23 kasim tool
milliyet logosu
antikax.jpg

isine asik biri

is Bankasi'nin Ulus'taki 69 yillik binasi, Aleko Angelidis'in ellerinde genclesiyor

Ayse SAZAK - ANKARA

AKLINA gelir miydi daha 40'ina varmamis Aleko ustanin unlu italyan mimar Monceri'nin eseri sayilan is Bankasi'ni gunun birinde onaracagi?
Eger gercekten bunu Aleko ustaya sorsaniz, yuksek sesle, herzamanki, neredeyse mahcubiyete varan tevazusuyla buktugu dudaklarinin arasindan, "Ben ne yapiyorum ki," cumlesinin belli belirsiz dokuldugunu duymaniz isten bile degil...
Simdi sube mudurlugunu yapan, 29 yilini bu guzelim binaya vermis Yilmaz Erol'a gore, Cumhuriyetin ender simge binalarindan. 1928'de bitirilen Turkiye is Bankasi'nin Ulus'daki tarihi yapisi 70 yasina girerken, bir Rum sanatcinin ellerinde yeniden soluklaniyor su gunlerde...
Daha kac 70 yillara uzanacak mukemmel bir sanat ve teknik sentezin urunu bu tarihi bina, anlam olarak da, tipki bu ustun ozellikleri gibi cok onemli varliklarimizdan...
Onun icin, Yilmaz Erol gibi, is Bankasi'nin ileri gelen yoneticileri ve mimarlari onarimina karar vermisler vermesine de, usta bulmakta fazlaca zorlanmislar... Sonunda gozlerden uzak atelyesine kapanmis, sessiz sedasiz nakis islermiscesine ince ince isler yapan Aleko Angelidis'in kapisini calmislar.
Daha 40'ina bile girmemis Aleko usta, megerse atalarindan kalan mesleginde en iyilerden degil miymis...
"Eger beni `cabuk bitir' diye sikistirmazsaniz, yaparim onarimi" demis ve kollarini sivamis, cumartesi - pazar demeden...
Gercekten de ipek dokur, nakis isler gibi saatlerce `markiteri'leri bulup cikariyor, kabarikliklari gideriyor, kurutuyor parlatiyor... Daha coook isi var bu gormus gecirmis, kumas dosemeli duvarli, zeytin agaci kaplamali, masali, sandalyeli, dolapli, gumus - kalay alasimli avizeli odalarda onun...
Hic sikilmiyor, yuksunmuyor, kendini unutuyor neredeyse... Yaptiklariyla zamana karsi geliyor, olumsuzlugu algiliyor. "Sevmeden yapilamaz," dedigi sanatinin gercek anlamda pesinde kosanini bulamamak Aleko ustayi huzunlendiriyor... Umudu, daha dort aylik oglunda. Birkac yil once bir delikanli cocuk cikmis karsisina. Tipki kendisi gibi, kendini unutuyormus isinin basinda... Aleko usta cok memnun, mutlu imis... Ama cocugun babasi, tutmus kolundan, goturmus... Simdilerde pek moda olan antika, eski eser tutkusunu soruyoruz Aleko Angelidis'e... "Unlu olanlar, ismi anilanlar, Horhor'larda, Cihangir'lerde... Cok para kazaniyorlar" diyecek oluyoruz... Kiziyor, gizlemege calismadan kizginligini, ama haddini bilirce... "Bu isten para kazanilir mi hic?" diye cikisiyor.
"Zengin olmak icin durustlugu birakmak gerek" diyor yanit olarak... Anlami bu bilgece sozde sakli isinin mesakkatini anlatan onu da, bu isin ustunde olanlar oyle saniyor belli ki... Yani paraya doymus, ehli keyif bir olumlu...
Bir defasinda karsilastigi bir tornaci, Aleko ustayi bilmeden onu ona anlatmis aynen soyle:
"Bu isi iyi yapan biri var, ismi de Aleko... Ama paraya doymus. Adam aldigi isi alti ayda yapiyormus."
Aleko ustaya gore, ne zamanin onemi var eli isindeyken, ne de paranin... Babasindan oyle ogrenmis. Yasli Angelidis, Aleko'yu baska islere yerlestirmek istemis, okullara gondermis, Aleko, okulunu, cok sevdigi ana dilini unatmamak icin bitirir bitirmez, babasinin yaninda almis solugu... Baba Ankara'daymis onlar cocukken. Ustasi getirmismis baskente meclisi yapmak icin.
Aleko Angelidis, sanatini onun anladigi anlamda yurutecek kimseyi belki bulamiyor cevresinde, ama kendisi kadar merakli musterilerini anmadan da edemiyor... Bunlardan biri, Amerika Birlesik Devletleri buyukelcilerinden birinin esi Trinka... Hergun, kar - kis demeden soforu getiriyormus Aleko ustanin kasvetli atelyesine Trinka'yi... Trinka, ne zimparalar yapmis, ne citalar cakmis, ne cilalar parlatip ayaga kaldirmis nice antikalari...
Simdi ayni duragan ve zengin gonullu sadeligiyle, Ataturk'un odasinda elinin emegini, gozunun nurunu dokturuyor Aleko usta... Bir yandan da Ataturk'un el yazisina bakip bakip dinlendiriyor gonlunu...
Daha isi cok ustanin... Uzerine alci puskurtulmus canim mermer sutunlari kurtaracak, duvar panolarinda nice cicek - bocek desenini gun isigina cikarip yillar otesine tasiyacak... Unlu italyan vitray sanatcisi Bazicci'nin imzasini tasiyan saheser tepe vitrayina ise, doyumsuz sanat coskusuyla dokunacak...
Olumsuzlugu, bir de o nasirli elleriyle bilenlere sunacak...

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]