Geçen hafta, Stockholm’de yaşayan Türk hanımların kurduğu, Tulpan Kadın Derneği’nin davetlisi olarak, seminer vermek üzere üç günlüğüne İsveç’teydim. Beni çok etkileyen bu ülke ve insanlarla ilgili izlenimlerimi bu satırlarla paylaşmak, onlara teşekkürlerimi bir kere daha aktarabilmek isterim;

·         Her şeyden önce,  İsveç çok güzel ve huzur dolu bir ülke. Uçaktan aşağıya baktığınızda bile çok etkileniyorsunuz.  Denizin üzerinde bir çok ada ve bu küçük  adacıkların üzerinde  yer alan birbirinden şirin yapılar, daha yukarıdayken bile sizi çağırıyor. Gözünüzün her değdiği noktada yeşil ve mavinin kucaklaşmasını görüyorsunuz.

 

·         Ülkemizle karşılaştırıldığında Stockholm’ün nüfusu çok az. (871.952-31 Ara 2011). Buna rağmen araç trafiği yoğun. Ancak trafikte kornaya basanların İsveç’li değil, yabancılar olduğunu söylüyorlar. İsveç halkı sakin ve trafiğe sabırlı.

 

·         Kraliyet saraylarının yanı sıra, 333 yıl sonra su altından çıkarılan bir savaş gemisinin sergilendiği Vasa müzesi mutlaka görülmeli.

 

·         Nüfusun azlığından olsa gerek,  evler hep alçak katlı ve çoğu prefabrik. Genelde ormanın kıyısına yapılan sekiz on evle, küçük mahalleler oluşturulmuş. Pencereden bakıldığında geyikler veya tilkilerle karşılaşılabiliyor.

 

·         Stockholm’de yaşayan Türkler çok sıcak.  Yabancı bir ülkede olduğumuzu hiç anlamadık desem yeri var. Bize evlerini açtılar, şehri gezdirdiler. Harika insanlar.

 

·          Aynı zamanda hepsi çok bilinçli. Stockholm’de yaşayan Türk hanımlarının hemen hemen hepsi çalışıyor. Bir çoğu devlet dairelerinde çalışıyor. Bazıları ise  orada eğitim almış ve öğretmenlik yapıyor. Bir Türk kadını olarak gurur duyduğumu özellikle belirtmeliyim.

 

·         En büyük korkuları çocuklarının ellerinden  alınması. İsveç hükümetinin yasaları çok net. Çocuğuna kötü muamele yapan veya şiddet uygulayan ailelerin çocuklarını, devlet aileden alıyor. Ancak  bu güzel uygulama, maalesef bir dezavantajı da beraberinde getiriyor; İstedikleri yapılmayınca ailesine kızan çocuklar, bu sistemi bir tehdit unsuru olarak kullanabiliyor. Çocuk akıllarıyla ailesini cezalandırmak isteyen çocukların yalanları neticesinde tatsız durumlar yaşanabiliyor. Bu nedenle çocuklarla iletişim konusunda çok yardıma ihtiyaçları var.

 

·         Orada yaşayan Türkler, yabancılarla evlilikleri tercih etmiyorlar. Türklerle evlenmelerinin neticesinde gelenek ve göreneklerini korumak konusunda, hiç zorlanmıyorlar.

 

Avrupa’nın diğer ülkelerinden ayrı bir lezzet veren  bu ülke, mutlaka gezilecek rotalar arasında yer almalı. Hava durumunu düşününce Mayıs ve Haziran ayları ideal görünüyor. Bu aylar da bile, yanınızda mutlaka bir mont olmalı. Türkiye’den gidenler için hava oldukça serin.

 

Eğer Stockholm’e gidiyorsanız, mutlaka oradaki Türklerle bağlantı kurmalısınız. Hepsi birbirinden sıcak ve cana yakın insanlar. Bu vesileyle Tulpan Kadın Derneği Başkanı Zeynep Hanım’a, bize evlerini açan Asuman Hanım ve Fadime Hanım’a, bize rehberlik eden Nafiye Hanım’a, Gamze’ye ve isimlerini sayamadığım diğer tüm dostlara yeniden teşekkür ederim.

 

Sevgilerimle

Yeşim Varol Şen