Şort krizi: Türk modacılar şortu 'kombin'leyemedi

Moda programları sayesinde Türk modacılara hatta bir sektör olarak modaya bakış açımız az biraz değişti. Hiçbir şey bilmiyorsak bile en azından 'kombin'in ne olduğunu ve nasıl yapıldığını filan biliyoruz. Ancak ortada nesnel bir 'doğru kombin' yok tabii ki. Türk modacılar daha bir 'şort'ta bile kendi aralarında anlaşamıyor bile! Gelin, Yıldırım Mayruk'un sokak modası üzerine söylediklerini ve modacıların nasıl da anlaşamadığına bakalım...

Şort krizi: Türk modacılar şortu 'kombin'leyemedi

"Sokakta giyilen şortlara tepkiliyim"

"Sokakta giyilen şortlara tepkiliyim"

Yıldırım Mayruk, Türkiye'de moda denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri. Hatta birçoklarına göre inci tanemiz, duayenimiz.

Mayruk'a sormuşlar, "Sokak modasını nasıl buluyorsunuz?" O da demiş ki, "Sokakta şortlara tepkim var. 18 milyonluk bir şehirde yarısı meydanda popoyla geziyor ve bu çok ters. Bizim zamanımızdaki şıklık bitti..."

Mayruk'un bu lafları üzerine diğer ünlü Türk modacılara 'şort' modasını sormuşlar. Tam da beklenildiği gibi her kafadan farklı bir ses çıkmış!

"İş ortamlarına uygun değil"

"İş ortamlarına uygun değil"

Mesela Hakan Akkaya... Her daim sivri çıkışlarıyla bilinen Hakan Akkaya, Mayruk'un 'şıklık' eleştirisine katıldığını söylemiş.

Şortun kısalığı konusunda ise şunu demiş: "Evet, böyle bir tarzı iş ortamına doğru bulmam. Plajda giyilen o minicik şortlar, iş ortamlarına uygun değil. Ama mini etek, dekolte ve şortlara karşı değilim. Neden gençler giymesin ki? 18-40 yaş arasında bunun keyfini çıkartmalılar."

Akkaya, Mayruk'un kafadan elediği minik şortların iş hayatında giyilmediği sürece sıkıntı olmadığını söylemiş ama yaş şartı koymuş! "40'ından sonra giymeyin, komik olursunuz, gülerim size" diyor aslında yani.

"Belki de plaj partisindedir"

"Belki de plaj partisindedir"

Geçelim Siren Ertan'a... Ertan, Yıldırım Mayruk'un sözünün üzerine söz söylemek istemediğini belirtmiş en başta.

Ve şöyle devam etmiş: "Bu açıkçası değişken bir durum. Çok köşeli biri değilim. Belki o şortu giyen çok gençtir ya da 45 derece sıcakta bir plaj partisindedir. Veyahut yabancıdır, turisttir. Yerine, ortamına göre değerlendirmek lazım."

Siren Ertan, aslında çok tatlı bir şekilde "Ne münasebet, niye topyekûn karşı çıkıyoruz?" demek istemiş. Ama bunu yaparken de Yıldırım Mayruk'a saygıda kusur etmemiş.

"Bunun adı saçmalıktır"

"Bunun adı saçmalıktır"

Cemil İpekçi ise Yıldırım Mayruk'un söylediklerine yüzde 100 destek atmış, hatta bir tık daha ileriye gitmiş.

Şunları söylemiş İpekçi: "Plajda giyilen kıyafetle şehirde dolaşılmaz. Tatilde giydiğin o şortu Beyoğlu'nda giyersen bunun adı saçmalıktır. O zaman tuhaf bakış atanları da kabul etsinler. 'İstediğimi giyerim' diye bir şey yok. Çağdaş ve medeni olmak her istediğini yapmak demek değil. Çevrene saygılı olmak anlamına gelir. O vaziyette bir şort şıklık değil..."

"İsteyen istediğini giyer"

"İsteyen istediğini giyer"

Son dönemde yüreğimizi ağzımıza getiren Nurella ise tavrını çok net bir şekilde ortaya koymuş. "Yıldırım Bey'e katılmıyorum" diyen Nur Yerlitaş, "18 milyonluk bir şehirde isteyen istediğini giyer. Herkesin elinde cep telefonu, herkes dünyayı takip ediyor. Değişik tarzlara özeniyorlar. Evet, benim de aralarından saçma bulduklarım oluyor ama o kadar da ters gelmiyor" demiş.

