12.01.2018 15:35 | Son Güncelleme:
AA

Son dakika: FETÖ'nün Atatürk Havalimanı'nı işgal davası kabul edildi!

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe teşebbüsünde Atatürk Havalimanı'nın işgal girişiminde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin 95'i tutuklu 159 sanıkla ilgili hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. Tutuklu tüm sanıkların bu hallerinin devamına kararlaştıran mahkeme heyeti, ilk duruşması 25 Nisan'da Silivri'de yapılacak davanın 8 Haziran'a kadar sürmesini karara bağladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe teşebbüsünde Atatürk Havalimanı'nın işgal girişiminde bulunulması ve burada çıkan olaylarda 2 kişinin şehit edilmesine ilişkin 95'i tutuklu 159 sanık hakkında ''Anayasa'yı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''örgüte üye olma'' suçundan da 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame kabul edildi. 

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Gökhan Yolasığmaz tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 708 sayfalık iddianamede üzerindeki incelemesini tamamladı.

İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme, ayrıca tüm tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına hükmetti.

İlk duruşmanın 25 Nisan'da Silivri'de yeni yapılan duruşma salonunda görülmesini karara bağlayan mahkeme, duruşmaların 8 Haziran'a kadar sürmesini kararlaştırdı.

İddianamede, şehitler Mahir Ayabak ve Zekeriya Bitmez "maktul", 46 kişi "mağdur" ve 129 kişi "müşteki" sıfatıyla yer alırken, suçtan zarar görenler arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 65. Hükümet ve TBMM bulunuyor.

Tüm sanıkların ''Anayasa'yı ihlal'', ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlarından üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve ''örgüte üye olma'' suçundan da 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, bazı sanıklar hakkında ''kasten öldürme'', ''öldürmeye teşebbüs etme'', ''kamu kurumu faaliyetini cebir veya tehdit kullanarak engellemek'', "kisiyi hurriyetinden yoksun kılma", "hava ulasım araclarını kacırma veya alıkoyma'', ''konut dokunulmazlığı ihlali'', ''silahla tehdit'', ''kasten yaralama'', ''mala zarar verme'' suçlarından 15 yıl ila 1 kez ağırlaştırılmış müebbet arasında değişen hapis cezaları talep ediliyor.

"Hava sahasının kontrol altına alınması istendi"

İddianamede, 15 Temmuz darbe girisimi sırasında darbeci askerler tarafından Istanbul'da uluslararası ucuslara acık bulunan Sabiha Gökçen ve Atatürk havalimanlarının isgal edilmek istendiği anımsatılarak, Avrupa Yakası'ndaki Ataturk Havalimanı'nın isgal girisiminde 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlıgı'na baglı birlikler ve Hava Harp Okulu'na baglı bir grup askerin görev aldığı belirtiliyor.

Darbe girisimini planlayan askerler tarafından uluslararası hava alanları ucuslara kapatılarak hem Turk vatandaslarının yurt dısına cıkıslarını engellemek hem de ulke giris cıkıslarını kontrol altına almak istendiği kaydedilen iddianamede, ayrıca ucusların kontrol edildigi "Smart Kule" diye tabir edilen kontrol kulesi de darbeci askerler tarafından zapt edilerek hava sahasının kontrol altına alınmasının istendiği vurgulanıyor.

İddianamede, işgal eylemini gerçekleştirmeye çalışan sanıkların 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlıgı'ndan çıkış yaptıkları anlatılarak, söz konusu tugayda yapılan darbe girisiminin planlandıgı toplantılara katılan sanık eski Yarbay Serbulent Eken ve sanık eski Albay Omer Korkut'un, Ataturk Havalimanı'nın isgalinden sorumlu olarak gorevlendirildikleri belirtiliyor.

Sanıklar Eken ve Korkut'un olay günü Atatürk Havalimanı'nda kesif yaptıkları, ucusların kontrol edildigi kulenin nasıl kontrol altına alınacagı hakkında Hava Harp Okulu'nda gorevli Albay Huseyin Ergezen'den bilgi aldıkları anlatılan iddianamede, sanıklar Eken ve Korkut'un komutasındaki ekibin, 4 tank, 5 geliştirilmiş zırhlı personel taşıyıcı (GZPT), 4 zırhlı muharebe aracı (ZMA), 1 askeri araç ve 1 askeri kamyonla Ataturk Havalimanı'nı isgal etmek icin 22.04'te kısladan ayrıldıkları aktarılıyor.

Bu asamada sanık Albay Mustafa Kol'un da Topkule Kıslası'na geldiği ve "ana darbe davası" sanığı eski Tugay Komutanı Mehmet Nail Yiğit'in emri ile bu ekibe dahil olduğu kaydedilen iddianamede, askeri birlikler Ataturk Havalimanı'na intikal ettikten sonra, eski Tabur Komutanı Kadir Yıldız'ın emriyle sanık Üstegmen Mehmet Duman ve sanık Astsubay Ozan Candan'ın komutasındaki iki GZPT'nin, Cobancesme Kavsagı'nda emniyet almaları ve E-5 kara yolunu trafik akışına Istanbul yonunde kapatmaları icin hareket ettikleri anlatılıyor.

Giriş kapılarına tank ve zırhlı araç

Sanık Duman'ın, komutasındaki GZPT'nin arızalanması sonucu sanık Ozan Candan ve ekibini bırakarak diger GZPT ile Cobancesme Kavsagı'ni intikal ettiği ve konumunu Tabur Komutanı Kadir Yıldız'a gonderdiği belirtilen iddianamede, Kadir Yıldız'ın "E-5 trafigini Istanbul yonune kesin, trafigi yan yola yonlendirin, vatandasları 'TSK yonetime el koymustur, herkes evine gitsin.' diye ikaz edin." seklindeki emirlerine Duman'ın "Anlasıldı komutanım." cevabını verdiği ve emirler dogrultusunda trafik kontrolune basladığı kaydediliyor.

Sanıkların Ataturk Havalimanı'na 22.44'te vardıkları, sanık Yarbay Serbulent Eken'in yonetimindeki diger askeri birliklerin ise Ataturk Havalimanı'na intikal ederek A ve B kapılarını tuttukları anlatılan iddianamede, sanık Eken'in emirleri dogrultusunda A giriş kapısına iki zırhlı araç ve bir tank, B giris kapısına iki tank ve zırhlı araçların diğerlerinin yerleştirildiği ve giris cıkısların kontrol edilmeye başlandığı kaydediliyor.

İddianamede, bu kapsamda havalimanından cıkıslara izin verildiği, girislerin ise yasaklandığı ifade edilerek, Serbulent Eken ve Omer Korkut'un havalimanında bulunan ozel harekat polislerine ve diger yetkililere sıkıyonetim ilan edildigini ve Turk Silahlı Kuvvetleri'nin yonetime el koydugunu bildirdikleri anlatılıyor.

"Bugün o gündür, Cumhurbaşkanı da olsa alacaksınız"

Atatürk Havalimanı'nın isgal girisiminde yer alan baska bir birimin de Hava Harp Okulu'nda görevli askerler olduğu ve okulda Destek Grup Komutanı olarak görev yapan Albay Yusuf Özdemir'in okuldaki askerleri saat 23.30 sıralarında içtimaya toplayarak, "Bugün o gündür, Atatürk Havalimanı'nda teröristler var, onlara müdahale edecegiz, gelen Cumhurbaskanı da olsa Basbakan da olsa, ananız babanız da olsa alacaksınız." seklinde konusma yaptığı belirtilen iddianamede, Özdemir'in burada bulunan askerleri araçlara bindirerek havaalanı içerisine intikal ettirdiginin anlasıldığı ifade ediliyor.

Bu habere ifade bırak
  • 1Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy5