Dünya
09.11.2017 - 15:17 | Son Güncelleme: 09.11.2017-23:43

Son dakika: Suudi Arabistan Başsavcısı açıkladı!

Suudi Arabistan Başsavcısı, şimdiye kadar aralarında prenslerin de bulunduğu 208 kişinin yolsuzluk soruşturması kapsamında ifade vermek için çağrıldığını söyledi. Yolsuzluğun hacminin en az 100 milyar dolar olduğu da açıklandı.

Ayrıca ülkede yargı da elden geçirildi. 30 yeni yargıç atandı, 26 yargıç da terfi ettirildi.

Diğer yandan Riyad, vatandaşlarına Lübnan'ı terk etme çağrısında bulundu.

Sitene Ekle

milliyet.com.tr

Suudi arabistan Başsavcısı Şeyh Suud el Mucib, şimdiye kadar 208 kişinin yolsuzluk soruşturması kapsamında ifade vermek için çağrıldığını söyledi. Başsavcıya göre bunlardan 7 tanesi haklarında herhangi bir suçlama olmaksızın serbest bırakıldı. On yıllar boyunca yapılan yolsuzluğun hacminin en az 100 milyar dolar olduğu da açıklandı.

Başsavcı, 'mahremiyet' gerekçesiyle soruşturulan kişilerle ilgili bilgi veremeyeceklerini ifade etti. 

Ülkedeki ticari hayatın normal bir şekilde devam ettiğini, ancak bazı kişilerin hesaplarının dondurulduğunu söyledi. 

Suudi Arabistan yargısında deprem

Suudi Arabistan haber ajansı SPA'nın haberine göre, Kral Selman Bin Abdülaziz 30 yeni yargıç atadı, 26 yargıçı da terfi ettirdi.

Onlarca prens, devlet çalışanı ve iş adamı, Cumartesi günü başlayan ilk dalgada gözaltına alınmıştı. Dün de Suudi Arabistan’daki 'yolsuzluk soruşturmaları'nda ikinci dalga gözaltılar başlamıştı. Kaynaklar, gözaltına alınanlar arasında 2011'de ölen Veliaht Prens Sultan bin Abdulaziz'in yakınlarının da bulunduğunu söyledi. Gözaltındaki kişilerin, Riyad’daki 5 yıldızlı otellerde tutulduğu tahmin ediliyor.

Pazartesi günü açıklama yapan Suudi Arabistan Başsavcılığı, ilk dalganın şüphelilerin kaçma ihtimali nedeniyle gizli tutulduğunu ifade etmişti. Başsavcı Şeyh Saud El Muceb, gözaltına alınanların sorgularından "çok sayıda kanıt" elde ettiklerini de söylemişti.

Pek çok Suudi Arabistan vatandaşı, gözaltıları devlet kaynaklarının sömürülmesine son vereceği gerekçesiyle memnuniyetle karşıladı. ABD Başkanı Donald Trump da gözaltına alınanların 'ülkeyi yıllardır sağanlar' olduğunu iddia etti.

Ancak Yolsuzluklara Karşı Mücadele Komisyonu'na başkanlık yapan Veliaht Prens Muhammed bin Salman'ın iktidarı tamamen ele geçirmek için bunu yaptığını söyleyenler de var. Haziran ayında 'Veliaht Prens'likten azledilen Muhammed bin Nayif'in malvarlığının dondurulduğu iddiası da bu ihtimali kuvvetlendiiyor. Şimdiye kadar ülkedeki en az bin 700 kişinin hesabı donduruldu.

4 yıldır Kraliyet Muhafızları Bakanı olan Prens Mutab bin Abdullah ve Nisan’dan bu yana ekonomi bakanlığı yapan Adil Fakih, birinci dalgada gözaltına alınanlar arasındaydı. Prens Mutab bin Abdullah, tahta aday isimler arasında görülüyordu.

Diğer yandan, Pazartesi günü Prens Mansur bin Mukrin, içinde bulunduğu helikopterin Yemen sınırında düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Suudi Arabistan'dan Lübnan'ı terk etme çağrısı!

Ayrıca Suudi arabistan haber ajansı SPA, Riyad’ın Suudi Arabistan vatandaşlarına Lübnan’ı hemen terk etme çağrısı yaptığını ifade etti.

Suudi Arabistan'ın El Arabiya televizyonu da diğer ülkelerdeki vatandaşlarına, Lübnan'a gitmeme uyarısı yaptı.

Cumartesi günü Suudi Arabistan'da istifasını açıklayan Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Hizbullah ve İran'ı bölgeyi istikrarsızlaştırmakla suçlayarak Lübnan'da can güvenliğinin olmadığını belirtmişti. O günden bu yana ülkesine dönmeyen Hariri'nin istifası hâlâ kabul edilmedi.

Dün Birleşik Arap Emirlikleri'ne de giden Hariri, ardından yeniden Riyad'a dönmüştü.

Reuters haber ajansı, Lübnanlı üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, geçtiğimiz günlerde istifasını açıklayan Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin Suudi Arabistan'da alıkonulduğunu belirtti.

Suudi Arabistan ve Hariri'nin danışmanları, ev hapsi iddialarını reddediyor. Ancak Hariri henüz konuyla ilgili iddialara yanıt vermedi. 

Lübnan, İran ile Suudi Arabistan arasında kaldı

Lübnan, son dönemde Hizbullah'ın Yemen ve Suriye savaşındaki artan rolü nedeniyle İran ile Suudi Arabistan arasında kaldı.

Hizbullah ve diğer Şii gruplar, İran yanlısı politikalara destek  verirken, buna karşılık Başbakan Hariri ve diğer Sünni partiler ise Suudi  Arabistan eksenli bir siyaseti öne çıkarıyordu.

Son olarak İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, "İran'ın pozisyonunu  dikkate almadan Lübnan'da belirleyici bir karar vermek mümkün değildir"  sözlerine tepki gösteren Hariri, 24 Ekim'de yaptığı açıklamada, "Ruhani'nin  konuşması kabul edilemez. Lübnan, vesayet kabul etmeyen ve onurunun ihlal  edilmesini reddeden bağımsız bir Arap devletidir." ifadelerini kullanmıştı.


Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    "Flöre" hangi spor dalına ait bir terimdir?
    ©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.