinen Aksoy, BM'nin reformu yönündeki  girişimlerin sürdüğü, dünyadaki her on çatışmadan altısının yer aldığı bölgede  İslam İşbirliği Teşkilatının (İİT)  ara buluculuk kapasitesini artırma yönünde  çabaların yoğunlaştırıldığını ve Türkiye'nin dönem başkanlığı sırasında İİT ara  buluculuk temas grubunu kurmayı başardığını aktardı.

Aksoy, Türkiye'nin geçen yıl insani yardım tutarı 8,1 milyar dolarla,  dünyanın en büyük bağışçı ve en cömert ülkesi konumuna geldiğini belirterek,  topraklarındaki 3,5 milyon Suriyeliden 650 bin çocuğun, üniversite düzeyinde de  21 bin Suriyeli gencin Türkiye'de eğitim gördüğünü vurguladı.

Dışişleri Bakanlığının yurt dışında yaşayan 6 milyon kadar Türk  vatandaşına hizmet sağladığına değinen Aksoy, geçen yıl 84 Türk vatandaşın  Türkiye'ye uçak ambulansla nakledildiğini, beş dilde hizmet veren konsolosluk  çağrı merkezinin çağrı sayısının 2019'da 1,6 milyona ulaşmasını tahmin  ettiklerini paylaştı.

FETÖ'nün dünya genelinde 21 okulu kapatıldı

Dışişleri Bakanlığının Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile mücadele  konusunda yurt dışındaki okulların kapatılmasını gündeminde tuttuğuna işaret eden  Aksoy, "Bugüne kadar FETÖ iltisaklı okulları kapatan ülke sayısı 21'e yükseldi.  Türkiye Maarif Vakfı, 18 ülkede FETÖ iltisaklı okulları devraldı. Vakıf, ayrıca,  16 ülkede 66 yeni okul açtı. Bu okulların kapatılması ve devri hususundaki  temaslarımız. Bu yıl da tüm hızıyla devam edecek." diye konuştu.

Çavuşoğlu'dan sürpriz

Bakanlık Sözcüsü Aksoy'un basın toplantısı devam ederken Dışişleri  Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da toplantı salonuna geldi.

Bir süre basın toplantısını takip eden Çavuşoğlu'na Bakan Yardımcısı  Sedat Önal da eşlik etti.

Bu habere ifade bırak
  • 3Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 7Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy10