23 kasim tool
milliyet logosu
donat.gif

Susurluk'ta neler gorduk?

Yavuz Donat
SUSURLUK

ONCE genc bir kadro gorduk.
iki savci var.
Biri 33 yasinda, digeri 28.
Uc hakim var.
Birinin yasi 32, ikincisinin 30, ucuncusunun 29.
Belediye Baskani 36.
Jandarma Komutani Mersinli Yuzbasi dedi ki "en buyukleri benim."
40 yasinda.
Piril piril, tertemiz bir kadro.
Buyuk Ataturk, Cumhuriyetimizi genclige emanet etmedi mi?
Susurluk'ta gorev askiyla dolu "gencleri" gorduk.
"isi savsaklayan" yok.
"Dogru neyse" onun pesindeler.
* * *
BELEDiYE lokantasinda ogle yemegindeyiz
Ev sahibi, "girtlagina kadar borclu" Belediye Baskani Fahrettin Tan.
Baskan 1994'te "borclu belediye" devralmis.
Buyuk zorluklar icinde, onemli hizmetler gerceklestirmis.
Ancak hala 40 milyar lira borclu.
Savcilar ismail Kantas ile imdat Kacan masadalar.
Biri Cankirili, digeri Odemisli.
Masada hakim ihsan isa Arisoy da var.
Savcilarin memleketlerini yazdik, hakimleri de yazalim:
Biri Ispartali, digeri Dinarli, ucuncusu Diyarbakirli.
Masadaki altinci kisi Belediye Baskan Yardimcisi Levent Celikkalp.
Yemekte bir espri:
- Memur konusmaz, savci iki kez konusmaz...
Onlar "kili kirk yaran bir titizlikle" calisiyorlar.
"Kiralik Adliye binasinda" gorev yapiyorlar.
"Lojman" yok.
Daktilo "artik, antikalasmis."
"Catur, cutur"
ses cikaran, artik "nesli tukenmis" bir yazi makinesi.
Eski ama, ortaligi karistiran "dort harf" o daktilodan cikma.
Dort harften olusan sozcuk ise "cete."
* * *
SUSURLUK girisinde dort kilometrelik "ucak pisti gibi" bir yol var.
Ancak bu dort kilometrenin "basi ve sonu" kopru.
Trafik sikisikligindan bunalan surucu, yolun "bu bolumunde" gaza basiyor.
Sonra koprude sikisiyor.
Ve kaza...
Savcilar anlattilar ki "bu kazalarda kurtulan olmamis."
Tek istisnasi var:
DYP Milletvekili Bucak.
* * *
SiYAH Mercedes'i gormeye gittik. Buyuk kazaya ragmen "hurda yigini" degil.
Eger kemer baglasalarmis, arkada oturanlar da kurtulurlarmis.
Mercedes, Jandarma Komutanligi'nin onunde.
Ayni yerde "kaza kurbani" baska araclar da var.
iki BMW, bir Sahin ve bir de Opel.
Hepsinin ustu acik.
Sadece siyah Mercedes'in uzerine "yesil ortu" gecirilmis.
Yuzbasi gecirtmis.
Zira "goren duruyormus."
Duranlar yolu tikiyorlarmis.
Komutan dedi ki "sanki turbe."
Biz de dedik ki "bu ikinci turbe."
Birincisi "kazanin oldugu yer."
* * *
KAMYON soforune para gonderildi.
Kamyon soforu icin her gun yeni bir yardim kampanyasi aciliyor.
Kamyon soforune madalya verildi.
Bunlarin asli, esasi yok.
Kamyon soforunu ailesi ile, birkac kamyoncu disinda arayan da yok, soran da.
* * *
SOHBET uzadi, muhabbet derinlesti...
Ve Baskan'a bir oneride bulunuldu:
- Her Eylulde "ayran festivali" var. Bari her 3 Kasim'da da "trafik festivali" yapilsa...
3 Kasim "malum kazanin" oldugu tarih.
DYP'li Belediye Baskani dedi ki "yapamam... Genel Merkez beni topa tutar."
Sonra da guldu:
- Bir kazayla meshur olduk. Boyle meshur bir kaza daha olsa Susurluk'u mutlaka il yaparlar.
* * *
BiR seye gercekten sevindik...
Ankara'dan "Susurluk Adliyesi'ni" arayan yok.
"Neden ceteden bahsettin... Sunu yaz, bunu yazma... Ort bu pisligi" diye baski yapan yok.
"Bir sey daha" yok:
O da kaza sonrasi, Mercedes'in bagajina "Susurluk'tan silah ya da susturucu konulmasi" diye bir sey kesinlikle yok.
Susurluk'ta "medyum" mu var ki, o gun, o saatte kaza olacagini bilsin de "bagaja konulmak uzere hazir silah bulundursun."
Susurluk'ta yargiclar var...
Onlara guvenebilirsiniz.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]