23 kasim tool
milliyet logosu
ent.gif

NATO genislemesi Turkiye'ye zararli

Ali L. KARAOSMANOGLU
(Prof. Dr. Bilkent Universitesi Uluslararasi iliskiler Bolum Baskani)

ORTA ve Dogu Avrupa uzerindeki Rus tehdidinin artik tamamen ortadan kalktigini NATO uyelerinin tumu kabul ediyor. NATO, buna ragmen anlasilmasi guc bir mantikla, Polonya, Cek Cumhuriyeti ve Macaristan'i (ve belki de Slovenya'yi) icine alacak sekilde genisleme planlari yapiyor. Dogu Avrupa'nin tehditlerden en uzak oldugu kadar en istikrarli olan bu ulkelerine NATO'nun istikrar goturecegi vurgulaniyor.

Oysa, NATO'nun soz konusu ulkelere genislemesi uyelerin guvenligini artirmayacak, fakat azaltacaktir. Bu bakimdan en buyuk riskler ve tehlikeler, Turkiye'nin icinde bulundugu bolgede, yani soguk savas yillarinda, "Guney Kanat" olarak anilan bolgede ortaya cikacaktir. Bu hususla ilgili en muhtemel senaryo soyle gelisebilir:
Liberal, komunist ya da milliyetci olsun, Rusya'da cok buyuk bir kesim NATO'nun genislemesini ulkenin guvenlik menfaatlerine aykiri bir gelisme, hatta Bati'nin ulkelerini biraz daha asagilamak icin atacagi yeni bir adim olarak algilamaktadir. Moskova'dan bakinca, genisleme, Rusya aleyhine onemli degisikliklerle Avrupa'nin yeniden bolunmesi ve Rusya'nin cevrelenmesi olarak da gorulecektir.
Bunun tabii sonucu olarak, milliyetci, komunist ve diger sertlik yanlisi partiler ve gruplar guclenecek ve Moskova yuzunu guneye ve doguya cevirerek, hem Rusya'daki Musluman azinliklara karsi hem de ozellikle guneyindeki yakin sinir otesinde daha baskici politikalar izlemek zorunlugunu duyacaktir. Bunun da otesinde, Moskova, genisleme karsiliginda, Bati'nin bu bolgelerde kendisine bir "acik cek" verdigi izlenimine de kapilabilecektir.
Bagimsizligina yeni kavusan ulkeler uzerinde zaten mevcut olan Rus baskisinin daha da artmasi, bu ulkelerin bagimsizliklarini pekistirmelerini engelleyecektir. Bu baskilar, buyuk ihtimalle, Kafkasya ve Ukrayna uzerinde yogunlasacaktir. Bu da Moskova ile Ankara arasinda gerilimin cok buyuk olcude artmasina sebebiyet verecektir.
Hic suphe yok ki, genisleyen NATO'yu dengelemek icin Moskova, askeri alanda da, tepkisini ortaya koyacaktir. Her seyden once, AKKA yeni duruma uydurulmak icin sulandirilacaktir. AKKA'da yapilan degisiklikler en olumsuz sekilde Karadeniz havzasini ve Kafkasya'yi etkileyecektir. Bunun da otesinde, mevcut ekonomik zaafindan oturu konvansiyonel kuvvetlerini yenileyip gelistirme yonunde anlamli bir atilim yapamayacak olan Rusya, NATO'yu dengelemek icin gerekli konvansiyonel imkan ve kabiliyeti elde edene kadar ucuz yolu sececek ve savunmasini cok onemli olcude taktik nukleer silahlara agirlik vererek duzenleyecektir. Bunun anlami, hem Orta Avrupa hem de NATO'nun guney bolgesi uzerinde nukleer tehdidin artmasidir. ABD ve Rusya arasinda nukleer silahlarin azaltilmasina iliskin gorusmeler de buyuk zorluklarla karsilasacak, hatta belki de tamamen rafa kaldirilacaktir.
NATO'nun genislemesi sonucunda, kendini bir defa daha asagilanmis ve tecrit edilmis gibi goren Moskova, Ortadogu'da da stratejik ortakliklar kurma yoluna giderek iran, Suriye ve Libya gibi ulkelerin kitle imha silahlarini (ozellikle kimyevi ve biyolojik silahlar ve orta menzilli fuzeler) gelistirmeleri icin bunlara teknoloji transfer edecek, hatta dogrudan soz konusu silahlari ihrac edebilecektir. Bunun anlami, Turkiye basta olmak uzere NATO'nun Akdeniz'e kiyisi olan uyelerine karsi orta vadede kitle imha silahi tehdidi ve baskisinin artmasidir.
Karadeniz havzasi ve cevresi soguk savastan sonra, bir ekonomik atilim ve istikrarli bir bolgesel ortam yaratma firsati yakalamistir. Kafkasya'daki rahatsizliklara, Turkiye ile Rusya arasindaki bazi cikar catismalarina ragmen, bolgede cok guclu isbirligi imkanlari ve egilimleri mevcuttur. Turkiye'nin Rusya ve diger bolge ulkeleri ile ekonomik iliskileri suratle gelismektedir. Enerji kaynaklari ve yollari uzerindeki rekabet de, buyuk bir ihtimalle, ekonomik ve siyasi akilcilikla sonuclanacak ve tum bolge ulkeleri ve tum Avrupa icin yeni firsatlar yaratacaktir. Ancak bolgenin siyasi - askeri istikrari ve ekonomik buyumesi, soguk savas sonrasi jeopolitiginin en temel unsurlarindan biri olan, fakat Batili muttefiklerimizin cogu zaman gozden kacirdigi, Moskova - Kiev - Ankara eksenine baglidir. Bunun bir baris ve gonullu isbirligi ekseni olarak devami gerekirken, maalesef NATO'nun genislemesi en tahripkar etkisini burada gosterecektir. Bu eksen buyuk yaralar alacak, belki de tamamen cokecektir. Bu tahribatin etkileri sadece Karadeniz havzasinda degil, Avrupa, Ortadogu ve Akdeniz'i de iceren genis bir mucavir alanda da duyulacaktir.
Butun bu sakincalarin yaninda, NATO'nun Polonya, Cek Cumhuriyeti ve Macaristan'i uye olarak kabul etmesi sonucunda, Turkiye bir NATO uyesi olarak bu ulkelerin guvenlikleri ile ilgili birtakim yeni yukumlulukler almak zorunda kalacaktir. Buna mukabil Bati Avrupa'nin Turkiye'ye karsi guvenlik yukumluluklerinin gittikce zayifladigi gozlemlenmektedir. Avrupa kendi savunma orgutu olan Bati Avrupa Birligi'ne Turkiye'yi tam uye yapmamak icin direnmektedir. Bu durumda Turkiye, kendi guvenligini garanti altina almadan, yani BAB uyelerinin acik taahhutleri olmadan, Avrupa'da fazladan birtakim yeni taahhutlere nasil girebilir? Ancak sunu da belirtmek gerekir ki, Ankara NATO'nun genislemesi karsisindaki tutumunu sadece BAB uyeligini dikkate alarak ayarlamamalidir. Cunku bizatihi NATO genislemesi, BAB uyeliginden bagimsiz olarak, Turkiye'nin ve bolgenin guvenligini olumsuz etkileyecek niteliktedir. Baska bir deyisle, Turkiye BAB'a tam uye olarak kabul edilse dahi, NATO genislemesinin doguracagi sakincalar ortadan kalkmayacaktir.
Orta Avrupa'ya yonelik Rus tehdidi ortadan kalkmisken ve Polonya, Cek Cumhuriyeti, Macaristan o bolgenin en istikrarli ulkeleriyken, NATO'nun genislemesi ne acil ne de gerekli bir istir. Rusya tekrar bir tehdit teskil etmeye baslarsa NATO kisa bir surede gerekli tedbirleri alacak imkan ve kabiliyetlere sahiptir. Boyle bir durumda, Turkiye'nin menfaati de Orta ve Dogu Avrupa ulkelerini Rusya'ya karsi desteklemektedir. Bu arada NATO yeni gelistirdigi "Baris icin Ortaklik" ve "Kuzey Atlantik isbirligi Konseyi" gibi programlar cercevesinde Orta ve Dogu Avrupa ulkeleriyle iliskilerini yogunlastirabilir ve bu ulkelerin silahli kuvvetlerini ortak tatbikatlar ve egitim programlari ile kendi standartlarina gore hazirlamaya devam edebilir.
Orta ve Dogu Avrupa ulkelerinin en onemli sorunlari, ekonomik ve idari yeniden yapilanma ile demokrasinin konsolide edilmesidir. Bu alanlarda katkida bulunabilecek en uygun kurulus bir savunma orgutu olan NATO degil, Avrupa Birligi'dir. Zaten bu ulkeleri Avrupa ile butunlestirecek olan da Avrupa Birligi'dir. Bugunku stratejik kosullar altinda NATO uyeliginin bu ulkelere somut bir katkisi olamaz. Askeri hazirlik ile ilgili katkilar ise, baris icin ortaklik programlari cercevesinde gerceklestirilebilir. Onun icin bu ulkeleri alelacele NATO uyesi yaparak yeni guvenlik sorunlari ve istikrarsizliklar yaratmamalari ve baska bolgelerdeki baris ve gelisme firsatlarini engellememeleri icin NATO uyelerinin daha genis bir jeopolitik bakis acisi benimsemeleri gerekir.
NATO'ya yeni uye kabulu, Kuzey Atlantik Pakti'nda (Washington Andlasmasi'nda) degisiklik yapilmasini gerektirir. Boyle bir degisiklik, tum uye devletlerin kendi anayasal kurallarina gore onay vermesi ile mumkundur. Bu demektir ki, ittifakin genislemesi, son asamada, onay prosedurunun tamamlanmasi icin Turkiye Buyuk Millet Meclisi'ne gelecektir. TBMM'nin, genislemenin tum sakincalarini dikkate alarak son derece titiz davranmasini temenni ederiz.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]