Stranger Things dizisinin 'Eleven'ı, zorbalara karşı savaşıyor

Millie Bobby-Brown, henüz 15 yaşında olmasına rağmen, ciddi konuların peşinde koşuyor. Sosyal medyada yapılan siber zorbalığın kendisini de etkilediğini söyleyen Millie, bu zorbalığın sonuçlarını da net bir şekilde açıklıyor.

Stranger Things dizisinin 'Eleven'ı, zorbalara karşı savaşıyor

Millie Bobby Brown'u, Stranger Things dizisiyle tanıdık.

Yaşıtlarının oyunculuk performansının çok üstündeki becerisi, karakterle özdeşleşme başarısı ve kendini kanıtlama çabası, onu hem Stranger Things için önemli kıldı hem de önünde açılan uzun kariyer yolunun geniş ve ışıklı olmasını sağladı.

Şimdi de Godzilla 2'de

Şimdi de Godzilla 2'de

Üstelik gördük ki, kendisi sadece Eleven ile sınırlı değil ve Stranger Things'den daha fazla gösterecek şeyi var.

Bu nedenle, Godzilla 2'nin oyuncu kadrosuna katıldığı haberini aldığımızda da heyecanlandık.

Gençler için iyi bir rol model

Gençler için iyi bir rol model

Millie Bobby Brown, yaşıtları ve gençler için iyi bir rol model...

Kendini gerçekleştirmiş olması, boyundan büyük işlerin altından kalkma becerisi, 'iyi bir insan' olmak için çabalaması ve gençliğin 'yeni' yüzünü temsil etmesi, onu bir adım öne taşıyor.

Emma Watson nasıl kendini gerçekleştirdiyse, Millie Bobby Brown'un da kendini öyle gerçekleştireceğine dair inancımız tam.
 

En genç iyi niyet elçisi

En genç iyi niyet elçisi

Millie Bobby Brown, şu sıralar UNICEF'in en genç iyi niyet elçisi.

Ttıpkı kendisine paralel bir çizgide yer alan 'ablası' Emma Watson gibi o da sosyal konulara ilgili.

Sosyal sorunların çözümünde gençlerin rol alabileceğini göstermek için sarf ettiği çaba, bir yetişkinden daha duyarlı şekilde yaşıtlarına yaklaşması da artıları arasında.

Özetle, kendisi Hollywood için kazanılmış bir oyuncudan fazlası.

Dünyanın kazandığı genç bir temsilci...

Sosyal medyaya dikkat çekiyor

Sosyal medyaya dikkat çekiyor

Millie Bobby Brown, şimdilerde en çok sosyal medyayla ilgili söyledikleriyle gündemde.

Dikkatle dinlemekte yarar var.

Yaşıtlarını anlayabilmek için, Millie Bobby Brown gibi sesi gür çıkabilen isimlerden başka pek de fazla kılavuzumuz yok zira.

Zorbalık okul koridorlarını aştı

Zorbalık okul koridorlarını aştı

Gençlerin birbirlerine yaptıkları zorbalıklar her zaman karşımıza çıkıyor.

Bizim dönemimizde de vardı, bizden önce de vardı, bizden sonra da vardı ve şimdi de var...

Fakat önceden okulla, sokaklarla sınırlı olan zorbalık, şimdilerde sosyal medyanın verdiği güçle birlikte evlere ve gençlerin odalarına kadar girdi.

Cep telefonları neredeyse, zorbalık da orada.

Çok okul değiştirmiş

Çok okul değiştirmiş

Millie Bobby Brown, bir röportajda arkadaşlarından gördüğü zorbalık nedeniyle çok okul ve sınıf değiştirmek zorunda kaldığını ve her okulda da ayrı  sorunlar yaşadığını söylüyor.

Hepimizin okul koridorlarında ve sınıflarda geçirdiği zor zamanlar olmuştur.

Fakat Millie, artık bu zorbalığın sosyal medyada da görünür halde olduğunu ifade ediyor.

Bitmesini istiyor

Bitmesini istiyor

Sosyal medyanın verdiği sınırsız eleştirme gücü, insanları daha cesur bir hale getirdi.

Öyle ki, artık kimse bir kişiyi rahatsız etmek için büyük efor sarf etmiyor.

Gençler arasındaki zorbalık da bu şekilde cep telefonu boyutlarına kadar küçülüp hayatlarının tamamını etkileyecek hale geliyor.

Millie'den alıntı yapalım:  

"Sosyal medya, dünyanın en iyi ve en kötü ortamlarından biri. Sürekli kendine karşı hareket ediyor. Harika mesajlar gönderiyor, üzerinde durulması gereken şeyler hakkında büyük farkındalık yaratıyor. Ama bazen de kalp kırıcı şeylerin yaşanmasına neden oluyor. Ben de bunlarla mücadele etmek zorunda kaldım. Siber zorbalığın bitmesi gerek." 

'Mutlu bir yer' olmalı

'Mutlu bir yer' olmalı

Sosyal medya, tıpkı Millie Bobby Brown'un röportajda ifade ettiği gibi 'mutlu bir yer' olmalı.

Eleştirinin dozunu zorbalığa vardırmadan yolunu açmalı, karşımızdaki kişinin 'ne düşüneceğini' önemsememizi sağlamalı...

Genç yıldızlardan ve gençlerden öğreneceğimiz çok şey var. 

andac.uzel@demirorenmedya.com

Bu makaleye ifade bırak