|
"Biz, bu ulkeyi..."Oktay AkbalBiLDiRiLER. imzalar imzalar... Alanlarda binlerce insanin bulustugu gosteriler. Yuruyusler. Soylevler... Hepsinin dile getirdigi uc asagi bes yukari su:"Bu ulke cetelerin degil bizimdir. Sokaklarinda korkarak dolasamadigimiz, iskence, infaz, kayip ve faili mechullerin yasanmadigi, hak arayanlarin coplanmadigi, keyfi gozaltilarin, tutuklamalarin, fislemelerin olmadigi, goclerin, koy yakmalarin, gida ambargolarinin olmadigi, iscilerin isten atilmadigi, memurlarin surgun edilmedigi..." Evet, yillar once ismet inonu'nun sik sik yineledigi, bugunlerde de ANAP lideri Mesut Yilmaz'in dilinden dusurmedigi gibi, "Biz bu ulkeyi sokakta bulmadik". Bu gerekceyle de cetelere teslim etmeyecegiz! * Halit Celenk'in anilarini okuyorum: "Savas Bariscilari"... 12 Eylul'lerin 12 Mart'larin bir hukuk adami gozuyle sergilenisi. Nice aci, utanc verici olaylarin icinde, hukuku savunan bir adam, iste Halit Celenk! Bir tek aniyi, Yildirim Bolge'de toplanan aydinlarin hapishanede yasadiklarini okumak, o gunlerin anlamini duymaya yeter. Mumtaz Soysal, Bahri Savci, Cahit Talas, Burhan Cahit Unal gibi universite hocalari, Ugur Mumcu, ilhami Soysal, Dogan Avcioglu, Muzaffer Erdost gibi aydinlarin bulustugu koskoca bir kogus. Sanki bir acik oturum toplantisi, bir universite amfisinde yapilan bir bilimsel forum!.. "Baris Savascilari" (Tekin Yayinlari), "Bes Kapi Bes Kilit" adli kitaplarinda, Celenk'in hukukun esamisinin okunmadigi donemlerde hukuk adina nasil savasim verdigini ibretle, uzulerek bir yandan da barisi, hukuku, insanligi savunmanin onurunu duyarak okuyacaksiniz... Emin Deger'in Ugur Mumcu olayini ayrintilariyla gozler onune seren "Ugur Mumcu ve 12 Mart, Geriye Donusun ilk Adimi"ni (UM - AG yayinlari) da... Turk toplumunu derinligiyle etkilemis, "geriye donusun ilk adimlari" sayilan olaylarin icyuzu bir bir ortaya cikiyor iste! Devlet adina suc isleyen ve korunan azili katiller kamuoyu onunde carmiha geriliyor... * "Aydinlik" dergisini bilmem okuyor musunuz? Belki de bu derginin basyazari Dogu Perincek'in basin toplantilarinda soylediklerini, ortaya attigi savlari goruyorsunuzdur gazetelerde... Ama yetmez, "Aydinlik" ulkenin, toplumun, politika dunyasinin yansitildigi bir ayna. Epey kirli, epey kanli, ama gercekci bir ayna, her durust "ayna" gibi! Egilip bukulmeden, carpitilmadan gizli kalmis toplum olaylarini tam bir aciklikla bizlere sunuyor. Tipki bir zamanlar Ugur Mumcu'nun yaptigi gibi... "Bugunleri de gorecek miydik?" iki raki kadehi arasinda bir dost boyle soyledi gecende... Evet, kimse bugunleri gorecegimizi beklemezdi, beklemiyordu. Hele benim gibi Ataturk yillarini cocuklugunda, ilkgencliginde dolu dolu yasayanlar!.. Aydinliga, cagdasliga, bilime dogru bir atilimdi o gunler. Kulturun, sanatin, bilimin, insanligin saygiyla yuceltildigi yillar. * Bir sure once Ogretmenler Gunu'nu kutladik. Ogretmenlerimizi overek yucelttik. Derken bir haber cikti. Bir aciklama: Ogretmenevleri satisa cikarilacak! Haci - Baci iktidarinin boyle bir karar aldigi tum gazetelerde, TV'lerde duyuruldu. Akil alir is degildi, kendileri de ogretmen olan, profesor sanini tasiyan Erbakan'la, Ciller'in boyle bir karar almalari hem uzucu, hem de sasirtici idi. Askerlerin "ev"leri var, polislerin "ev"leri var, ogretmenlerin niye olmasin? 12 Eylul'un topluma kazandirdigi iki konu vardir, bunca yanlis, bunca yanilgi arasinda iki iyi karar. Biri taksi saatlerinin isletilmesinin saglanmasi; biri de ogretmenevlerinin kurulmasi... 12 Eylul doneminin Milli Egitimi Bakani Hasan Saglam'in egitim dunyamiza kazandirdigi bir guzel is... Turkiye'de ogretmen olmak ne yazik ki, kendini yoksulluga, acilara mahkum etmek sayilir. Ellerine yasanacak kadar para gecmeyen, gecimini ikinci, ucuncu islerle saglamaya calisan ogretmenlerimizin durumlari ortada. Bati ulkelerinde en cok aylik alan uc meslek vardir: hekimlik, hukukculuk ve ogretmenlik, yani insanla, insanin yetismesi, korunmasiyla ilgili alanlar... Birdenbire yeni bir aciklama; Milli Egitim Bakani Mehmet Saglam, TV ekranlarinda saskin saskin soruyor, ogretmenevlerinin satilacagi da nereden cikti? Kac gundur yazilar, konusmalar, aciklamalarla konuyu sagir sultan duydu, simdiye kadar akliniz neredeydi? Haci - Baci iktidarinin hep yaptigi bu, once bir sorunu, bir konuyu ortaya atmak, sonra kamuoyundan baski gelince hemen vazgecmek!.. * Ben ogretmenlerime hep saygi duymusumdur, onlari hep sevgiyle, saygiyla anmisimdir. Zor bir ameliyattan sonra hasta yatagimda yatarken beni mutlu kilan, nerdeyse yasam veren ortaokuldaki Turkce ogretmenim sayin Meliha Guvemli'nin "gecmis olsun" seslenisi olmustu. "Cocugum nasilsin?" diyordu yetmisini gecmis eski ogrencisine... Bir kez daha hocami sevgiyle anmak isterim. Ulkede her sey kotu, her sey tatsiz, her sey umut kirici... Ama aydinliktan yana gucler, en basta da aydinlar, ogretmenler haksizliklara karsi direndikleri surece, karaliklar er gec dagilacaktir, dagilmak zorundadir. |