Her şey önce sözle başlar. Sonrasında sözlere duygular eklenir ve olanlar olur. Hayata bakışınızı oluşturan içselleştirdiğiniz sözlerdir. Davranışlarınızı şekillendiren duyduklarınızdır. Baktığımızda stereotip hataları, değersizlik duygusu, özgüvensizlik, başarısız olma korkusu ve dahası, hepsinin kökeni sözlerden gelir. Harflerden oluşan kelimelerin gücü hayatımıza adeta bomba etkisi yaratır. Konuyla ilgili Masaru Emoto deneylerini, Milliyet Seray Küçük 'Sözlerinize Dikkat Edin' yazısını incelerseniz sözlerin gücünü açıkça görebilirsiniz.

Bugün kendinizi güzel hissetmiyor musunuz? Nedeni çok basit: Birileri sizin görünüşünüzü eleştirmiştir. Aslında eleştiri size gayri ihtiyari gelmiştir. Çok büyük ihtimalle farkında bile değilsinizdir. Örneğin kendimizi daha iyi ve güzel hissetmek için uğradığımız kuaförlerimiz. Biz kadınlar kuaför koltuğuna oturduğumuzda saçımızla uğraşacak kişi saçımızdan bir tutam alıp ilk olarak ne söyler? Kadınlar hemen 'aa evet,' diyeceklerdir: 'saçlarınız çok kırılmış...', 'saçlarınız çok bakımsız...'. Üstelik biz saçımızla veya herhangi bir şey ile ilgili soru sormadan gelir bu sözler. Eğer biraz şanslıysak hiçbir şey söylenmeden işlemimiz yapılır. Burada kötü diye sıfatlandıracağımız bir şey yokmuş gibi düşünürüz ama ilerleyen zamanlarda 'ben neden kendimi beğenmiyorum,' 'özgüvenim düşük,' gibi cümleler söylüyorsanız bilin ki bir yerlerde masumca yorumlara maruz kaldınız.

Örnekler çoğaltılabilir. Her gün okulda, işte, arkadaş çevrenizde size ithafen birçok söz söylenir: 'etrafındakilere güvenme' , 'dışarıya çıkamazsın çünkü tehlikeli', 'ya başına bir şey gelirse', 'bence başaramazsın, deneme', Bu sözler tanıdık değil mi? İşte hayata güvensizliğimiz, kendimizi kusurlu hissetmemiz hep böyle örneklerden geliyor. Başlangıç noktasını sözler oluşturuyor.

Örneklere devam etmem gerekirse; üniversitelerde canla başla okuyan gençlerimize sağdan soldan birileri; ' iş bulamayacağız' veya ' iş yok' gibi korku duygularını uyandıran sözler söylüyor. 'Bulduğunuz işle yetinin' ile devam ediyorlar.  Bu sözler gençlerimizin yaratıcı olmasını engeller, yapacağı, başarılı olacağı varsa bile olamazlar. Küçük, sınırlı, dar düşünmeye başlarlar. Hayal kuramaz hale gelirler. Dahası, 'sağ ayağınla içeriye gir', 'gece çöp çıkarma, uğursuzluktur', 'parayı sayma, azalır' gibi sözler ise psikolojik kökenli derin bozukluklara sebep verir ve birey günlük işlevini yerine getiremez hale gelir.

Sözlerin nelere mal olduğunu görebiliyor musunuz? O yüzden ne demişler? 'Güzel söz söyle, söyleyemiyorsan sus.'  başka ne demişler : 'Söz gümüşse, sükut altındır.'  Zamanında büyüklerimiz bu cümleleri bilmişte öğütlemişler. Ek olarak: 'Söz var insanı vezir eder, söz var insanı rezil eder. ' cümlesini yazıma ekliyorum ve önümüzdeki günlerimizi kendimize söylenen ve diğerlerine söylediğimiz laflara duyarlı geçirmemizi diliyorum.

Psikolog/Yazar Seray Küçük

Online Psikolojik Danışmanlık: 05522682410

https://www.instagram.com/seraykucukkk/ 

https://psikologseraykucuk.weebly.com/