EgeRSS
18 Mart 2010 - 20:18

Sorun sevgisizlik mi?

CHP’nin en popüler isimlerinden biri olan Yalova milletvekili Muharrem İnce, partisinin büyümesi önündeki en önemli engellerden birinin “sevgisizlik” olduğunu söylüyor. Uğur Dündar’ın sunduğu ana haber ve Arena programında bu açıklamasına tanık oldum.
Sonra düşündüm, “CHP’liler birbirlerini sevmiyorlar mı?” diye. Evet medyaya yansıyan görüntüler bunu gösteriyor. İzmir, Urfa ve Konya il kongreleri, kavga manzaraları ile haber oldu. Bir kısmı medyaya yansıyan ama bir kısmı da yansımayan İzmir belediye başkanları toplantılarında olup bitenler (eğer doğru ise) sevgi değil, nefret, kin ve saygısızlık örnekleriydi.
Bu konuda birbiriyle ilişkili iki soru anlamlıdır. Birincisi, “CHP yerel örgütlerindeki kişiler niçin birbirlerini sevmiyorlar?” sorusudur. Sevmiyorlar çünkü profesyonel rekabetin düzeyi o kadar düştü ki, kişisel çıkarlar, politikacıların partileri ile duygusal bağlarını zayıflatıyor. Herkes birbirini rakip ve hatta düşman gibi algılıyor. Böyle olunca da sağlıklı bir iletişim hayal oluyor.
Sosyal demokrasi ve muasır medeniyeti çok arka plana iten pazarlık siyaseti, birbirini sevmeyen insanları bir araya da getirebiliyor, karşı karşıya da.
Sorunla ilgili ikinci anlamlı soru, “doğru, dürüst ve ilkeli siyaset yapmanın önündeki en önemli engel sevgisizlik midir?” sorusudur. Bence bu soruya tersten de yanıt verilebilir. Yani parti örgütündeki sağlıksızlık sevgisizliğin ürünü olduğu kadar, iyi siyasetçiyi kusan yapı da sevgisizliğe yol açmaktadır.
Bütün bunlarla doğrudan ilgili başka bir kalite sorunu da şudur: CHP’nin son dönemlerde elitlerin partisi olarak anılması, daha çok bu kesimlerden destek görmesinin sonucudur. Çünkü elitlerin önemli bir kısmı, AKP’nin neden olduğu rejim kaygısı taşımaktadırlar. Bunda yadırganacak bir taraf yok. Sorun elit bir seçmen kitlesine dayandığı halde, parti örgütünün kendi siyasal elitlerine kavuşma ve onları üretme sorunudur.
Bir partinin sadece elitlere dayanması eleştirilebilir. Bu şekilde iktidar olunamayacağı ileri sürülebilir. Ama şu bir gerçektir ki, partilerin başarıları siyasi elitleri üretme ve benimsemesine bağlıdır.
Yetmişli ve seksenli yıllarda CHP’li politikacıların içinde, halk arasında saygın ve sözü dinlenenlerin oranı bugünkü ile karşılaştırılamayacak kadar çoktu. Genel düzeyde yaşanan politik ilgisizliğe bir de politik elitleri dışlayan niteliksiz ve profesyonel politika tarzı eklenince bu sonuç ortaya çıktı.
CHP’nin asıl sorunu, sevgisizlikten çok politik elitlerini kaybetmesi, dışlaması ve bu örgütlenme modeli içerisinde yenilerini yaratmada zorlanmasıdır.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010