Stresin Biricik Vücudumuza Yaptıkları:

Stres ile cebelleştiğim ,  savunma mekanizmalarım  yetersiz kaldığı için olsa gerek sağlığımın  alt üst ettiği bu günlerde hem kendim için hem de sizlerle paylaşmak için bu konu ile ilgili  yazmak  istedim.  Hepimize iyi gelmesi dileğiyle…

Stres,  tehdit oluşturan bir değişim karşısında insanın bedensel ve ruhsal olarak zorlanması ve bu durumlarda oluşan gerginlik hali  olarak tanımlanabilir.

Stres yaratan faktörlere stressör denilir. Stressörün şekline göre  stres fiziksel stres , emosyonel (duygusal) stres  olarak iki grupta incelenebilir.

Ağır egzersiz, aşırı sıcaklık, aşırı soğuk,  nem, açlık, kazalar, ameliyatlar  fiziksel stressörlere örnek olarak verilebilir.

Sosyal ortamdan kaynaklanan hayal kırıklığı, yalnızlık, kayıplar, yok sayılma, işsizlik gibi faktörler ise emosyonel strese neden olur.

Stres yaratan etki ne olursa stres ile karşılaşan  canlı  bir dizi biyokimyasal yanıt oluşturarak stresin zararlı etkilerinden  kendini korunmaya çalışır ve bir tepki oluşturur.  Strese maruz kalan  canlılar  sırasıyla şu dönemlerden geçer:

- Alarme olma dönemi:  Stresle karşı karşıya gelindiğinde kişinin   içgüdüsel olarak şok olduğu, şaşırdığı alarme olduğu dönemidir.

- Uyum dönemi: Vücudun tüm mekanizmalarını kullanarak bu duruma   uyum sağladığı dönemdir.  .  Güçlü kişilikler ve doğru strateji belirleyenler  bu dönemde daha başarılı olurlar.

-Direnme dönemi:  Kişi stres koşullarına uyum sağlayamazsa  stres oluşturan faktöre karşı  bir süre daha direnir, başarılı olamazsa tükenme dönemine geçer.

-Tükenme dönemi:Bu dönemde  strese karşı yenik düşülmüş, vücuttaki zararlı belirtiler yerleşik hale gelmiştir.

Stresten Etkilenen Hormonlar:

Stres kortizol, adrenalin , prolaktin ve büyüme hormonunun artmasına, testosteron hormonunun azalmasına  neden olur. Bu hormonal değişiklikler sistemik etkiler oluşturur. Stresten  öncelikle   hormonal  sistem, bağışıklık sistemi ve sinir sistemi ekilenir .

Kortizol Artışı:

Stres anında böbreküstü bezinden bol miktarda kortizol salgılanır. Yüksek kortizol düzeyi biyokimyasal birçok istenmeyen  yanıta neden olarak öğrenmeyi ve algılamayı engeller.  Uzun süren stres  durumlarında çok artan kortizol beyin hücrelerinin ölmesine ve beynin küçülmesine neden olur. Stresten en çok etkilenen beyin bölgesi hipokampus bölgesidir. Kronik streste hipokampusun küçülmesi ile unutkanlık, yön bulma yetisinde ve öğrenme kapasitesinde  azalma görülür. Bu etkiler geri dönüşlü olup stres faktörleri ortadan kalkınca gerileyebilir.

Adrenalin Artışı:

Yine stres anında böbreküstü bezinden noradrenalin adı verilen hormon salgılanır. Noradrenalin  adrenaline dönüşür. Adrenalin kalp kasılmasını  ve kalp  atım sayısını  , solunum hızını , beden ısısını, görme keskinliğini   arttırır.  Stresin erken dönemlerinde bu etkiler uyum için gereklidir, ancak uzun sürmesi durumunda rahatsızlık oluşturur.

 

Prolaktin Artışı :

Stres ile artan prolaktin hormonu adet düzensizliğine, adet kanamasının miktarında azalmaya, göğüsten süt gelmesine  ve  kısırlığa neden olur.

Stresin  Diğer  Vücut Sistemleri Üzerindeki Etkileri:

Bağışıklık Sistemi Üzerine Etkileri:

Stres bağışıklık sistemini baskılar. Bağışıklıkta temel rolü olan T hücrelerinin işlevlerinde ve sayısında  azalma görülür. Yine stres ile beraber bağışıklık sisteminde çok önemli bir madde olan sitokinlerin   miktarı azalır.  Azalan T hücreleri ve sitokinler çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olur, yara iyileşmesi gecikir.  Bakteriyel ve viral enfeksiyonlara eğilim artar.

Sindirim Sistemi Üzerine Etkileri: Stres mide asidini arttırarak  mide mukazasının aşınmasına neden olur ve stres ülserleri ortaya çıkar. Kolit, barsak alışkanlıklarında değişiklikler görülür.

Kalp-Damar Sistemi Üzerindeki Etkileri :

Strese bağlı kaygılı ve sıkıntılı süreç doğrudan veya dolaylı yollarla kalp ve damar yapısını bozarak ateroskleroz,  hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, kalp krizi, kalp yetmezliği  ve hatta  ani ölüme sebep olur. Yine artan kortizol hormonunun etkisi ile kan şekeri yükselir ve bu da damar yapısında bozulmalara neden olur.

Deri Üzerindeki Etkileri:

 Deri hastalıklarının  çok büyük bir bölümünün ortaya çıkışı ve/veya ilerlemesi emosyonel strese bağlıdır. Akne, sedef hastalığı, ürtiker, egzema,l iken strese bağlı başlıca deri hastalıklardır.

Stresin Sebep Olabileceği Diğer Hastalıklar:

Depresyon, anksiyete, sigara bağımlılığı, alkol bağımlılığı, madde bağımlılığı, baş ağrısı, erken yaşlanma, aşırı kilo alma ya da zayıflama, uykusuzluk stresin sebep olabileceği diğer hastalıklardır.

Stresten Korunmanın  Yolları

Aslında bir miktar stres motivasyon ve kişisel gelişim için gereklidir.  Önemli olan stresli durumlar karşısında etkin bir mücadele sergilemektir. Her insanın stres ile başetme yeteneği genetik ve sosyal yapısına bağlı olarak farklılık gösterir.  Ancak ortak olan  stres anında hızlıca sorunu tanımlayarak    uyum sürecine geçme gerekliliğidir.

Bu süreçte vücudumuzda bulunan  sonsuz psikolojik ve fiziksel savunma mekanizmalarından deneme-yanılma yolu ile faydalanmalıyız.  Etkili oluyor ise devam etmeli, etkisiz ise yeni yollar geliştirmeliyiz.

Dengeli beslenme, spor yapma , bol su içme  bizi stres  karşısında dayanıklı kılacaktır. C vitamini, B1, B6, B12 vitaminleri, magnezyum, tirozin içeren besinler strese karşı uyum sürecimizde destekleyici olacak ve stresin organlarımız üzerindeki olumsuz etkilerini azaltacaktır.

Eğlenceli ortamlarda bulunma, yeni hobiler geliştirme uyum sürecimizi kolaylaştırıp, tükenmemizi engelleyecektir.