23 kasim tool
milliyet logosu

Bir gun, elbette...

Umur Talu

BOLUVERDiLER ortadan cart diye:
Devletten yana ve devlete karsi olanlar.
Sadece insanlarin boyle siniflandirilmasinin yetmeyecegi, yetmedigi belliydi.
Cinayetler, caniler de tasnif edildi: "Serefli cinayetler" kutsandi.
Saygideger katillerin serefli cinayetleri.
. . .
Arjantin'de uniformali ve uniformasiz katiller de, yani Budapeste yumrukcusunun deyisiyle, "devletin resmi ve gizli - sivil hizmetcileri" de oyle dusunuyordu.
Onlar devletti ve devletten yanaydi.
Katlettikleri ve yok ettikleri 30 bin kisi "devlete karsi"ydi; dolayisiyla bu cinayetler serefli, caniler ise saygidegerdi.
Askeri cunta Falkland Savasi sonrasinda yonetimi sivillere terketmek zorunda kaldiginda, yeniden darbe olmasindan korkan yeni yoneticiler gecmise sunger cekecek bir "sessizlik pakti"na sarildilar.
O sirada "Plaza de Mayo Anneleri" her persembe Buenos Aires'teki bu meydanda toplanip kayip cocuklarinin, kardeslerinin akibetini sorgulamaya baslamisti.
1994'te iki deniz subayi iskence ve cinayet itiraflariyla ortaya cikti ve Senato komisyonunda ifade verdi.
Sivil ve secilmis de olsa, Devlet Baskani oldugu icin "devleti korumak" isteyen Menem, halki gecmisi unutmaya cagirdi yeniden.
Halk unutmuyordu ama katillerden bazilari da unutamiyordu.
1995'in Mart ayinda bu kez, yine bir deniz subayi, Adolfo Fransisco Scilingo kabus dolu gecelerin ardindan "ottu". Dedigine gore, her gece uykuya dalar gibi oldugunda, birileri onu hava bosluguna atiyordu.
Cunku, iki yillik bir surede 2000 "devlet karsiti"nin ilacla uyusturulup bindirildikleri ucaklardan, binlerce metre yukseklikten cirilciplak denize atildiklarini biliyordu.
Kendisi de iki "olum ucusu"nda 30 kisinin havada infazina katilmisti.
Dedi ki, "Bunlari devleti korumak icin yapmistik."
Sadece o kadar da degil; ayni zamanda Kilise'den dini onay da almislardi.
Kilise, olum ucuslarini, "Kursuna dizmekten daha az siddetli, daha az aci verici ve daha Hiristiyanca" bulmus, desteklemisti.
Olum ucuslarinin "serefli katiller"i bu cinayetlerini incil'den parcalarla da kutsuyordu.
O sirada hepsi de devlet icin ve dinen uygun, serefli ve kutsal bir is yaptiklarini dusunuyordu muhtemelen.
Ve bu itiraftan bir yil sonra, sinirli da olsa, Arjantin Kilisesi, "utanc icinde", o donem icin halktan ozur dilemek zorunda kaldi.
. . .
Dunyanin cok yerinde, devleti, serefi, saygidegerligi ve cinayeti kendi dogal haklari gorenler olmustur. Tarih ve toplumsal uyanislar, direnisler bunlarin ustunden gectiginde geriye ne seref kalir ne saygidegerlik.
Yarim asir gecti; bir zamanlar "devlet icin" insanlari katletmis "serefli" Nazi artiklari ve isbirlikcileri omurlerinin son gunlerinde bile hala toplanip yargilaniyor.
Burada da, serefli ve saygin bir ulke olabilmek icin bir gun elbette o kanli "serefler" sokulup cinayetler cirilciplak birakilacak.
Basta demokrasiye gonullu hukukcular tarafindan olmak uzere, en azindan yakin gecmisin tum "serefli cinayetleri"ne karsi, bizzat o "seref"in kaynagi sayilan devleti de didikleyecek bir buyuk, toplu dava acilmak ve yurutulmek zorunda.
Serefli katiller onlarin olsun; bize utanc duymayacagimiz bir vatan lazim!
Bir gun, elbette...

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]