Aylardır üzerinde emek verdiğimiz “Süper Dadı “adlı TV programı, TRT’de yayına  girdi.  İlk bölümümüz için gönderdiğiniz bütün güzel yorumlarınıza ve mesajlarınıza teşekkür ederim.

“Süper Dadı”,  çocuklarının olumsuz davranışlarıyla baş etmekte zorlanan ailelere  yardımcı olmayı hedefleyen bir program. Ekrana yansıyan bir saatin ardında, ben ve programın danışmanlığını yapan uzman psikologlarımız ve ekibimiz,   yaklaşık 10 günlük bir süreyle ailemizle birlikte oluyoruz. Hem de sabah çocukların uyandıkları saatten, uyudukları zamana kadar. Bu süre zarfında anne ve babaları, çocuklarının kabul edilemez davranışlarıyla baş etmeleri konusunda desteklemeye çalışıyoruz.

Ailelerimizin çocukları konusunda yakınmaları genelde benzer;

“Gece yarısına kadar yatıramıyorum.”

“ Bensiz yatmıyor, tek başına uyutamıyorum.”

“Biberonu bıraktıramıyorum.”

“Sofraya oturtamıyorum, tabak elinde peşinde koşuyorum.”

“Banyoya sokamıyorum”. Vs vs

Genelde anne ve babalar, neyi başaramadıklarına odaklanmış durumdalar ki çocukları doğru davranışa yöneltmek için kullanabilecekleri yöntemleri gözden kaçırıyorlar. Çünkü, ilk başta istediklerini yaptırmak üzere çocuklarıyla girdikleri güç savaşını, miniklerin inatları karşısında kaybetmiş ve bu olumsuz davranışları  kabullenmişler.

Oysa ilk kitabım “Uzmanlar Teoride, Anneler Pratikte” de de altını çizdiğim gibi, çocuklarla inatlaşmak yerine yaratıcı yöntemlerle onların ilgisini çekmek,  onları motive edip ebeveynleriyle işbirliği yapmalarını sağlamak ve çerçevesini belirlediğimiz sınırlar içerisinde davranmalarını, kazanım ve kaybedişlerle desteklememiz gerek.

Ancak her şeyden önce işin anahtarı, her türlü iletişimde olduğu gibi, istikrar ve kararlılık.  Tutarlı olmayan davranışlar ve söylemler, karı-koca ilişkisini olumsuz etkilediği gibi, ebeveyn çocuk ilişkisini de olumsuz etkiliyor. Bu yüzden,  söylemlerimizde tutarlı olmak ve “inanmak” önemli.  “Yapamıyorum, başaramıyorum” gibi kabullenmiş söylemlerin  yerine, kabul edilemez davranışların bir kader olmadığına, kendimizi değiştirdiğimizde,  eşimizin ve çocuklarımızın davranışlarını da değiştirebileceğimize inancımızın olması önemli.

Birlikte çalıştığımız ailelerle çok güzel gelişimler kaydediyor ve hoş anılarla ayrılıyoruz evlerinden. Birlikte çalıştığımız ailelerin, birlikte kurduğumuz düzeni aynı kararlılıkla sürdürüyor olduklarını ve evlerinde bir çok şeyin olumlu yönde değişmiş olduğunu duymak bizi mutlu ediyor.

Buradan ben de onlara çok teşekkür ediyorum. Bize evlerini açtıkları, güvendikleri ve bu kadar kararlı oldukları için.

 

Sevgiler

Yeşim Varol Şen