Yazarlar
21.12.2014 - 02:30

Suriyeli Tambi’nin sürgünden zirveye uzanan yaşamı ve diğer Suriyeli çocuklar...

Sitene Ekle

Suriye’deki iç savaştan kaçıp geldiği Bursa’da ‘müzik dehası’ olduğu ortaya çıkan ve Türk vatandaşlığına alınan 16 yaşındaki Tambi Cimuk ile tıpkı Suriyeli diğer çocuklar gibi Gaziantep’te karşılaştık. Tambi, Ortadoğu Barış Sempozyumu’nun onur konuklarından biriydi. Sempozyum, onun piyanoda çaldığı İstiklal Marşı ile açıldı. Çaldığı diğer parçalarla da bol bol alkış aldı...
Diğer yaşıtları zor şartlarda karın tokluğuna çalışırken ya da sokaklarda dilenirken o zirvedeydi. Yüzü hep gülüyor, mütevazı ve bir o kadar da saygılı. İyi Türkçe konuşuyor, İngilizcesi de fena değil ama o Gaziantep’te, genelde, hep anadili olan Arapça konuştu. Çünkü çevresini saranların çoğu, kendisi gibi Suriyeli mültecilerdi. Son günlerde televizyonlara o kadar çok çıktı ki tanımayan yok gibiydi. Her yaştan fotoğraf çektirenler oldu...
Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın özel girişimiyle Türk pasaportuna kavuşması kendisini öylesine mutlu etmiş ki anlatırken yüzündeki hüzün bir anda kayboluyor, gözleri ışıl ışıl parlıyor...
Yol haritasını çoktan çizmiş. Liseyi Bursa’da bitirecek, müzik öğrenimi için Amerika’ya gidecek ve hep savaşa karşı çıkacak...

Günde 4 saat çalışıyor
Tambi, internete düşen mini konseriyle bir anda parladı ve sonrasında da filmlere konu olacak bir yaşamın içinde buldu kendisini. Ne kadar popüler olsa da çalışma disiplinini hiç kaybetmemiş, lisedeki dersleri kadar, müzik eğitimine de hiç ara vermiyor, Bursa’dan ayrılmayı ise şimdilik hiç düşünmüyor.
Günün önemli bir kısmı okulda, dört saati de piyona başında geçiyormuş. Daha da enteresanı, Suriye’deyken hiç müzik eğitim almamış, piyano başına hiç oturmamış ve her şey bir tesadüfle başlamış. Öğretmenlerine piyano eğitimi için geç kalıp kalmadığını, parmaklarının esnekliğini kaybedip, kaybetmediğini sordum. Evet, geç kalmış ama öylesine bir yetenek var ki aradaki açığı hızla kapatıyor dediler. Öğrencilerinden fazlasıyla memnun oldukları her hallerinden belliydi...

Nasıl keşfedildi?
Önceki hafta katıldığı Rusya’nın Sen Petersburg kentindeki yarışmada 16 kişi arasında 5’inci olan Tambi, iki yıl önce dört kişilik ailesiyle birlikte Suriye’den kaçarak Bursa’ya geldi.
Kafkas gecelerinde akordeon çalan Tambi’nin müzik yeteneği, piyano eğitimi almak için başvurduğu Bursa’daki müzik merkezinde ortaya çıktı. Bir senelik eğitimin ardından video görüntüsü göndererek katıldığı Rusya’daki yarışmada birincilik elde eden Tambi’yi dinleyen New York Konservatuarı Piyano Kısım Başkanı Tamara Poddubnaya, onu ‘inanılmaz bir yetenek’ olarak tanımladı.
Poddubnaya, Tambi’yi New York Konservatuarı’na almak istediğini, ancak uluslararası derecelere sahip olması gerektiğini söyledi. Poddubnaya’nın teklifi doğrultusunda uluslararası yarışmalara hazırlanan Tambi, bu defa pasaport meselesiyle karşı karşıya kaldı. Bunun üzerine yapılan girişimler sonucu Tambi’nin yurttaşlık kararı 8 Aralık’ta Bakanlar Kurulu’na gönderildi.
Kabinenin onay vermesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aynı gece saat 22.00’de Tambi’yi telefonla arayarak, yurttaşlık müjdesini verdi. Bursa’daki emniyet ve nüfus müdürlükleri gece açılarak, önce nüfus cüzdanı, ardından pasaport başvurusu yapıldı.
Aynı gece Ankara’ya hareket eden Tambi, 9 Aralık günü pasaportunu alarak Rusya’ya uçtu.
Sen Petersburg’da birinci tur için jüri karşına çıkarak, Bach‘tan Prelude ve Fuga, Mozart‘tan Sonata Do Majör ve Chopin‘den Nocturne adlı eserleri çaldı. Jüriden geçerli not aldı.
Birinciliğe değer piyanistin bulunamadığı yarışmada Tambi, her biri en az 10 senelik piyano eğitimi alan 16 kişi arasında 5’nci oldu. Tambi, bu başarısını, ailesine ve kendisini yetiştiren Elena Yudina Çekiç‘e cep telefonuyla arayarak haber verdi.
Sohbet sırasında o günlerin heyecanını hâlâ yaşıyordu. Ailesinden öğretmenlerine, hükümetten Cumhurbaşkanına, arkadaşlarından yurttaşlarına, herkese teşekkürler yağdırıyordu.
Tambi, liseden sonraki kariyerini New York’ta sürdürmeyi düşünüyor...

Ya diğer çocuklar?
Suriyeli diğer çocuklar Tambi kadar şanslı değil. Belki kendileriyle çok daha yakından ilgilenilse, aralarından daha onlarca Tambi çıkabilir. Pek çoğu Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış durumda, ya karın tokluğuna sıradan işlerde çalışıyorlar ya da sokaklarda dileniyorlar. Oysa biraz daha ilgi ve eğitim onları çok farklı noktalara taşır. Kamptaki öğretmenlerinin en büyük isteği de buydu. MEB’in yanı sıra sivil toplum örgütlerinin de bu çocuklara sahip çıkması için adeta yalvarıyorlardı. Yoksa pek çoğu heba olacak derken gözleri dolu dolu oluyordu...
Özetin özeti: Mülteci çocuklar için bir umut ışığı haline gelen Tambi’nin bu şansı ve başarısı, umarız diğer çocuklara ve gençlere de yeni kapılar açar...

Yazarlarda Ara
Bul
Murat Kekilli'nin yazıp ölüme neden olduğu şarkı hangisidir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.