Nur Yerlitaş, "Yapmayın, etmeyin, dünya aslında küresel bir köy, tabii ki olacak böyle şeyler, katılırım katılmam ama olabilir" diyerek fikrini pat diye söylemiş.

'Kombin'leyememişler, tümevaramamışlar

'Kombin'leyememişler, tümevaramamışlar

Gördüğünüz gibi bir 'şort'u bile 'kombin'leyememiş aslında Türk modacılar. Tümevaramamışlar, uzlaşamamışlar. Her kafadan farklı bir ses çıkmış.

Mayruk'un başlattığı tartışmanın üzerine eklenen 4 yorumla 'beş benzemez' gibi bir tablo çıkmış ortaya.

Şu fikirlerin üzerine daha başka bir fikir eklenemez gibi. "Şort tartışmasında hangi modacıya Molatik'siniz?" gibi bir soru çıkartsak herkes takım tutar gibi bir ismi seçer. Kimi Nur Yerlitaş'çı olur kimi Hakan Akkaya'cı.

Aslında iyi ki anlaşamıyorlar

Aslında iyi ki anlaşamıyorlar

'Şort' gibi basit bir tartışmada bile Türk modacıların uzlaşamaması biraz enteresan. Ama aslında iyi ki de böyle. İyi ki anlaşamıyorlar. İyi ki herkesin 'şort'u kendine.

Ve objektif olmayı başarırsak aslında Sezen Aksu'nun şarkısındaki gibi 'Herkes haklı'... Mayruk, Akkaya, Yerlitaş, Ertan ve İpekçi'nin muhakkak haklı oldukları bir fikir var.

O zaman teker teker gidelim. Mesela Siren Ertan. Evet, belki de o turisttir ve çok kısa bir şort giymek istemiştir. Bir turistin kılığına kıyafetine niye kafayı takalım ki?

Gerçekten saygısızlık mı?

Gerçekten saygısızlık mı?

Ya da mesela Hakan Akkaya... Diyor ki, "Her yerde olmaz, yerine göre olur..." Haklı mı? Elbette. Ciddi bir iş ortamında aşırı kısa şort giyilir mi, tabii ki giyilmez. İlle de yaş genellemesine gerek yoktu ama demek istediği şey, "Gençlik böyle bir şey". Haklı...

Gelelim Cemil İpekçi'ye... İçlerinde en çok onun görüşüne katılmıyorum açıkçası. Kısa şort giyen birinin, çevreye onun iddia ettiği gibi büyük bir saygısızlık yaptığını düşünmüyorum. Kendi seçimi herkesin. 

Hangimiz şaşırmıyoruz?

Hangimiz şaşırmıyoruz?

Ama Cemil İpekçi'nin de haklı olduğu bir şey var. 'Plaj kıyafetlerini günlük hayatın içinde giyerseniz o zaman tuhaf bakış atanlar da yadırganmamalı" diyor. Tabii ki herkes istediğini giyer. Kimi o şekil, kimi bu şekil.

Ama hangimiz atıyorum bikinili bir kadına Taksim'de rastladığımızda "Aaa" demiyoruz. En 'uyumlu' olanımız bile refleks olarak şaşkınlık yaşıyor. "Abartmamış mı biraz?" filan diyoruz, çevremizdekileri dürtüp "Gördün mü?" filan diyoruz.

'Bizimla deyilsın' deyip geçmek lazım

'Bizimla deyilsın' deyip geçmek lazım

Sizi bilemiyorum ama bence en doğru görüş Nurella'nınki. Elbette dünyadaki moda trendlerini ülkemize adapte etmeye çalışan çıkacak. İçlerinde kendilerini komik duruma düşürenler de çıkacak haliyle. Ama bu, onların problemi en başta.

Bize hitap etmeyen kombinlere Ivana Sert gibi "Bizimla deyilsın" deyip 'tarz değil' işareti yapsak bitecek iş. Bu kadar 'saygısızlık' diye etiketlenecek bir mesele değil bu konu.

Herkesin şortu kendine. Elbette her kafadan farklı ses çıkacak, elbette uzlaşamayacağız. Zaten iyi ki de hepimiz farklıyız. Farklarımızla birbirimizi kabul ettiğimiz sürece güçlüyüz zaten...
 

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak